falan ile cümle

falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.내뒤에있으니 그냥 걸으라고.
"Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.len budem ďalej kráčať, je za mnou.
"Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.Ține-o tot-nainte, e în spate.
"Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım."Zignoruj ją, jest za tobą".
"Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.פשוט ממשיכה לצעוד, היא מאחורי.
"Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.بالمشي، إنها على قائمة الستة.
"Çaktırmadan ilerle, tam arkamda." falanım.(笑)
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Ai putea să mai iei ceva din buzunar și să îl arunci acolo, poate un balsam de buze, orice.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Haal nog maar wat meer spullen uit je zakken en laat ze vallen, lippenbalsem of zo.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.주머니에 들어있는 뭔가를 일부러 떨어뜨려 볼수도 있겠죠. 챕스틱 같은거요.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Magari tirate fuori altre cose dalle tasche e buttatele per terra, magari un burro di cacao.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Quizá puedan sacar otras cosas de los bolsillos y arrojarlas; puede ser un lápiz de labios, lo que sea.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Sortez peut-être autre chose de vos poches et jetez-le par terre, un baume à lèvres, n'importe quoi.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Wyjmijcie zawartość kieszeni, rzućcie to pod nogi, pomadkę lub cokolwiek innego.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Βγάλτε μερικά ακόμα πράματα από τις τσέπες σας και πετάξτε τα κάτω και ίσως ένα βούτυρο κακάο, οτιδήποτε.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Докиньте до неї ще щось зі своєї кишені - губну помаду чи ще щось.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.Или достаньте из своих карманов ещё что-нибудь и бросьте, может быть помаду, что угодно.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.אולי תוציא עוד כמה דברים מהכיסים שלך ותזרוק למטה, אולי מקל, לא משנה מה.
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.خذ مزيد من الاغراض من جيبك و ارمهم، ربما قليل من التشاب ستيك او اي شيئ
Cebinizden başka şeyler çıkartıp yere atın belki dudak nemlendiricisi falan, her ne isterseniz.放り投げてみてください リップとか何でも 僕は 昔 理想郷の社会-
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Basiert auf Senkwaage, Rechteck und Zentrierung.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Dritta, inquadrata e centrata.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Egyenesen, függőben, síkban.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Fondée sur l'aplomb, l'angle droit et le centrage.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Helemaal waterpas, recht en in het midden.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.수평과 직각자에 기초를 두고 정확히 중심에...
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Măsurat cu plumb, drept şi centrat.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Medida con una plomada, nivelada y centrada.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Perfeito!" Assente em fio-de-prumo, enquadrada e centrada.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Stwierdzone na podstawie poziomicy, równo i pośrodku.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Xác định ở thẳng đứng, vuông vắn và trung tâm.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Все мельчайшие детали предусмотрены, равны и симметричны.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Всі дрібні деталі передбачені, рівні й симетричні.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.Хващаме здраво отвеса, нивелира и линеала, и центрираме.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.מבוסס על איזון, מרובע וממורכז.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.يتوقف على مستوى الجودة، مربع ومركز.
Çekül seviyesini, merkezi, alanı önceden ölçmek falan.ディオニュソス的な人が
Çılgın falan olduklarından değil.ليس لأنها مجنونة، أو شيء من هذا القبيل، ولكن لأن الأعداد الكسرية هي نسب الأعداد الصحيحة،
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Als Kind zeichnete ich ständig Comicbücher und so.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.E, da ragazzo, disegnavo costantemente fumetti e così via.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.En als kind was ik altijd bezig met het tekenen van stripboeken, enz.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum. Filmcilik de hikâyeleri ve görüntüleri birleştirme işidir.Então, realizar filmes era a forma de juntar imagens e histórias e isso fazia todo o sentido.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Jako dziecko ciągle rysowałem komiksy i tym podobne.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Jako kluk jsem neustále kreslil komiksové sešity a takové věci.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.저는 어렸을 적부터 줄곧 만화를 그려왔어요.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Lapsena piirsin jatkuvasti sarjakuvakirjoja ja niin edelleen.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Och som barn ritade jag ständigt serietidningar, och så vidare.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Og jeg tegnede, som barn, tegneserier og så videre.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Quand j'étais gamin, je dessinais sans cesse des bandes dessinées, des choses comme ça.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Și, în copilările, desenam constant comics-uri, și așa mai departe.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Và tôi, như một đứa trẻ, cứ tiếp tục vẽ những trang truyện.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Y estaba, como cuando niño, constantemente dibujando cómics y cosas así.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.Και όντως, ως παιδί, συνεχώς σχεδίαζα κόμικς και λοιπά.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.А коли я був дитиною, я постійно малював комікси та інше.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.И като дете постоянно рисувах комикси, и така нататък.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.И я, будучи ребёнком, постоянно рисовал комиксы и т. п.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.ובתור ילד תמיד ציירתי ספרי קומיקס, וכו'.
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.فعندما كنت طفلاً كنت دوما ارسم قصص رسومية
Çocukken sürekli karikatürler falan çiziyordum.映画制作なら 映像とストーリーを
Cogu zaman dava falan acilmiyor. Acilsa bile kazanamiyorlar ama bu otoritenin zedelenmesinin bir belirtisi.И хотя они нечасто подают иски, и хотя они редко их выигрывают, но это указывает на подрыв авторитетов.

İlgili Sayfalar