Bazı dillerde bazı fiiller yüz farklı anlama sahip olabilir.Some verbs in some languages can have up to one hundred different meanings.
O, akıllı olduğunu düşünüyordu ama benim tuzağıma düştüğünü fark etmedi.He thought he was smart, but he didn't realize that he fell in my trap.
Şimdi fare gibi saklanıyor.Now, he's hiding like a mouse.
Kedi fareleri sever; Ben onları sevmiyorum.The cat likes mice; I don’t like them.
Biz çok benzeriz ve aynı zamanda çok farklıyız.We are so similar and so different at the same time.
İngilizce ve Farsça'yı çok seviyorum.I like English and Farsi very much.
Kimse fark etmeyecek.Nobody will notice.
Gerçeklik ve gerçek arasındaki fark nedir?What is the difference between reality and truth?
Bir fare tek seferde kaç bebek doğurabilir?How many babies can a mouse have at one time?
Bu arabanın kaç tane farı var?How many headlights does this car have?
İşlerin iyi gittiğini fark ettik.We noted that things were going well.
O iki fare yakaladı.She caught two mice.
Tom kazara bir miktar fare zehiri yuttu.Tom accidentally ate some rat poison.
Tom yanlışlıkla biraz fare zehiri içti.Tom accidentally ate some rat poison.
Fare yiyen bir yılan gördüm.I saw a snake eating a mouse.
Farklı yiyecek türlerini yemekten hoşlanırım.I enjoy eating many different kinds of food.
İçinde bir kurt olduğunu fark etmeden önce elmanın yarısını yedim.I ate half the apple before I noticed there was a worm in it.
Er geç farkına varacak.He will notice sooner or later.
Ben de bunu fark ettim.I have noticed this too.
Bunu ne zaman fark ettin?When did you notice that?
Yıllar boyunca birçok farklı strateji denedik.Over the years we have tried many different strategies.
Bir fare mi yoksa bir tarantula mı yemeyi tercih edersin?Would you rather eat a mouse or a tarantula?
Tom fermuarının açık olduğunu fark etmedi.Tom didn't notice that his fly was open.
Benim kedimin ve senin evcil farenin iyi geçineceklerini düşünüyor musun?Do you think my cat and your pet rat will get along well together?
"Tom biraz kilo alıyor." "Evet, bunu fark ettim.""Tom has been putting on some weight" "Yeah, I noticed that."
"Tom ve Mary boşanmayı planlıyorlar." "Ben bunun farkında değildim.""Tom and Mary are planning to get divorced." "I wasn't aware of that."
Erkekler ve kadınlar birçok kültürde farklı giyinirler.In many cultures, men and women dress differently.
O, abisinden farklıdır.He is different from his older brother.
Türkçe'nin farklı bir sözcük sırası var.Turkish has a different word order.
Tom yalnız olduğunu fark etti.Tom realized he was alone.
Tom farklı görünüyor.Tom looks different.
Tom bir şey fark etmedi.Tom didn't notice a thing.
Tom Mary'nin doğru olduğunu fark etti.Tom realized that Mary was right.
Tom ön kapının açık olduğunu fark etti.Tom noticed the front door was open.
Nezaket sadece her toplumda farklı olan bir protokoldür.Politeness is just a protocol that is different in every society.
Tom ne olduğunun farkında değil.Tom is unaware of what has happened.
Tom tuvalet kağıdı olmadığını fark etti.Tom realized there was no toilet paper.
Tom, okulun önünde park edilmiş araba olmadığını fark etti.Tom realized there were no cars parked in front of the school.
Tom, Mary'nin uykuda olduğunu fark etti.Tom noticed that Mary was asleep.
Tom Mary'nin tek başına köşede oturduğunu fark etti.Tom noticed that Mary was sitting in the corner by herself.
Tom, Mary'nin kendisine dikkatle baktığını farketti.Tom noticed that Mary was staring at him.
Tom Mary'nin kolundak bileziği fark etti.Tom noticed the bracelet on Mary's arm.
Tom Mary'nin uyuduğunu fark etmemiş gibi davrandı.Tom pretended not to notice that Mary was sleeping.
Farklı gruplarda uçan bir grup kaz vardı.There was a bunch of geese flying in different groups.
Tom Mary'nin giysilerinin yıkanmadığını fark etti.Tom noticed Mary's clothes hadn't been washed.
Tom, Mary'nin yatağında uyunmadığını fark etti.Tom noticed Mary's bed hadn't been slept in.
Tom Mary'nin akşam yemeğini pişirmeye bile başlamadığını fark etti.Tom noticed Mary hadn't even started to cook dinner.
Gelenekleri farklı bağlamlarda devam ettirmek zordur.It's difficult to keep traditions in different contexts.
O nasıl farklı?How is that different?
Tom'un söylediği her şeyin bir yalan olduğunu fark etmiyor musun?Don't you realize everything Tom said was a lie?
Sanırım o onu fark etmeni istiyor.I think she wants you to notice her.
Senin onu fark etmeni istediğini düşünüyorum.I think he wants you to notice him.
Tom'un ne yaptığını ben bile fark etmedim.I didn't even notice what Tom was doing.
Tom'un ne giyiyor olduğunu fark etmedim bile.I didn't even notice what Tom was wearing.
Tom'un ne zaman gittiğini ben bile fark etmedim.I didn't even notice when Tom left.
Ben bile Tom'un kimle içeriye girdiğini fark etmedim.I didn't even notice who Tom came in with.
Ben bile seni fark etmedim.I didn't even notice you.
Tom'un gittiğini fark etmedim.I didn't notice Tom had gone.
Farklı olmanın nasıl bir şey olduğunu biliyorum.I know what it's like to be different.
Seni bu kadar özleyeceğimin hiç farkına varmamıştım.I never realized how much I would miss you.