falan ile cümle

falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Berkat Tuhan, saya dapat mengumumkan lokasi dan segalanya.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Cảm ơn Chúa, tôi đã có thể thông báo được địa điểm và mọi thứ.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Dieu merci, j'avais annoncé les lieux de manifestations et tout.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Gelukkig had ik de plaatsen en zo aangekondigd.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Gottseidank habe ich den Ort bekannt gegeben.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Graças a Deus, eu anunciei os locais e tudo.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Gracias a Dios anuncié el lugar y todo.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Grazie al cielo sono riuscito a comunicare luogo ed altro.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Hála Istennek nyilvánosságra hoztam a helyszínt, mindent.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.다행스럽게도, 저는 소재와 모든 것을 밝혔습니다.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Slavă Domnului că anunțasem locația și totul.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Tacka Gud att jag tillkännagav plats och allt.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Vďaka bohu som oznámil polohu a všetko.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Zdążyłem ułożyć plan, miejsca i wszystko inne.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Δόξα το Θεό ανακοίνωσα τις τοποθεσίες και τα πάντα.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Слава богу, че обявих местоположенията и всичко останало.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Слава Богу, я сообщил свое местонахождение.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.بعد الإعلان عن أماكن التجمعات في جمعة الغضب
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.それでも彼らは私を拘束しました
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ale ten člověk zmizel, a peníze mi nedal.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ale ten človek zmizol, a peniaze mi nedal.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Maar, de man is verdwenen, en ik heb dus geen geld gekregen.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ma l'uomo č sparito e non mi ha dato il denaro.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Nie. To moja wina. Musimy odwieźć cię do szpitala.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Но този човек изчезна и не ми даде парите.
Ama falan istemem.Giulio, żadnych "ale" !
Ama falan istemem. Hadi ama, bunun gibi bir fırsatı bir daha nerede bulacaksın?Giulio non voglio "ma" dai un'occasione del genere, quando cazzo ti ricapita?
Ama falan istemem.Je ne veux pas des "mais".
Ama falan istemem.Nu vreau sa aud "dar".
Ama falan istemem.Tá, tá bom... vamos lá bobão.
Ama falan istemem.Tommaso:
Ama falan istemem.- Ya tío, ¡que les dices a todos "mi amor"!
Ama falan istemem.Джулио, да не чувам "но".
Ama falan istemem.Я не хочу никаких "но".
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Aber ich würde vielleicht 40 bis 50 vorziehen.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Chyba wolę dożyć czterdziestu lub pięćdziesięciu lat.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.De talán jobban szeretnék 40 vagy 50 évig élni.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Liefst voor 40 of 50 jar.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim."Ma io preferirei viverci fino ai quaranta o ai cinquanta".
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Mais je préfère quarante à cinquante ans.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Nhưng tôi muốn sống 40 năm hơn là 50 năm.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Pero prefiero quizás de 40 a 50.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Prefer între patruzeci şi cincizeci de ani.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Preferovala bych 40-50.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Αλλά προτιμώ ίσως για σαράντα με πενήντα.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim.Предпочитам четиридесет, може би петдесет.
Ama kirk-elli'yi falan tercih ederim."Я все-таки надеюсь на лет 40, 50."
Ama o, "Yok. Üzgünüm. Kadınlar buna değer," falandı.Elle répondit "Désolée, elles en valent la peine."
Ama o, "Yok. Üzgünüm. Kadınlar buna değer," falandı.그녀는 반격했습니다, "아니오. 미안하지만, 여성들은 소중합니다."
Ama o, "Yok. Üzgünüm. Kadınlar buna değer," falandı.WHI の中の一部が
Ama o, "Yok. Üzgünüm. Kadınlar buna değer," falandı.ولكنها قالت "لا، النساء يستحقن ذلك
Ama siz içeri girdiğiniz anda, "Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Ale jak tylko ktoś wejdzie, to od razu "Ojej, mam tu sos od spaghetti".
Ama siz içeri girdiğiniz anda, "Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Dar, de îndată ce intri, voi face "Oh, sos de spaghete aici."
Ama siz içeri girdiğiniz anda, "Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.De amint bejön valaki más, akkor már más a helyzet:
Ama siz içeri girdiğiniz anda, "Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Але як тільки ви ввійдете, я відразу "Ой, я тут соусом забруднився."
Ama siz içeri girdiğiniz anda, "Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Но в момента, в който влезете, веднага почвам "ооо, има сос за спагети там."
Ama siz içeri girdiğiniz anda, "Ay, şuraya sos bulaşmış" falan olurum.Но как только вы войдете, я сразу "Ой, я тут соусом испачкался."
Ama yoo, bu adam yavaşlıyor falan değil.Aber der Typ will gar nicht langsamer fahren.
Ama yoo, bu adam yavaşlıyor falan değil.Ale ne, ten člověk nezpomaluje.
Ama yoo, bu adam yavaşlıyor falan değil.Ale on wcale nie zwalniał.

İlgili Sayfalar