falan ile cümle
falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
"Ah, ne olurdu, falancayı dost edinmeseydim!"Woe alas, ah would I had not taken so-and-so as friend!
Yazık bana! Keşke falancayı (batıl yolcusunu) dost edinmeseydim!Woe alas, ah would I had not taken so-and-so as friend!
"Eyvah!" diyecek, "keşke falancayı dost edinmeseydim.Woe alas, ah would I had not taken so-and-so as friend!
"Vay bana, keşke falancayı arkadaş edinmeseydim."Woe alas, ah would I had not taken so-and-so as friend!
Sapıklık falan yok bende. Tam aksine ben, âlemlerin Rabbi'nden bir resulüm."There is no straying in me – I am in fact a Noble Messenger from the Lord Of The Creation.”
Keşke falancayı (batıl yolcusunu) dost edinmeseydim!Would that I had never taken so-and-so as a friend!
Eyvah! Keşke falanı dost edinmeseydim!Woe to me!
Nûh dedi: "Ey toplumum! Sapıklık falan yok bende.He said, ‘O my people, I am not in error.
Sapıklık falan yok bende.I am not in error.
Tutuklanmış falan değilim.Am not arrested or anything.
Bolton piyade Stark güçleri çevreleyerek bir falanks oluşturur.The Bolton infantry forms a phalanx around the Stark forces.
Toyanklı hayvanların distal falanksları tırnak ve pençeleri barındırır ve şekillendirir.The phalanges are classed as long bones.
Proksimal falankslar el veya ayağa en yakın olanlardır.In the hand, the prominent, knobby ends of the phalanges are known as knuckles.
Orta falanks sadece konum olarak değil, aynı zamanda büyüklük olarakta ortada bulunur.The intermediate phalanx is not only intermediate in location, but usually also in size.
El ve ayak başparmaklarının orta falanksı yoktur.The thumb and large toe do not possess a middle phalanx.
Distal falankslar ise parmakların en uçlarındaki kemiklerdir.The distal phalanges are the bones at the tips of the fingers or toes.
Parmağın sağındaki distal falanksında akut paronişi nedeniyle şişme görülmektedir.The distal phalanx of the finger on the right exhibits swelling due to acute paronychia.
İnsanlar onun benimle müzik yazdığını falan düşünüyor.People think he writes music with me or something.
Sonuç olarak, en yaygın taktik bir 'falanks' oluşumu etrafında döner.Consequently, the most common tactic revolves around the formation of a 'phalanx'.
Toplamda Arkansaurus'ta bulunan üç metatars, dört falanks ve üç pençe vardı.In all there were three metatarsals, four phalanges, and three claws found of Arkansaurus.
2002'de Kore'den bir Dsungaripterus kanat parmak falanksı rapor edildi.In 2002 a Dsungaripterus wing finger phalanx was reported from Korea.
ONR-ABC, Henryk Rossman tarafından kurulmuştur. Falanga'nın yanı sıra URK'tan ayrılan ikinci gruptu.The ONR-ABC was the second splinter group besides Falanga founded by Henryk Rossman.
İspanya'daki faşist Falanj, boyunduruğu ve okları sembol olarak kullandı.The fascist Falange in Spain utilized the yoke and arrows as their symbol.
Yeni örgüt "Falange Española Tradicionalista de Las Jons" adını aldı.Die neue Partei nannte sich Falange Española de las JONS.
Josê Antonio Primo de Rivera Mayıs'ın ortalarında Falanjizm'e karşı gelmekten hapse konuldu.Er versuchte José Antonio Primo de Rivera aus dem Gefängnis zu befreien.
Gelenek falan kalmamıştır.Somit entstand keine Tradition.
Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.Hätte ich nicht gewollt, dass es sich gut anfühlt, dann hätte ich Stacheln oder so drangebastelt.
İspanyol falanjlarının bayrağı.Die Geschichte der Spanischen Grippe.
Kırmızı-siyah-kırmızı renkli Falanj bayrağı.So blieb die schwarz-weiß-rote Flagge übrig.
Düzgün tertiplenmiş bir falanks son derece etkili bir saldırı ve savunma gücü oluşturmaktadır.Einem geübten Kämpfer ist es möglich, sehr schnelle Angriffs- und Abwehrkombinationen auszuführen.
Yukarıda cennet falan yok!Il n'y a pas de paradis.
Libya’da fakirlik falan yok.Nous ne sommes pas en guerre avec la Libye.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Des milliers de gens sont dans les rues.
Kırmızı-siyah-kırmızı renkli Falanj bayrağı.Un drapeau tricolore rouge-blanc-vert.
(Aslında Örgüt Falan yoktur.Il n'y a pas d'organisation militaire.
Gelenek falan kalmamıştır.La tradition n’est pas la coutume.
Dağıldık, toplandık falan çok uzun sürdü." diyerek dile getirdi.On vient juste de se séparer et il faudrait déjà qu'on se réunisse?"
Ona borcum falan yok benim.No le debo nada.
Aydın falan değilsiniz" dedi.¡Obviamente no tu aliado!".
Yukarıda cennet falan yok!Sin senos no hay paraíso.
Falanks birlikleri de vardır.También Unidades de estado sólido.
Yeni örgüt "Falange Española Tradicionalista de Las Jons" adını aldı.Organo provincial de la Falange Española Tradicionalista y de las JONS.
Buna rağmen falanks sistemi tamamen ortadan kalkmaz.De todas formas, el plan de Cain fracasa.
Falanks düzeninden önce savaşlar, düzensiz gruplar arasında bire bir çatışmalar şeklinde yürütülmektedir.Y es común que se programen luchas entre integrantes de un mismo stable.
Falanj tek resmî parti oldu.El formato fue a partido único.
İspanya'da Falanj Partisi tarafından İspanyolca şiiriyle okundu.Se trata de la versión que realizó en castellano la banda de pop española Danza Invisible.
Falanks düzeni, kütlesel bir vuruş gücüyle son derece etkili bir savaş düzeni olarak ortaya çıkmıştır.Fue bajo su comando que se implementó un modelo mucho más riguroso de guerra tribal.
Yukarıda cennet falan yok!Ma il Paradiso non c'è.
Bolton piyade Stark güçleri çevreleyerek bir falanks oluşturur.La fanteria Bolton poi circonda le forze Stark, formando una falange.
Falanj bir gençlik örgütüne (pelayos) ve bir kadın bölümüne de sahipti (sección femenina).Possedeva una sezione maschile e una sezione femminile.
General Franco'nun yönetiminin ilk yıllarında Falanjist kökenli bakanlar önemli görevlerdeydi.In particolare notò che nel periodo degli Imperatori-soldato i Pannoni si trovavano nelle posizioni di spicco.
Kayıt başlasın havaları falan".Limitiamoci a fare 'sto disco, va bene?».
(Aslında Örgüt Falan yoktur.Di fatto, non esiste una base.
Hâlbuki Kuran–ı Kerim’de koç verdik falan demiyor.Tuttavia non sembra aver contribuito al brano "Cars" in particolare.
Libya’da fakirlik falan yok.В Ливии нет войны.
Sen çakmak yak, ben de fırlatayım, çünkü eğer patlarsa, benim üstüme patlaması istemiyorum.' falan .Она сказала, хорошо, зажигай, я уже бросаю, потому что не хочу, чтобы он взорвался у меня в руках.»
Cara al Sol (anlam: "Yüz güneşe dönük"), İspanya Falanj Partisi'nin (Falange Española de las JONS) marşı.Cara al sol (с исп. — «лицом к солнцу») — гимн Испанской Фаланги.
Yani ajan falan değil..."«Не мужское это дело…».
Falanjist bir belediye başkanının oğludur.Сын городского старосты.
Buna rağmen falanks sistemi tamamen ortadan kalkmaz.Сам по себе механизм chroot не полностью безопасен.