falan ile cümle
falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunu yapmadıkça para falan alamaz. Hedefe 5 kilometre. Ana yoldan hiç ayrılmıyoruz.Bawa pulang seluruh regumu hidup-hidup.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Não será pago até fazer isso mesmo.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Ne bo izplačan, če ne gre točno tja.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Nedostane zaplaceno, jestli nebude přesně tam.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Nedostane zaplatené, kým nebude presne tam.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Nu va fi plătit până nu va ajunge exact acolo.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Y que no cobrará si no hace lo que se le dice exactamente.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Δεν θα τον πληρώσουμε αν δεν το κάνει.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz.Няма да получи парите си докато не направи всичко това. Три мили до целта.
Bunu yapmadıkça para falan alamaz.הוא לא יקבל שום כסף .עד שהוא יעשה את זה בדיוק
"Bunu yapman lazım". "Olmaz, olmaz, olmaz." Yani tamam, okuldayken falan böyle şeyler olabilir.言葉遣いとか 学校で教わる ようなことなら いいけど
Burada d t falan var. -Całki są po dt. Ale po prostu muszę to często robić w rogu strony, bo zawsze to zapominam.
Burada d t falan var. -Hay un dt aquí y todo eso.
Burada d t falan var. -יש כאן dt וכל זה. אבל אני חייב לעשות את זה בפינה כל פעם,
Burada d t falan var. -هناك dt هنا وكل هذا. ولكن يجب علي أن أقوم بهذا في زاوية صفحتي مرات عديدة ،
Burada d t falan var. -いつも覚えてないので この隅で
Buradaki işaret artı olduğu için hiçbir şeyi dağıtmamıza falan gerek yok.Chỉ vì có một dấu hiệu tích cực ở đây chúng tôi không có phân phối bất cứ điều gì.
Buradaki işaret artı olduğu için hiçbir şeyi dağıtmamıza falan gerek yok.Dlatego, że jest tu dodatni znak nie musimy nic rozdzielać.
Buradaki işaret artı olduğu için hiçbir şeyi dağıtmamıza falan gerek yok.양의 부호이기 때문에 분배하지 않으셔도 됩니다
Buradaki işaret artı olduğu için hiçbir şeyi dağıtmamıza falan gerek yok.Nur weil da ein plus Zeichen ist müssen wir nichts verteilen.
Buradaki işaret artı olduğu için hiçbir şeyi dağıtmamıza falan gerek yok.Před závorkou je plus, nemusíme nic roznásobovat.
Buradaki işaret artı olduğu için hiçbir şeyi dağıtmamıza falan gerek yok.Só porque tem um sinal de mais aqui nós não precisamos aplicar distributiva em nada.
Buradaki işaret artı olduğu için hiçbir şeyi dağıtmamıza falan gerek yok.Просто защото има положителен знак тук и не е нужно да разпределяме нищо.
Buradaki işaret artı olduğu için hiçbir şeyi dağıtmamıza falan gerek yok.ولأن لدينا اشارة موجبة هنا فلن نقوم بتوزيع اي شيئ
Burada kimse Mogadişu demez. İkincisi, ben çarpışma falan bilmiyorum, o yüzden bana sorma.Hangat menenteramkan.
Burada kimse Mogadişu demez. İkincisi, ben çarpışma falan bilmiyorum, o yüzden bana sorma.I pełna rekinów.
Burada kimse Mogadişu demez. İkincisi, ben çarpışma falan bilmiyorum, o yüzden bana sorma.Jodå, skönt och varmt.
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."Al diavolo, non abbiamo regole qui, stiamo cercando di ottenere un risultato."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."A pokolba, nincsenek szabályaink errefelé, mivel éppen meg akarunk valósítani valamit."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."Do diaska, u nas nie obowiązują żadne przepisy, my próbujemy coś zrobić".
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."무슨소리, 아무런 규칙도 없어, 우린 무언가를 이루려고 노력하고 있는 것이지.
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."La naiba, aici nu avem reguli, doar încercăm să realizăm ceva."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."Není tu žádných pravidel, snažíme se přece něčeho dosáhnout."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."No tenemos ninguna regla por aqui, estamos tratando de lograr algo."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."Nous n'avons pas de règles ici, nous essayons d'accomplir quelque chose."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."Nuž, nemáme tu žiadne pravidlá, snažíme sa niečo dosiahnuť.
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz." Quái, đừng có mà đưa luật ra đây, chúng tôi đang cố hoàn thiện 1 thứ đây."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."Verdammt, wir haben hier keine Regeln, wir versuchen, etwas zu erreichen."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."Διάολε, εδώ γύρω δεν έχουμε κανόνες, προσπαθούμε να πετύχουμε κάτι."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."По дяволите, тук нямаме правила, опитваме се да постигнем нещо."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."У нас здесь нет никаких дурацких правил, мы здесь делом занимаемся".
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz."לכל הרוחות, אין לנו חוקים פה, אנו מנסים להשיג משהו."
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz.لا قواعد لدينا هنا .. كل ما نريده هو ان ننجز شيئاً
"Burada kural falan yok, bir is basarmaya calisiyoruz.新しいものを創ろうとしているのですから」 (笑)
Buraya ilk geldiđimizde falan?Σε παρακαλώ, να μην μαλώνουμε.
Buraya ilk geldiđimizde falan?Когато се преместихме тук.
Bu tür bir cürümün cezası normalde hapistir. Tazminat falan değil.La peine encourue pour ce type d'activité est la prison, pas des amendes.
Bu tür bir cürümün cezası normalde hapistir. Tazminat falan değil.Och straffvärdet för såna gärningar är fängelse, inte böter.
Bu tür bir cürümün cezası normalde hapistir. Tazminat falan değil.Och straffvärdet för såna gärningar är fängelse, inte böter.
Bu tür bir cürümün cezası normalde hapistir. Tazminat falan değil.検察の訴えの前に フレドリクが発言を
Bu yapılabilecek mantıklı bir şey mi? Falan filan.Är det en ansvarig sak att göra? osv.
Bu yapılabilecek mantıklı bir şey mi? Falan filan.Czy ich posiadanie jest odpowiedzialne?
Bu yapılabilecek mantıklı bir şey mi? Falan filan.Je to zodpovědné mít děti? atd, atd.
Bu yapılabilecek mantıklı bir şey mi? Falan filan.아이를 키우는 건 책임감있는 행동일까? 등등에 대해서 말이죠.
Bu yapılabilecek mantıklı bir şey mi? Falan filan.Είναι αυτό μια υπεύθυνη πράξη; Κτλ, κτλ.
Bu yapılabilecek mantıklı bir şey mi? Falan filan.האם זהו דבר אחראי לעשות? וכולי ...
Bu yapılabilecek mantıklı bir şey mi? Falan filan.هل احضارهم الى العالم عمل مسؤول؟ الخ ...الخ
Bu yapılabilecek mantıklı bir şey mi? Falan filan.そして私は平和について考えました
"Büyükbaba, bu kameraya gerçekten ihtiyacım var "Anlamıyorsun, yani böyle filmler falan çekmek istiyorum."Виж деде наистина имам нужда от тази камера. ти не разбирашл Това е като, нали знаеш, искам да снимам филми.
"Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım."Kar hodi naprej, za mano je."