falan ile cümle
falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.فوضعنا هذا في القبو وأخذنا نأخذ الامر بجدية فيما يخص القيام بالتجارب
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.食べ物の研究にまじめに 取り組みました ベン:私達の研究室がスゴイのは
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Adică: te referi la clipul cu pisicile cântărețe?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Azaz, most arról az izéről beszélsz az éneklő macskákkal?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?¿Estás hablando del video de los gatos que cantan?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Heb je het over dat ding met die zingende katten?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Něco jako "jako že ta věc, co jsou na ní ty zpívající kočky?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Ossia, stai parlando di quella cosa con i gatti che cantano?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Qui est, tu parles du truc avec les chats qui chantent ?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?"Redest du von der Sache mit den singenden Katzen?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Twierdzisz, że chodzi o śpiewające koty?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Việc mà, bạn có nói về điều đó với con mèo đang hát?
Bunu gösterip sorarlar: Bahsettiğin şey, şu kedilerin falan şarkı söylediği şey değil mi?Δηλαδή, μιλάτε για το πράγμα με τις γάτες που τραγουδούν;
Bunun altı rengi falan vardı.이것은 6가지 다른 색상으로 발매되었습니다.
Bunun altı rengi falan vardı.Acestea au apărut în şase culori diferite.
Bunun altı rengi falan vardı.A to se prodával v šesti různých barvách.
Bunun altı rengi falan vardı.Był dostępny w sześciu kolorach.
Bunun altı rengi falan vardı.Diese gab es in vielleicht sechs verschiedenen Farben.
Bunun altı rengi falan vardı.Geen groot succes.
Bunun altı rengi falan vardı.Il se faisait en, disons, six couleurs différentes.
Bunun altı rengi falan vardı.Questo fu prodotto in 6 differenti colori.
Bunun altı rengi falan vardı.Úgy 6 különböző színben jelent meg.
Bunun altı rengi falan vardı.Venía en unos seis colores distintos.
Bunun altı rengi falan vardı.Имало го в шест различни цвята.
Bunun altı rengi falan vardı.Но при этом выпускали его в 6 различных цветах.
Bunun altı rengi falan vardı.זה הגיע,כאילו, שישה צבעים שונים.
Bunun altı rengi falan vardı.تأتي هذه في - مِثل - ستة ألوان مختلفة.
Bunun altı rengi falan vardı.(聴衆より笑い)
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.De ce să vrei să faci asta?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.Dlaczego chcesz to robić?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.Kenapa kamu mau menjadi guru?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.왜 그러는 건데?"라고 말하더군요.
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.Miért akarnád azt csinálni?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.Perché vorresti fare un lavoro del genere?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler."Porque é que queres fazer isso?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.¿Por qué quieres hacer eso?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.Pourquoi voudrais-tu faire ça ?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler."Proč bys chtěla být něčím takovým?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler."Tại sao em muốn làm việc này?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.Varför skulle du vilja bli det?"
Bunun şansla falan alakası yok, Annie!Удача тут не причем, Энни!
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.제가 그와 함께 있는 이틀 동안 그는 이 말을 한 50번 정도는 했던 것 같습니다.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.A repetat acest lucru de vreo 50 de ori în cele 2 zile pe care le-am petrecut cu el.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Během těch dvou dnů, kdy jsem s ním byl to zopakoval asi 50-krát.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Dia mengulanginya sekitar 50 kali dalam dua hari saya bersamanya.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Ele repetiu isto cerca de 50 vezes nos dois dias em que estive com ele.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Er wiederholte das in den 2 Tagen, die ich bei ihm war, um die 50 Mal.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Ezt körülbelül 50-szer ismételte el a két nap alatt, amíg vele voltam.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Hän toisti sen noin 50 kertaa niinä kahtena päivänä, jotka vietin hänen kanssaan.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Han upprepade det typ 50 gånger under de två dagarna jag var där.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Hij herhaalde dat ongeveer 50 keer in de twee dagen dat ik bij hem was.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Lo ha ripetuto circa 50 volte nei due giorni che trascorsi con lui.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Lo repitió alrededor de 50 veces en los dos días que estuve con él.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Powtórzył to z 50 razy przez 2 dni mojej wizyty.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Το επανέλαβε γύρω στις 50 φορές στις δύο μέρες που ήμουν εκεί μαζί του.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.За двата дни, които прекарах с него го повтори около 50 пъти.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.Он это повторил около 50 раз за те 2 дня, что я был у него.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.הוא חזר על כך כ- 50 פעם במשך שני הימים בהם הייתי במחיצתו.
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.وكرر ذلك حوالي خمسين مرة في اليومين الذين قضيتهما بصحبته
Bunu onunla iki gün boyunca beraberken elli kadar kere falan tekrarladı.私がここにいるのも ガチョウが食べたいものを食べさせるためだ とね