falan ile cümle

falan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.De gelovigen komen er in rolstoelen en op krukken in drommen op af.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Der var mange mennesker der -- de troende kommer der -- kørestole og krykker og så videre.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Det var mycket folk där -- de troende kom för att vara med i sina rullstolar och sina kryckor och så vidare.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Eine Menge Leute waren anwesend - die Gläubigen verkehren dort -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Era multă lume acolo... credincioşi veniţi să fie în ... scaune cu rotile şi cârje şi altele.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Havia lá muita gente — apareciam fiéis em cadeiras de roda e de muletas.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Hay un montón de personas, los creyentes que vienen, sillas de ruedas y muletas y así.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Il y avait beaucoup de monde -- les fidèles venaient avec leurs -- fauteuils roulants, leur béquilles, etc.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.사람들이 많았는데 - 신념에 찬 이들은
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Siellä oli paljon ihmisiä -- uskovat tulevat pyörätuoleillaan ja kainalosauvoillaan ja muilla.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Sokan voltak ott -- a hívők eljöttek kerekesszékben, mankóval, és így tovább.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Veliko ljudi je bilo tam, vernikov v invalidskih vozičkih, z berglami in tako naprej.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Zgromadziła się tam cała masa bogobojnych osób, na wózkach inwalidzkich, o kulach, itp.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Имаше много хора... вярващите баха дошли с техните инвалидни колички, патерици, и т.н.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Там было много людей — верующие в инвалидных колясках и на костылях, и тому подобное.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.היו שם הרבה אנשים - המאמינים באו לשם על גבי -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.كان هناك الكثير من الناس هناك -- المؤمنون كانوا هناك --
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.松葉づえをついた人など 信心深い人々がいました
Bir tank falan getirmedikleri sürece...A meno che non abbiano un carro armato, saremo...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Desde que não tragam um tanque ou algo assim, estamos...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Jos heillä ei ole panssarivaunua, me...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Mientras no traigan un tanque o algo así, estamos...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Musieliby mieć czołg albo coś w tym rodzaju...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Så længe de ikke har en kampvogn ...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Så länge de inte har en pansarvagn...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Ενόσω δεν έρχονται με κανένα άρμα, είμαστε...
Bir tank falan getirmedikleri sürece...Если они не применят танк или ещё что-то, мы...
Bir tavuk falan?Ayam?
Bir tavuk falan?De gaina?
Bir tavuk falan?Ein Huhn?
Bir tavuk falan?Kurczakiem?
Bir tavuk falan?Un pollo? <br />
Bir tavuk falan?Un poulet ?
Bir tavuk falan?Κοτόπουλο;
Bir tavuk falan?Курица?
Bir tavuk falan?أ"دجاجة؟
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Ahí está.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Ein kleiner Typ, schwarze Jeans etc. auf ganz leerer Bühne.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Jeden mały facet, czarny dzinsy itp. na kompletnie pustej scenie.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Klein mannetje, zwarte jeans en zo, op een volledig leeg podium.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.홀로 블랙진을 입은 작은 사나이가 있습니다. 완전히 빈 스테이지 위에요.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Ông ấy đây. Một người nhỏ bé, mặc jean đen trên một sân khấu trống trải
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Una persona in jeans e maglione nero, su un palco completamente vuoto.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Un gars tout simple, jeans noir et tout, sur une scène complètement vide.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Un omuleț, blugi negri și chestii, pe o scenă goală complet.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Един малък човек, черни дънки и дрехи, на напълно празна сцена.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.Стоит себе парень, чёрные джинсы и т.п. на совершенно пустой сцене.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.הנה הוא. בחור קטן אחד, ג'ינס שחור על במה ריקה לחלוטין
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.هاهو هنا . شخص ضئيل الحجم , بنطال (جينز) أسود و ما شابه, على منصة فارغة تماما.
Bir ufak adam, siyah kot falan, tamamen boş bir sahnede.何もないステージに立っています あなたなら どこを見ますか?
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Ich bin einfach so misstrauisch. Ich lese viele Spionagegeschichten.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Ja som totiž veľmi podozrievavý. Čítam veľa detektívok a podobných vecí.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Jestem podejrzliwy. Czytam dużo powieści szpiegowskich.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Ker sem sumničav, berem veliko kriminalk in podobnega.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.제가 추리 소설을 많이 읽어서 의심이 많아요.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Leio muitos livros de espionagem e outros.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Оскільки я персона підозріла щодо цього всього. Я читав багато шпигунських романів та іншого.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.Т.к. я очень подозрительный. Я читаю множество шпионских романов.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.בגלל שאני חשדן כזה, אני קורא הרבה ספרי ריגול וכאלה.
Bir yığın casus romanı falan okurum ben.لأنني مشكك. قرأت الكثير من روايات التجسس وغيرها.

İlgili Sayfalar