falan ile cümle

falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.(笑) もし-
Bize, normal insanlar gibi bir içki teklifiyle falan yaklaşsaydınız... ...sorun olmazdı.لو أردت أن تنضم إلينا لشكل عادي من التفاعل الاجتماعي مثل كأس من الشراب لكنا وافقنا
Bizimkiler de, "Basýna çýktýk!" falan olurlar.Dar oricum, modul în care se termină filmul e că
Bizimkiler de, "Basýna çýktýk!" falan olurlar.La Estrella de la Muerta llega más y más cerca, y ves
Bizimkiler de, "Basýna çýktýk!" falan olurlar.l'Étoile Noire se rapproche de plus en plus et on voit
Bizimkiler de, "Basýna çýktýk!" falan olurlar.Ma ad ogni modo, la fine del film è che
Bizimkiler de, "Basýna çýktýk!" falan olurlar. Madde IVI alla fall, sättet som filmen slutar är att DĂśds Stjärnan kommer närmare och närmare och dĂĽ ser man
Bizimkiler de, "Basýna çýktýk!" falan olurlar. Madde IV화면에 "데스 스타"가 줌으로 잡히고
Bizimkiler de, "Basýna çýktýk!" falan olurlar.Tak či tak, film končí tým, že
Bizimkiler de, "Basýna çýktýk!" falan olurlar."Αν θέλουμε να αλλάξει ο Darth Vader," λένε,
B'nin kuyruğunun A'nın kuyruğu ile aynı yerde başlaması falan gerekmiyor.저희는 이 벡터의 꼬리가 벡터 A의 꼬리에서 시작해야 한다는 것을 말하는 것이 아닙니다.
B'nin kuyruğunun A'nın kuyruğu ile aynı yerde başlaması falan gerekmiyor.Điểm đầu của Véc tơ B không nhất thiết phải trùng với điểm đầu của A
B'nin kuyruğunun A'nın kuyruğu ile aynı yerde başlaması falan gerekmiyor.Takhle nějak to bude potom vypadat.
B'nin kuyruğunun A'nın kuyruğu ile aynı yerde başlaması falan gerekmiyor.We zeggen dus niet dat hij op dezelfde plek als Vector A moet beginnen.
B'nin kuyruğunun A'nın kuyruğu ile aynı yerde başlaması falan gerekmiyor.הם לא חייבים להתחיל מאותה נקודה.
B'nin kuyruğunun A'nın kuyruğu ile aynı yerde başlaması falan gerekmiyor.نحن لانقول نهاية السهم يجب أن تنتهي في نفس المكان الذي يبدأ منه سهم متجه A
Bölge Mahkemesi'nde Korsan Partisi'nin bize verdiği desteği özler olduk açıkçası. -Otobüsler falan.Vi saknar Piratpartiets engagemang från tingsrätten med bussar och...
Bölge Mahkemesi'nde Korsan Partisi'nin bize verdiği desteği özler olduk açıkçası. -Otobüsler falan.Vi saknar Piratpartiets engagemang från tingsrätten med bussar och...
Böyle bir durumda... ...beni kollarına falan almalısın... ...en azından bir reaksiyon ver!Ilyenkor a karjaid közé kellene rántanod vagy valami hasonló, legalább egy kis cselekvés lehetne!
Böyle bir durumda... ...beni kollarına falan almalısın... ...en azından bir reaksiyon ver!Αυτήν την στιγμή, θα έπρεπε να με είχες ήδη αρπάξει και αγκαλιάσει. Θα έπρεπε να υπάρχει λίγη δράση...
Böyle bir durumda... ...beni kollarına falan almalısın... ...en azından bir reaksiyon ver!في هذه الحالة يجب ان تكون قد امسكت بي وعانقتني او ان يكون هناك بعض الاثارة
Böylece katılabilirdiniz. Üyelik falan da istemiyordu.Любой мог прийти, тогда не надо было быть членом.
Böyle sayılara irrasyonel sayı denir. Çılgın falan olduklarından değil.이런 수들을 무리수라고 합니다. 이 숫자들이 미쳐서가 아니라
Böyle sayılara irrasyonel sayı denir. Çılgın falan olduklarından değil.המספרים האלו נקראים מספרים אי רציונליים. לא בגלל שהם משוגעים אלא מכיוון שהשברים
Böyle sayılara irrasyonel sayı denir. Çılgın falan olduklarından değil.分数は整数の比(ratio)であるために有理数(rational)と呼ばれ それ以外は有理数でない つまり無理数なのです
Bu 1000 borçlunun sadece 200ü işini falan kaybedecek. -20%, tedy 200 půjčovatelů ztratí práci, nebo něco podobného.
Bu 1000 borçlunun sadece 200ü işini falan kaybedecek. -何かでデフォルトします。 彼らは、住宅ローンの支払いを、 これ以上は出来ません。
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Apropo, aceștia sunt copiii mei, care, bineînțeles, sunt minunați în toate cele.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.A propósito, estes são os meus filhos, que, evidentemente, são maravilhosos e assim por diante.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Comunque, questi sono i miei figli, che ovviamente sono meravigliosi.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.For øvrigt, så er dette mine børn, som, selvfølgelig, er vidunderlige og så videre.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Förresten är detta mina barn, som naturligtvis är underbara och så vidare.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.그건 그렇고, 얘들이 제 아이들입니다, 당연하지만 정말 훌륭하죠.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Mellesleg ezek az én gyerekeim, akik természetesen csodálatosak.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Mimochodem, tohle jsou moje děti, které jsou samozřejmě úžasné atd.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Nhân tiện, đây là các con tôi, tất nhiên, rất tuyệt vời và vân vân.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Omong-omong, ini adalah anak-anak saya, yang, tentu saja, hebat dan sebagainya.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Por cierto, estos son mis hijos, que, por supuesto, son maravillosos, etc.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Przy okazji, to są moje dzieci, które oczywiście są cudowne i tak dalej.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Tussen haakjes: dit zijn mijn kinderen, die natuurlijk geweldig zijn.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Übrigens, dies sind meine Kinder, welche natürlich wunderbar sind und so weiter.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Voici mes enfants, qui, bien sûr, sont magnifiques, et ainsi de suite.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Παρεμπιπτόντως, αυτά είναι τα παιδιά μου, που είναι θαυμάσια και ούτω καθεξής.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.А це мої діти. Звичайно, вони чудові і так далі.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Кстати говоря, вон те — мои дети, которые, разумеется, удивительные и всё такое.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.Между другото, това са моите деца, които, разбира се, са чудесни и т.н.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.אגב, אלה ילדי, שהם כמובן נפלאים וכן הלאה.
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.على سبيل الذكر ، هؤلاء هم أطفالي ، الذين هم - بالطبع - رائعون و .. إلخ .
Bu arada, bunlar benim çocuklarım, ve tabii ki harikalar falan.ここで もうひとつ 言っておく事があります
Bu, bazı kız falan tehlikeli geliyor.Cela semble dangereusement des trucs comme petite amie.
Bu, bazı kız falan tehlikeli geliyor.Che suona pericolosamente come una roba ragazza.
Bu, bazı kız falan tehlikeli geliyor.Das klingt gefährlich wie eine Freundin Zeug.
Bu, bazı kız falan tehlikeli geliyor.Это звучит опасно, как некоторые девушки вещи.
Bu beş dakikalık bir anlatım değil. Bu iki cümle falan.Das sollte nicht 5 Minuten dauern - 2 Sätze reichen:
Bu beş dakikalık bir anlatım değil. Bu iki cümle falan.Đây không phải bài thuyết trình dài 5 phút.
Bu beş dakikalık bir anlatım değil. Bu iki cümle falan.No una presentación de cinco minutos, sino dos frases.
Bu beş dakikalık bir anlatım değil. Bu iki cümle falan.To nie ma trwać 5 minut, tylko 2 zdania.
Bu beş dakikalık bir anlatım değil. Bu iki cümle falan.「XYZ市場向けに製品を開発しています」とか
Bu beş dakikalık bir anlatım değil. Bu iki cümle falan.זה לא מצגת של 5 דקות. זה, אתם יודעים, שני משפטים
Bu beş dakikalık bir anlatım değil. Bu iki cümle falan.وهي ليست عرض لخمس دقائق. إنها , كما تعلمون , جملتين فقط.

İlgili Sayfalar