Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.El a crezut că a creat un animal fantastic.
Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.Er dachte, er hätte Tier-Fantasy gezeichnet.
Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.Han troede han lavede et væsen af fantasi.
Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.Hij dacht dat hij een dierlijke fantasie creëerde.
Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.Il pensait avoir créé un animal fantaisiste.
Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.Myślał, że stworzył zwierzęcą fantazję.
Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.Pensaba que creaba una fantasía animal.
Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.Pensava di aver creato una fantasticheria animale.
Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.Он думал, что отобразил фантазию животного.
Bir hayvan fantazisi oluşturabileceğini düşündü.Смятал, че създава животинска фантазия.
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.백악관 계단에서 스스로 분신하는 그런 환상이었습니다.
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.lalu membakar diri sendiri di tangga Gedung Putih.
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.ואז להצית את עצמי על מדרגות הבית הלבן.
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.ومن ثم احرق نفسي امام عتبات البيت الابيض
- bir nevi karanlık fantazimin - olduğunu itiraf ettim.自分自身に火をつけようと考えていると。 母は、
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Asta m-a dus la un gând fantezist.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Ça nous amène à quelque chose de fantaisiste.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Dit leidde tot een fantasie.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Esto dio lugar a una fantasía.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Ini membawa kita pada fantasi.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Isto leva a uma fantasia.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.이 점이 제 상상력을 자극했습니다.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Làm tôi mơ mộng.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Questo ha condotto ad una fantasticheria.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.To mi podziałało na wyobraźnię.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Αυτό οδήγησε σε μια φαντασίωση.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.І це наштовхує на одну гіпотезу.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Това доведе до фантазия.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.Это вызывает желание пофантазировать.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.זה הוביל לפנטזיה.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.أدى ذلك إلى خيال.
Bu, bir fantaziye yönlendirdi.この過去の記録に基づき 予測曲線を引くとしたらどうでしょうか?
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.Az ezeken a képeken szereplő emberek esetében a fotózást képzelet megalkotására használtuk.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.Bij de mannen op deze foto's werd fotografie gebruikt om een fantasie te creëren.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.Dla ludzi na tych zdjęciach, zdjęcia zwykły być używane do budowania fantazji.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.E per gli uomini in questi ritratti la fotografia é stata usata per creare la fantasia.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.Für die Menschen auf diesen Bildern ist die Fotografie benutzt worden, um eine Fiktion zu erschaffen.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.이 사진들에 나오는 사람들에 대해서는 사진술이 환상을 창조하기 위해 사용되었습니다.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.Những người đàn ông trong các bức ảnh này, nhiếp ảnh được dùng để tạo nên ảo giác.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.Para los hombres aquí retratados, la fotografía fue usada para crear una fantasía.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.Para os homens nestas fotografias, usou-se a fotografia para criar uma fantasia.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.Pour les hommes qu'on voit sur ces images, la photographie a servi à créer une fiction.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.Şi pentru bărbaţii din aceste fotografii, fotografia fusese folosită pentru a crea o închipuire.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.За мъжете на тези снимки фотографията е била използвана за създаване на една фантазия.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.И для людей на этих снимках фотография стала средством создания вымысла.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.ועבור הגברים שבצילומים האלו, הצילום שימש ליצירת פנטזיה.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.وبالنسبة للرجال في هذه الصور ، التصوير استخدم لخلق الخيال.
Bu fotograflardaki adamlar bir fantazinin parçası oldular.写真は虚構の世界を作り上げるものでした 写真が真実の証として機能せず
Bunların hepsi, sadece bir biriyle rekabet eden tüketiciler üreten bir sistemin fantazisi.Es una fantasía que solo existen en el sistema que constantemente quiere consumidores competitivos.
Bunların hepsi, sadece bir biriyle rekabet eden tüketiciler üreten bir sistemin fantazisi.E' una fantasia che può solo esistere in un sistema che vuole costantemente consumatori competitivi.
Bunların hepsi, sadece bir biriyle rekabet eden tüketiciler üreten bir sistemin fantazisi.Ini adalah fantasi yang hanya bisa ada dalam sistem yang terus-menerus ingin konsumen kompetitif.
Bunların hepsi, sadece bir biriyle rekabet eden tüketiciler üreten bir sistemin fantazisi.Това е фантазия, която може да съществува само в система, която постоянно желае конкуриращи се потребители.
"Dallas", "Fantazi Adası"Dallas, A Ilha da Fantasia.
"Dallas", "Fantazi Adası""Dallas", "Fantasilandia"
"Dallas", "Fantazi Adası""Dallas", "Fantasy Island".
"Dallas", "Fantazi Adası""Dallas," "Fantasy Island."
"Dallas", "Fantazi Adası""Dallas," "Fantasy Island."
"Dallas", "Fantazi Adası""Dallas", "Fantasy Island".
"Dallas", "Fantazi Adası""Dallas," Hòn đảo tưởng tượng"
"Dallas", "Fantazi Adası""Dallas", "L'île fantastique"