Ana içeriğe geç
Sözlük

far ile cümle

far kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Her mevsimde farklı çiçekler çiçek açar.Different flowers bloom in each season.
İki köpek farklı olabilir fakat benzer.Two dogs can be different, but similar.
Bazı insanlar farelerden çok korkarlar.Some people have a terror of mice.
Kafaları karışmış gezginler yanlış şehre doğru yöneldiklerini fark ettiler.The confused travelers realized they were headed toward the wrong town.
Buna farklı bir açıdan yaklaşalım.Let's approach this from a different angle.
Tatlar farklıdır.Tastes are diverse.
Avrupa'da birçok farklı insanlar var.There are many different people in Europe.
Herhangi bir fark görmüyorum.I don't see any difference.
İspanyolcada, değişiklikleri ve dönüşümleri göstermek için birçok farklı ifadeler vardır.In Spanish, there are many different expressions to indicate changes and transformations.
O bu şeyler için zamanı olmadığını fark etmez.He doesn't realize that he doesn't have time for these things.
Farklı bir trompetçinin ritmine göre yürür.He marches to the beat of a different drummer.
O burada olmaktan fark edilir bir şekilde korkuyordu.She was visibly afraid to be here.
Kedi fareyi takip etti.The cat has pursued the mouse.
O, adamın onu izlediğini fark ettiğinde korkmaya başladı.When she noticed that the man followed after her, she began to become frightened.
Yılın aynı zamanında farklı yerlerdeki sıcaklık önemli ölçüde değişebilir.The temperature in different places can vary greatly at the same time of year.
Fare deliğe girdi.The mouse ran into the hole.
Onların arasındaki farkı söyleyemem.I can't tell the difference between them.
Çit boyunca yürürken bir fare fark etti.Walking along the fence he noticed a mouse.
Dil farklı şekillerde kullanılabilir.Language can be used in different ways.
Bir farenin sadece tek bir deliği varsa, kısa sürede ölür.If a mouse only has one hole, it will soon perish.
Fare çok yükseğe sıçrasa da, kedi tarafından yakalanır.If jumps too high the rat - it's captured by the cat.
Çıkıştaki akış hızı, çıkış kapakçığının etrafındaki basınç farkıyla orantılıdır.The exit flowrate is proportional to the pressure difference around the exit valve.
O fark yaratan şeydir.That's what makes the difference.
Masamda bir not fark ettim ama kimin yazdığını bilmiyorum.I noticed a note on my desk, but I do not know who wrote it.
Kanji için Japonca ve Çince telaffuz çok farklı, değil mi?The Japanese and Chinese pronunciation for kanji is very different, isn't it?
Filler farelerden kat kat büyüktür.Elephants are several times the size of mice.
Onlar çok farklıydılar.They were so different.
Onların farklı fikirleri vardı.They had different ideas.
Bir sürü farklı diller konuştular.They spoke many different languages.
Farkı neydi?What was the difference?
Fiziksel olarak iki erkek çok farklıydı.Physically, the two men were very different.
Farragut, New Orleans'ı savaş olmadan ele geçirdi.Farragut captured New Orleans without a fight.
Şahin bir fare yakaladı.The hawk caught a mouse.
O Farsçada yeterli.He is proficient in Farsi.
455 kadından bir kadın gebeliğinin yirminci haftasına kadar hamile olduğunu fark etmez.One out of 455 women doesn't realize she's pregnant until the twentieth week of pregnancy.
Birçok yönden benden farklısın.You differ from me in many ways.
Bu düşündüğümden farklı.This is different from what I thought.
Ben her ay beş farklı dergi okurum.I read five different magazines each month.
Onlar geri kalanlardan çok farklı değil.They are not very different from anybody else.
Saatin farkında mısın, Aşkım?Are you aware of the time, Love?
Onu fark etmeden onun yanından geçti.She walked past him without even noticing him.
Uyku ölümden daha keyifli. En azından çok fark yok.Sleep is more pleasant than death. At least, there's not much difference.
Ben Farshad'ım.I'm Farshad.
Köpeğimi beslerken, kapının açık bırakıldığını fark ettim.When I was feeding my dog, I noticed that the gate had been left open.
O, Farmville'e bağımlıdır.She is addicted to Farmville.
Toplantının sonuna kadar kimse yokluğunu fark etmedi.No one noticed her absence until the end of the meeting.
Toplantının sonuna kadar hiç kimse orada olmadığımı fark etmedi.Nobody noticed that she was absent until the end of the meeting.
Toplantı bitinceye kadar hiç kimse onun yok olduğunu fark etmedi.Nobody noticed that she was absent until the meeting ended.
Toplantı bitene kadar onun yokluğunu kimse farketmedi.No one noticed her absence until the meeting ended.
Çin bana birçok farklı izlenimler verir.China gives me many different impressions.
Bir insan zengin ya da fakir olup olmamasına göre işleri farklı görür.One views things differently according to whether one is rich or poor.
İnsanlar zengin ya da fakir olmalarına bağlı olarak işlere farklı olarak bakarlar.People look at things differently depending on whether they are rich or poor.
Bandy ve florbal arasındaki en büyük fark, bandynin buzda oynanmasıdır.The biggest difference between bandy and floorball is that bandy is played on ice.
Oda farklı görünüyor, şimdi daha çok beğeniyorum.The room looks different, now I like it more.
Yazar Hollandalı ve Amerikalı öğrencilerle çalışırken hangi kültürel farklılıkları buldu?What cultural differences did the author find in working with Dutch and American students?
Fransızların "simetri" ve "asimetri" arasındaki farkı işitmediklerini biliyor musunuz?Do you know that the French do not hear the difference between "symmetry" and "asymmetry"?
Gerçek biraz farklı olmasına rağmen düzenli görünmede çok iyiyim.I am very good at appearing organised, although the reality is somewhat different.
Bir kentte fark edilmeden geçebilirsin, ancak bir köyde bu mümkün değil.You may be able to pass unnoticed in a city, but in a village that's not possible.
Filler üç farklı türe ayrılır.Elephants are divided into three different species.
Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.African elephants are divided into two different species: savannah and forest elephants.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
far ile cümle - Sayfa 11 - far kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App