Ana içeriğe geç
Sözlük

falcı ile cümle

falcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir falcı elimi okudu.A fortune-teller read my hand.
Ying Yang falcısı kendi kaderini tahmin etmeyebilir.The Ying Yang diviner may not predict his own fate.
Onlar bir falcıya gitti.They went to a fortune teller.
Mary yıllarca bir falcıya gitti.Mary went to a fortune teller for many years.
Mary Kene başka bir falcı gösterdi.Mary showed Ken another fortune teller.
Annemin falcı arkadaşı üçüzlerimiz olacağı kehanetinde bulundu.My mother's psychic friend has predicted we will have triplets.
Melanie falcı değildir.Melanie is not a fortune teller.
Tom Mary'ye yıldız falcılığına inanmadığını söyledi.Tom told Mary that he didn't believe in astrology.
Tom bir falcıya gitti.Tom went to a fortune teller.
Falcıya göre, ben başka bir hayatta sözde bir prenstim.According to the fortune teller, I was supposedly a prince in another life.
Mary bir falcı kadın.Mary is a fortune teller.
Mary bir falcı.Mary is a seer.
Biz falcı değiliz.We're not fortune tellers.
Falcı rüyamı yorumladı.The fortune teller interpreted my dream.
Falcı rüyamı tabir etti.The fortune teller interpreted my dream.
Neticede bir grup falcının onun geleceğini keşfetme davetini kabul eder.She eventually accepts an invitation from a group of warlocks to discover her future.
Bölüm, Lisa'nın bir karnaval falcına gitmesi ve gelecektteki aşkını öğrenmesine odaklanmaktadır.The plot focuses on Lisa visiting a carnival fortune teller and learning about her future love.
Yapının mimarları Mariano Falcini, Profesör Vincente Micheli ve Marco Treves (bir Yahudi) idi.The architects were Mariano Falcini, Professor Vincente Micheli, and Marco Treves, who was Jewish.
Falcılık ise daha çok gündelik hayatla ilgilidir ve kişisel amaçlıdır.Fortune-telling, on the other hand, is a more everyday practice for personal purposes.
Kadınlar falcılık yapar, bohçacılık yapar, dilenir ya da dans ederdi.Their women made a living from peddling, begging, and fortune-telling.
Bazı Macar kavimlerinde Gam sözcüğü falcı, kahin anlamında kullanılır.In Serbian poetry, the decasyllable is the only form employed.
Falcılara Irkçı adı verilir.His followers are called Offlians.
Falcı, 'Sigara içenlere indirim uyguluyorum çünkü söylenecek fazla bir şey yok' diyor.The fortuneteller says, "I give smokers a discount because there's not as much to tell." (Laughter)
Üzgünüm, kendimi sürekli kötülüklerden bahseden falcı gibi hissediyorum.Sorry, I just feel such a, I feel such a Cassandra here.
Sıradaki Litvanyalı bir falcı olan Jurgi Petrauskas tarafından.Next is by a Lithuanian fortune teller, Jurgi Petrauskas.
Falcıya göre hepimizin başına kötü şey gelecek, dikkat etmeliyiz.Bureaucratic disaster, calamity, and gossip. Total bad luck here.
Bu yılın başlarında bir falcıya gittim.I went to a fortune teller earliar this year.
Falcıya göre abin şansız bir zamanda ölmüş o nedenle gömülmesi uygun olmazmışThe fortune teller said that he died in an unlucky hour, not suitable for burial.
Lütfen falcıyı buraya çağırır mısın ?Please ask the fortune teller here
Bu falcı geleceği bildiğini söylüyor.This is the fortune teller who asks for one tael
Bak bu Falcı bana, Güneydoğuya giderken, ... kanlı bir felaketle karşılaşacağımı söylüyor.I was just told by this fortune-teller ...that I'll be in a bloody disaster
Kocan bir falcı ile görüşüyordu. Sonra Liang"ın eşkıyaları oldukları anlaşıldı...Yen Xiaoyi saw through a fortune teller who's Wu Yong the Wizard
Ama siz, ey falcı kadının çocukları, Fahişelik ve zina edenlerin soyu, buraya gelin!"But draw near here, you sons of the sorceress, the seed of the adulterer and the prostitute.
Artık İsrail halkı arasında yalan görüm ya da aldatıcı falcılık olmayacak.For there shall be no more any false vision nor flattering divination within the house of Israel.
Büyü yapma gücünüzü kıracağım, Aranızda falcı kalmayacak.I will destroy witchcraft from your hand; and you shall have no soothsayers.
‹‹ ‹Kanlı et yemeyeceksiniz. Kehanette bulunmayacak, falcılık yapmayacaksınız.Ye shall not eat any thing with the blood: neither shall ye use enchantment, nor observe times.
Onlar ki Kur'an'ı parça parça/bölük bölük/falcılık aracı yaptılar.And severed their Scripture into fragments.
Sırbistan'da falcılar hâlâ popülerFortune tellers still popular in Serbia
Kadınlar geleneksel falcılık ve el işi ticaretine devam ettiler. [1]Women continued their traditional trades of fortune telling and handicrafts.[1]
Şifacı ve falcı bir tanrı olarak kabul edildi ve Asklepios ile ilişkilendirildi.He was considered a healing and fortune-telling god and was associated with Asclepius.
Yapının mimarları Mariano Falcini, Profesör Vincente Micheli ve Marco Treves (bir Yahudi) idi.Architekten waren Mariano Falcini, Professor Vincente Micheli und Marco Treves, der jüdischen Glaubens war.
Aynı zamanda yazar yıldız falcısı sahnesinde “Şair dostu Hermann” (Thu-Fu) olarak ortaya çıkmaktadır.Außerdem taucht der Verfasser als „Dichterfreund Hermann“ (Thu Fu) in der Sterndeuter-Szene auf.
(Kitap 1, Kısım 14 Falcı).(Digitalisate: Teil 1, Teil 2).
Oğlunu ateşte kurban etti; falcılık ve büyücülük yaptı.Il brûla son fils en sacrifice, et encouragea les pratiques de la nécromancie et de la sorcellerie.
(Kitap 1, Kısım 14 Falcı).(Tomado del Libro N° 14, Fol.
Bu dördünden en ölümcül olan Plasmodium falciparum'dan daha az şiddetli ve nadiren ölümcüldür.No es tan virulenta o mortal como lo es Plasmodium falciparum, la más letal de las cuatro.
Onlar bir falcıya gitti.Andarono da una chiromante.
Fal bakan kişiye falcı denir.La strega malvagia venne giustamente chiamata Malefica.
(Kitap 1, Kısım 14 Falcı).(Libro IV, Capitolo 17).
"Okçu" sözcüğü büyücü, falcı anlamında da kullanılır."Feiticeira", por exemplo, fala sobre discriminação.
Bazı Macar kavimlerinde Gam sözcüğü falcı, kahin anlamında kullanılır.Nas populações camponesas, a palavra dada basta, está pautada na honra.
Kehanet veya falcılıkta ise elde bilgi olup olmadığı tartışmalıdır.De leerkracht weet (oorspronkelijk) niet dat hij of zij gepest wordt.
Karşılaştığı bir falcı ona güçlü bir bükücüyle evleneceğini söylemiştir.De waarzegster zei haar dat ze met een machtige meester zou trouwen.
Bir gün bir falcıya bir mektup yazar.Pewnego dnia Umapati odwiedza pisarza.
Falcılar bunu kötüye yorarak doğacak çocuğun bütün şehri yıkımına sebep olacağını söylemişler.Myśleliście, że życie, które postanowiliście zagasić, to tylko życie nędznego chłopaka.
Şamanizmle bağlantılı olup aynı zamanda falcılara ve büyücülere özgü bir sanat sayılmıştır.När det gäller hjältar har denna genre mycket gemensamt med Sword and Sorcery.
Romanın kahramanı, rüyasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır.Дівчина відразу ж впізнає чоловіка своєї мрії.
Fal bakan kişiye falcı denir.Modlitba za zesnulé se nazývá Jizkor.
Falcılar bunu kötüye yorarak doğacak çocuğun bütün şehri yıkımına sebep olacağını söylemişler.Prezicătorii i l-au tălmăcit spunându-i ca fiul care avea să-l nască va atrage ruina cetății sale.
(Kitap 1, Kısım 14 Falcı).(3. kötet) 1. füzet, 14. old.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod