Ana içeriğe geç
Sözlük

far ile cümle

far kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Avustralya farklı değil.Australia is no different.
Şimdi işler farklı.Now things are different.
O kadar farklı değildi.It wasn't that different.
Her kadın farklıdır.Every woman is different.
Şimdi işler farklı mı?Are things different now?
O farktı.That was the difference.
Fark buydu.That was the difference.
O farklı olabilir.That might be different.
O kadar farklı değil.It's not that different.
Her devlet farklıdır.Each state is different.
Her eyalet farklıdır.Each state is different.
Vay, bu farklı.Wow, this is different.
Tom çok farklıydı.Tom was very different.
Tom oldukça farklı.Tom is quite different.
Her gün farklıdır.Every day is different.
Farklar var.There are differences.
Yaşam şimdi farklı.Life is different now.
Bu nasıl farklı?How is this different?
Herkes farklı.Everybody's different.
O nasıl farklıydı?How was it different?
Tom nasıl farklı?How is Tom different?
Tom ne kadar farklı?How different is Tom?
Bugün farklıydı.Today was different.
Onlar farklıydı.They were different.
Biz farklıydık.We were different.
Ne yapmamı istediğini fark ediyor musun?Do you realize what you're asking me to do?
Fark inanılmazdı.The difference was unbelievable.
Fark açıktı.The difference was clear.
Şimdi o tamamen farklı.Now it's completely different.
Deneyebileceğimiz bir sürü farklı stratejiler var.There are many different strategies we could try.
Farklar açıkça tartışılır.Differences are discussed frankly.
Tom geriye kalanımızın gördüğünden farklı bir şey gördü.Tom saw something different than the rest of us did.
Herkes farklı bir şey yapmayı planlıyor.Everybody is planning to do something different.
Tom Mary'nin yalan söylediğini fark etmedi.Tom didn't realize that Mary was lying.
Herkes bunu farklı şekilde yapar.Everyone does it differently.
Ben kendimi kesinlikle farklı hissediyorum.I definitely feel different.
Ben zaten farklı hissediyorum.I already feel different.
O sadece farklı hissediyor.It just feels different.
O sadece farklı hissetti.It just felt different.
Tom Mary'nin yorulduğunu fark etti.Tom realized Mary was getting tired.
Ben Tom'un yeni bir çift ayakkabı giydiğini fark ettim.I noticed that Tom was wearing a new pair of shoes.
Tom'un bugün okulda olmadığının farkında değildim.I wasn't aware that Tom wasn't at school today.
Tom'un uyuyor olduğunun farkında değildim.I wasn't aware that Tom was sleeping.
Bir sorun olduğunu fark ettim.I realize that there's a problem.
Sadece başka bir şey fark ettim.I just noticed something else.
Ben farklı şeyler görüyorum.I see things differently.
Tom farkı bilir.Tom knows the difference.
Tom, Mary'nin çoktan gittiğinin farkında değildi.Tom was unaware that Mary had already left.
Tom Mary'nin yalan söylediğini farketti.Tom realized that Mary was lying.
Onlar bütünüyle farklı görünüyor.They look totally different.
Tom farklı görünüyordu.Tom looked different.
O büyük bir fark yaratıyor.That makes a big difference.
O bir fark yaratır.That makes a difference.
Tom bir fark yarattı.Tom made a difference.
Bu bir fark yarattı.It made a difference.
Bizim farklı ihtiyaçlarımız var.We have different needs.
Birkaç kişi bu sorunu fark etti.Several people have noticed this problem.
Tom posta kutusunun açık olduğunu fark etti.Tom noticed that the mailbox was open.
Tom bir model fark etti.Tom noticed a pattern.
Herkes fark etmedi.Not everyone noticed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod