falan ile cümle

falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yukarıda cennet falan yok!Никаких зданий на Верхнем Журавлёвом переулке нет.
Marcus Furius Camillus döneminde hafif birlikler tarafından desteklen Falanks düzeninde savaşmışlardır.خلال عهد ماركوس فوريوس كاميلوس كان يحارب الترياري ضمن التشكيلات السلامية بالجيش، يدعمهم جنود خفيفو التسليح.
Bu silahları nedeniyle Falanks düzeninde savaşırlardı.ولكن هربت الفيلة بسبب أسهم الرماة.
Sen çakmak yak, ben de fırlatayım, çünkü eğer patlarsa, benim üstüme patlaması istemiyorum.' falan .Você acende, eu jogo, porque se ele explodir, eu não quero que ele exploda em mim.'
Yukarıda cennet falan yok!Não há nuvens no céu.
TPF bir falanks oluşturdu ve yavaşça ilerleyerek ve kalabalığı geri iterek sokakları boşaltmaya çabalıyordu.A FPT formou uma falange e tentou esvaziar as ruas marchando lentamente e empurrando a multidão.
Falanjist bir belediye başkanının oğludur.Era filho do chefe da aldeia.
Falanjist bir belediye başkanının oğludur.Hij was de zoon van een burgemeester.
(Aslında Örgüt Falan yoktur.Er bestaat geen officiële organisatie.
Birçok kez ayrıldılar, barıştılar vs. falan.Ze begeleiden soms ook, b.v.
Burada sen yalnız mısın, kardeşlerin falan yok mu?Ben je hier alleen, heb je geen broers en zusters ofzo?
Kırmızı-siyah-kırmızı renkli Falanj bayrağı.W cieniu czerwono-czarnych flag. (pol.).
Cara al Sol (anlam: "Yüz güneşe dönük"), İspanya Falanj Partisi'nin (Falange Española de las JONS) marşı.Cara al Sol (hiszp. Twarzą ku słońcu) – hymn hiszpańskiej Falangi.
Falanjist bir belediye başkanının oğludur.Był synem burmistrza Nieżyna.
Falanj bir gençlik örgütüne (pelayos) ve bir kadın bölümüne de sahipti (sección femenina).Pismo zawierało dział młodzieżowy i dział kobiecy.
Falanca kimse çok iyidir, ibâdette şu kusuru olmasa, dahâ iyi olurdu demek, gıybet olur.Tänk om vi inte är bäst, när allt kommer till kritan...
Falanjist bir belediye başkanının oğludur.Ett av dessa barn var borgmästarens son.
Yani bir kasıt falan değil" sözleriyle eleştirmiştir.Har du inte kort sagt sölat ner dig med all tänkbar vanära?”
Sen çakmak yak, ben de fırlatayım, çünkü eğer patlarsa, benim üstüme patlaması istemiyorum.' falan .Вона сказала, добре, запалюй, я вже кидаю, тому що не хочу, щоб він вибухнув у мене в руках.»
Eskilerde üzüm bağları da vardı ama onu da kuruttuk bağ falan kalmadı.Раніше в лісі також мешкали червоні білки, але нині їх вже не залишилося.
Bieber ayrıca West hakkında: "Onunla bir aydır falan stüdyodayız.Бібер також прокоментував роботу з Вестом, заявивши: «Я був в студії з ним минулого місяця або близько того.
Falanks birlikleri de vardır.Також мають невидимі війська.
Mesela, abim bir parti falan kurdu, ben karışmazdım.Обіку відчував себе частиною команди й не намагався всіляко виділитися.
Eğer bu cevaptan hoşlanmazlarsa gidip televizyonlarını kapatsınlar, yürüyüşe falan çıksınlar.У разі, якщо вони вважатимуть це образливим, вони можуть вимкнути телевізор і піти на прогулянку.
"Mavi Tümen", Falanjist gönüllülerden oluşan bir tümendir.Близьке за змістом поняття — волонтер.
Normalde falanks, düşman hatarına ağır ve temkinli bir yürüyüşle yaklaşır.Дуже турботливі батьки, активно і шумно атакують ворога що наблизився.
Pers tarafı ise falanksın gücünü açıkça hafife almıştır.Графиня, завдяки секрету, повністю відігралася.
Ancak Geçit, falanks düzeni için neredeyse ideal bir durum yaratıyordu.Plzeňské podmínky byly pro pořádání Porty takřka ideální.
Makedonya Falanksı Yunan savaş taktiklerinin çok önemli bir çeşididir.Makedonské vojenství velkou měrou čerpalo z vojenství řeckého.
Yani bir kasıt falan değil" sözleriyle eleştirmiştir."Já kus masa nejsem," dodala odhodlaně.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Na ulicích je všude mnoho lidí.
Yasayla falan kurulmuş bir örgüt değildir.Nu este reglementată de vreo lege anume.
Yani tümüyle dışarıdan gelme falan değil.Nu ne-au dat voie să ieșim deloc afară.
Falanks birlikleri de vardır.Exista și un grup de călușari.
Falanca kimse çok iyidir, ibâdette şu kusuru olmasa, dahâ iyi olurdu demek, gıybet olur.A jónak, szépnek örülök, ha baj ér, nem panaszkodom.
Falanks birlikleri de vardır.Futsal csapatokban is szerepel.
Sen çakmak yak, ben de fırlatayım, çünkü eğer patlarsa, benim üstüme patlaması istemiyorum.' falan .Sinä sytytät sen, minä heitän sen, koska jos se räjähtää, en halua sen räjähtävän naamalleni.’
Libya’da fakirlik falan yok.Köyhyydessä ei ole kunniaa.
Falanks birlikleri de vardır.Heillä on myös sotavaunuja.
Falanj bir gençlik örgütüne (pelayos) ve bir kadın bölümüne de sahipti (sección femenina).Puolueella oli myös naisjärjestö (SKS-Naiset) ja nuoriso-osasto (SKS-Nuoriso).
Yurt dışına gitmek istiyordu: İngiltere veya Fransa'ya falan" ifadelerini kullanmıştır."Jätti paikkansa" ilmoittaa maan liitetyn joko Saksaan tai Italiaan.
Mesela, abim bir parti falan kurdu, ben karışmazdım.Minulla oli yksi veli ja yksi sisar, mutta en halua puhua siitä.
Libya’da fakirlik falan yok.Δε θα χάσουμε την Λιβύη.
Cara al Sol (anlam: "Yüz güneşe dönük"), İspanya Falanj Partisi'nin (Falange Española de las JONS) marşı.Το Cara al Sol (Αγγλικά: Αντιμετωπίζοντας τον Ήλιο) είναι ο ύμνος του Ισπανικού εθνικιστικού κόμματος Φάλαγγα.
Bizi sohbete, rüşvete falan boğdular.Σε ασβεστολιθικά ή ασπροχώματα.
Libya’da fakirlik falan yok.I Danmark er der ingen fattigdomsgrænse.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Tusinde mennesker fylder gaderne.
Yukarıda cennet falan yok!I No Sogn ligger No Kirke.
Mesela, abim bir parti falan kurdu, ben karışmazdım.Her blev altså holdt en fest for de nye roere; men en dåb var der ikke tale om.
Binlerce insan caddelerde gider falan.I noen gater kom alléer.
Yani ajan falan değil..."''Ikke bare amatører.''
Dedesi Franco döneminde Falangçı propagandacı ve tanınmış bir gazeteciydi.Drummond-Hay var i sin tid en kjent og respektert journalist.
Yukarıda cennet falan yok!Diatas langit masih ada langit.
Binlerce insan caddelerde gider falan.Ribuan orang turun ke jalan.
Falanks birlikleri de vardır.Dimungkinkan pula terdapat kelompok semut penjaga.
"Mavi Tümen", Falanjist gönüllülerden oluşan bir tümendir.Kejahatan kerah biru (blue collar crime) adalah kejahatan yang dilakukan oleh orang-orang golongan rendah.
Falanca kimse çok iyidir, ibâdette şu kusuru olmasa, dahâ iyi olurdu demek, gıybet olur.Người làm lành còn chưa biết có được hưởng phước không, huống nữa là chuyện sai quấy ấy?
Falanks birlikleri de vardır.Cũng có một số đơn vị đặc nhiệm.
Yukarıda cennet falan yok!我々の上に天国など無い!
Oğluna, yani babama diyor ki 'bana çok güzel bir ev tutacaksın, badanalı falan'.仲間に話すと、兄貴分が「それを超えるいい趣向をやろう」と言う。

İlgili Sayfalar