Ana içeriğe geç
Sözlük

far ile cümle

far kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Neyi ve ne kadar çok yediğimizin farkında olma iyi sağlık için gereklidir.Being aware of what and how much we eat is essential to good health.
Kaç tane farklı okula devam ettin?How many different schools have you attended?
Ben şimdi hayata eskisinden daha farklı bakıyorum.I now view life differently than I used to.
Bu projeye kattığın çabanın farkındayım ve onu gerçekten taktir ediyorum.I realize the effort you have put into this project and I really appreciate it.
Bu proje için sarf ettiğin çabanın farkındayım ve bunu takdir ediyorum.I realize the effort you have put into this project and I really appreciate it.
Yemek yemek istememe rağmen, yemek yiyecek yeterli zamanımın olmadığını fark ettim.I realized that even though I wanted to eat, I didn't have enough time.
Her nasılsa bugün farklı görünüyorsun.Somehow, you look different today.
Her nasılsa, farklı görünüyorsun.Somehow, you look different today.
Gürültü ve ses arasındaki farkı kim çevirebilir?Who can translate the difference between noise and sound?
Ev kilisenin karşısında olduğundan onu fark etmemen mümkün değil.The house is across from the church, so you shouldn't miss it.
Iaido ve Kendo arasındaki fark ne?What is the difference between Iaido and Kendo?
Kullanımda farklılıklar var.There are differences in usage.
Tom zorlukların farkında idi.Tom was aware of the difficulties.
Tom cüzdanını kaybettiğini fark etti.Tom realized that he had lost his wallet.
Tom ellerinin temiz olmadığını fark etti.Tom noticed that his hands weren't clean.
Tom başka herhangi birinden çok farklı değil.Tom isn't very different from anybody else.
Tom sorunun tamamen farkındadır.Tom is well aware of the problem.
Tom tamamen problemin farkında.Tom is fully aware of the problem.
Tom tehlikenin farkındadır.Tom is aware of the danger.
Tom evindeki farelerden kurtulmaya çalışıyor.Tom has been trying to get rid of the mice in his house.
Tom'un farklı bir yüreği vardı.Tom had a change of heart.
Tom sorunun farkında gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to be aware of the problem.
Tom ne kadar şanslı olduğunun farkında değil.Tom doesn't realize how lucky he is.
Tom, doğru ve yanlış arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between right and wrong.
Tom parasının bittiğini fark etti.Tom discovered that he had run out of money.
Tom bir hata yaptığını fark etti.Tom discovered that he had made a mistake.
Tom herhangi bir sorun olduğunu fark etmiş gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to notice any problems.
Tom, İspanyol şarabı ve Şili şarabı arasındaki farkı söyleyemez.Tom can't tell the difference between Spanish wine and Chilean wine.
Tom'un odadan ayrıldığını kimse farketmedi.Nobody noticed Tom leave the room.
Tom'un gelip gelmemesi benim için farketmez.It doesn't make any difference to me whether Tom comes or not.
Tom'un günde kaç saat çalıştığımı farkedip farketmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom realizes how many hours a day I work.
Tom'un ne kadar yalnız olduğumu fark edip etmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom realizes how lonely I am.
Tom'un yardımına ihtiyacım olduğunu çok geç fark ettim.I realized too late that I needed Tom's help.
Tom Mary'nin yeni bir bilezik taktığını fark etti.Tom noticed that Mary was wearing a new bracelet.
Tom Mary'nin kendisini izlediğini fark etti.Tom noticed that Mary was following him.
Tom Mary'nin ellerinin titrediğini fark etti.Tom noticed Mary's hands shaking.
Mary odaya girdiği anda Tom onu fark etti.Tom noticed Mary the moment she entered the room.
Tom odaya girdiği anda Mary'yi fark etti.Tom noticed Mary the moment he entered the room.
Tom Mary'de bir değişiklik fark etti.Tom noticed a change in Mary.
Tom Mary'nin ne giydiğini farketmedi.Tom didn't notice what Mary was wearing.
Tom Mary'nin çıktığını farketmedi.Tom didn't notice Mary go out.
Tom Mary'nin dışarı çıktığını fark etmedi.Tom didn't notice Mary go out.
Tom Mary'nin nasıl giyindiğini fark etmedi.Tom didn't notice how Mary was dressed.
Tom aksanından, Meryem'in muhtemelen İrlandalı olduğunu fark etti.Tom could tell by Mary's accent that she was probably from Ireland.
Tom Mary'nin ona baktığının farkında oldu.Tom became aware that Mary was staring at him.
Tom Mary'nin fırın satışında yardım etmeye istekli olacağını farzediyor.Tom assumes Mary will be willing to help with the bake sale.
Tom, o gelmeden önce Mary'nin işi bitirteceğini farzediyor.Tom assumed that Mary would have the work finished by the time he arrived.
Tom ve Mary'nin hayat felsefeleri farklı.Tom and Mary have different philosophies of life.
Tom ve Mary farklı hayat felsefelerine sahiptir.Tom and Mary have different philosophies of life.
Tom ve Mary gece ve gündüz kadar farklı.Tom and Mary are as different as night and day.
Tom ve Mary siyah ve beyaz kadar farklı.Tom and Mary are as different as black and white.
Mary'nin Tom'un gerçekten ne kadar fakir olduğunu farkedip etmediğini merak ediyorum.I wonder if Mary realizes how poor Tom really is.
Tom, Mary'nin John'un kız arkadaşı olduğunun farkında olmalı.Tom must be aware that Mary is John's girlfriend.
Hükümet insanları fark etmiyor. Onlar ne isterlerse yapıyor.The government doesn't notice people. They do whatever they want.
Eski olanlarının yanı sıra çağdaş Farsça şiirler batı dünyasında bilinmemektedir.Contemporary Persian poems haven’t been known in west world as well as ancient ones.
Tom farkedilmeden sınıfa daldı.Tom slipped into the classroom unnoticed.
Ben o sorun ile ilgili daha fazla zaman harcamak istemediğimi fark ettim.I realized that I didn't want to spend any more time dealing with that problem.
Bu tamamıyla farklı bir konu.That's a horse of a different color.
Tom sokakta yatan bir sarhoşu fark etti.Tom noticed a drunk lying in the street.
İşleri berbat ettiğimin farkındayım.I realize I messed up.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod