falan ile cümle

falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."זאת בירת באדוויזר המפורסמת, אנחנו לא מכירים בירה אחרת, בלה, בלה, בלה."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."هذه بيرة "بادويزر" المشهورة، نحن لا نعرف بيرة غيرها، الخ ، الخ ، الخ"
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu.これをもじって"これが有名なバドワイザーの家
Buna g(x), h(x) falan da diyebilirdik ama genellikle f(x) kullanılır. . bu x.Vi kunne også kalde den g eller h af x, men normalt bruger man først f. Det her er x.
Buna g(x), h(x) falan da diyebilirdik ama genellikle f(x) kullanılır. . bu x.이건 x 그럼 보자, x 가 0보다 클 때 한 선에 있고 x 가 0보다 작을때 다른선에
Buna g(x), h(x) falan da diyebilirdik ama genellikle f(x) kullanılır. . bu x.И така, за а подточка определено имаме функция. Сега б подточка.
Buna g(x), h(x) falan da diyebilirdik ama genellikle f(x) kullanılır. . bu x.しかし、よくf(x)が使用されます。 これは xです。 だから見てみましょう、それが 1 つの線は x が
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.Waarom zou jij dat willen?"
Bunu neden yapmak isteyesin ki?" falan dediler.Wieso willst du das denn?"
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Apa anda tahu? Ini tidak tumbuh dari pohon begitu saja.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Bạn biết chứ? Nó không đơn giản là mọc ra từ trên cây.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Ca n'a pas poussé sur les arbres.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Das ging nicht von ganz allein.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Dit groeit niet gewoon aan de bomen.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Ez az egész nem csak úgy a fán nőtt.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Přece to nenarostlo jen tak na stromech.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Sai, tutto ciò non è crescituo sugli alberi.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Ști? Nu a apărut din senin.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Wiecie, to nie urosło tak sobie na drzewach.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Понимаете, интернет не растет на деревьях.
Bunlar ağaçlarda falan mı yetişti?Це не виросло собі просто так на деревах.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Cercherò di dargli una forma facendo pressione e roba simile.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Chỉ thử sắp xếp thành hình và làm nhiều thứ khác
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Csak megpróbálja őket formákba rendezni és nyomkodni őket, ilyesmit.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Gewoon proberen er vormen mee te maken, er tegenaan duwen enzo.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Il s'agit seulement d'essayer de faire des formes, de pousser dessus etc.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Încearcă doar să le dea o formă și să le împingă și așa mai departe.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.그냥 어떤 모양을 만들거나, 밀어넣거나 쌓으려 하는 것이죠.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Man versucht Formen zu bilden, sie zu bewegen und zusammenzustecken.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Próbował poskładać je w kształty i wtykać je w różne rzeczy.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Testar bara att lägga dem i olika former och trycka på dem och så där.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Trata de hacer formas de empujar las piezas y cosas así.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Απλώς θα προσπαθήσει να φτιάξει σχήματα και να τα πιέσει και τέτοια.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Они просто пытались придать им форму, что-нибудь сделать с ними и другими вещами.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Просто опитваш да измислиш нещо, буташ ги, дърпаш ги.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.Просто спроба зробити з них якусь форму, виліпити з них щось і так далі.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.רק הולך לנסות לסדר אותם בצורות ולדחוף אותם וכדומה.
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.فقط سيحاول وضعها على الاشكال و يضغط عليهم
Bunlarla şekil yapmaya çalışacak, ittirmeye falan çalışacak.押しつけたりします すぐに 息子は仕組みが分かって
Bunu, benim incelememden falan mı çıkardın?Kau tahu hanya dengan penyelidikanku ?
Bunu, benim incelememden falan mı çıkardın?제가 수집한 자료로만 가지고도 그런 분석이 돼요?
Bunu, benim incelememden falan mı çıkardın?¿Llegaste a esa conclusión por mi investigación?
Bunu, benim incelememden falan mı çıkardın?Você descobriu isso a partir da minha pesquisa?
Bunu, benim incelememden falan mı çıkardın?І ви прийшли до таких висновків виходячи з мого досьє?
Bunu, benim incelememden falan mı çıkardın?لقد فهمت ذلك فقط من البحث الذي قمت به
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Am pus tot în pivniţă și am început să experimentăm serios cu mâncarea.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Dali sme ho do suterénu a jedlo sme začali brať naozaj vážne, ako vážne experimentovanie.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Jadi kami membuatnya di ruangan bawah tanah dan kami sangat serius tentang makanan, percobaan yang serius.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.그래서 우리는 지하실에 이런 시설을 설치하고 본격적으로 요리실험을 하기 시작했지요.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.L'abbiamo messo nel seminterrato e ora siamo molto seri riguardo al cibo, facciamo esperimenti seri.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Na poważnie zajęliśmy się eksperymentowaniem z jedzeniem.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Postavili jsme ji v suterénu, a úplně jsme se ponořili do jídla, do opravdového experimentování.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Pusimos esto en el sótano, nos tomamos muy en serio la comida, experimentamos en serio.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Szóval ez az alagsorba került, és kezdtünk nagyon komolyan hozzáállni az ételekhez, mint komoly kísérletekhez.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.We plaatsten dit in de kelder en we werden heel serieus over voedsel, echt serieus experimenteren.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Το εγκαταστήσαμε στο υπόγειο, και πήραμε το φαγητό πολύ στα σοβαρά, ξεκινήσαμε τον σοβαρό πειραματισμό.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Ми розташували її в підвалі, ми серйозно ставимось до їжі, проводимо серйозні експерименти.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Мы установили её в подвале и всерьёз занялись приготовлением, начиная с серьёзных экспериментов.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.Така че ние поставихме тази лаборатория в мазето и взехме нещата на сериозно, като сериозна експериментация.
Bunu bodruma koyduk ve yemek hakkında gerçekten ciddileştik, ciddi deneyler falan yaptık.ונהיינו מאוד רציניים בקשר לאוכל, כמו ניסויים רציניים. ב.ר: אחד הדברים הממש מגניבים

İlgili Sayfalar