Ana içeriğe geç
Sözlük

far ile cümle

far kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bundan sonra işler şiddetle farklı olacak.Things will be drastically different from now on.
Burası farklı.This place is different.
Tom'un farklı planları var.Tom has different plans.
Biz onu fark ederiz.We realize that.
Bu şimdi farklı görünüyor.It seems different now.
Her durum farklıdır.Every situation is different.
Grup bu defa farklı görünüyor.The band sounds different this time.
Onlar farklı zamanlardı.Those were different times.
Her sefer farklıydı.Each time was different.
Bu sefer farklı.This time is different.
Biz farklı şeyler denedik.We tried different things.
Herkes farklı bir şey istiyor.Everyone wants something different.
Hepimiz farklı şeyler istiyoruz.We all want different things.
Spor salonunda yeni bir yüz farkettim.I noticed a new face in the gym.
Ben de onu fark ettim.I noticed her, too.
Bu, farklı bir çift ayakkabı.This is an another pair of shoes.
Kocasının başkasında gözü olduğunu fark etti.She noticed her husband's wandering eye.
O, hızla o arabada bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.She quickly realized there was something wrong with that car.
O, mutfaktaki yabancı kokuyu farketti.She noticed a strange smell in the kitchen.
Mutfakta garip bir koku fark etti.She noticed a strange smell in the kitchen.
Farelerin torunları yoktur.Mice don't have grandchildren.
O, hiçbir şey fark etmediğini söyledi.She said that she didn't notice anything.
Dimi ve fitilli kadife arasındaki farkı biliyor musunuz?Do you know the difference between twill and corduroy?
Cesur fare, kediyi kovaladı.The brave mouse chased the cat.
Onu daha önce görmüş olduğunu fark etti.She realized she had seen him before.
Tom kısa sürede Mary'yi kalmaya ikna etmeye çalışmanın faydasız olduğunu fark etti.Tom soon realized it was useless to try to convince Mary to stay.
Tom Mary'yi onu yapmaya ikna etmeye çalışmanın faydasız olduğunu fark etti.Tom realized it was useless to try to convince Mary to do that.
Tom'un görünüşü gözle görülür derecede farklıydı.Tom's appearance is noticeably different.
Tom tartışmanın yararsız olduğunu fark etti.Tom realized it was useless to argue.
Ben farklı bir yaklaşım alıyorum.I'm taking a different approach.
Tom farklı cevap verdi.Tom gave a different answer.
O sadece bir farzetme.That was just an assumption.
Tom'un şaka yaptığını farzediyorum.I assume Tom was kidding.
Fare ciyaklar.The mouse squeaks.
Birçok farklı acayip şeylere inanıyorum.I believe in many different spooky things.
Tom ne giydiği fark etmeden, o karizmatik görünür.No matter what Tom wears, he looks cool.
Tom kömür ve karbon arasındaki farkı bilmiyor.Tom does not know the difference between charcoal and carbon.
Tom ikiz erkek kardeşinden bütünüyle farklıydı.Tom was totally different from his twin brother.
Tom Mary'nin güzel nişan yüzüğünü fark etti.Tom noticed Mary's beautiful engagement ring.
Tom Mary'nin davranışındaki herhangi bir değişikliği fark edemeyecek kadar çok meşguldü.Tom was too busy to notice any change in Mary's behavior.
Afrika ve Asya filleri arasındaki farklar nedir?What are the differences between African and Asian elephants?
Bizim görüşlerimiz oldukça farklı.Our opinions are quite different.
İnsanlar çoğunlukla argument ve debate arasındaki farkı karıştırırlar.People often confuse the difference between an argument and a debate.
Şemsiyenizin olmadığını ne zaman farkettiniz?When did you notice that your umbrella was gone?
Şemsiyenin yanında olmadığını farkettiğinde neredeydin?Where were you when you realized that you didn't have your umbrella?
Şemsiyenizin yanınızda olmadığını farkettiğinizde neredeydiniz?Where were you when you realized that you didn't have your umbrella?
"bulunduğumuz an" hakkında farkındalık Zen öğretisinde önemlidir.Mindfulness about the "now" is important in Zen.
Neden? Ne farkı var?Why? What's the difference?
Farklı dilleri öğrenmeyi seviyorum.I like learning various languages.
Hepimiz farklı seviyelerdeyiz.We are all at different levels.
Kelimeyi büyük harfle yazınca anlamı biraz daha farklı oluyor.The word takes on a somewhat different meaning when capitalized.
Tom Mary'nin iç sorunlarının farkındaydı.Tom was well aware of Mary's domestic problems.
Tom birçok farklı kadınla cinsel ilişkiye girdi.Tom had sex with a lot of different women.
Tom başka bir detay farketti.Tom noticed another detail.
Sorunu farklı bir açıdan düşüneceğiz.We will consider the problem from a different angle.
Kimin hatası olduğu farketmez.It doesn't matter whose fault it is.
Eve geldiğimde, cüzdanımın kayıp olduğunu fark ettim.When I got home, I noticed that my wallet was missing.
Bilim gerçeği, bilebilirsiniz, bilim kurgudan farklıdır.Science fact, you might know, is different from science fiction.
İş ahlakı her toplumda farklıdır.Work ethics are different in each culture.
Çok farklı tipte köpek türleri vardır.There are lots of different types of dogs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod