"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."This is the famous Budweiser beer, we know of no other beer, blah, blah, blah."
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan.."Promise anything to her," "Promise her anything," and so on.
Kanunen sizin teklif yapmanız gerek falan filan.By law you've got to bid, and so on and so forth.
Falan, filan..."Show her you are a true villain.
Falan filan.Et cetera, et cetera.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1, 2, 3, 4 and so forth.
"Bilirsiniz, beklenmedik bir sey oldu mu, iyi misiniz?" falan filan.I said:
Yazdığımız zaman, 2.7 falan filan, biraz çirkin bir sayı. -This number is kind of ugly when you write it out, 2.7 whatever, whatever.
Şimdi diyebilirsiniz ki, Charles, sen bize yalan söylüyorsun ve falan filan, ama doğru değil.Now you say, Charles, you are really lying to us, and so on, but that's not true.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.One, it's a very attractive planet -- it just has the beauty of the rings and so on.
En büyük silahlarımız şaşkınlık, falan,filan,falan,filanOur chief weapon is surprise, blah, blah, blah, blah.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1, 2, 3, 4 eccetera eccetera.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1, 2, 3, 4 és így tovább.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1, 2, 3, 4 et ainsi de suite.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1, 2, 3, 4 etc.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1,2,3,4 i tak dalej.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1,2,3,4...처럼요.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1, 2, 3, 4 và cứ thế.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1, 2, 3, 4 y así sucesivamente.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1,2,3,4 и так далее.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1, 2, 3, 4 и т.н.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1,2,3,4 וכך הלאה.
1, 2 ,3, 4 falan filan.1، 2، 3، 4 وهكذا دواليك...
"1 bölü iks" artı falan filan gibi bir şey elde etmek ve iks, sonsuza yaklaştığı için,ستحصلون على شيئ مثل 1/x + شيئ ما، شيئ ما شيئ ما، ومن ثم يمكنكم ايضاً ان ترون، اوه، حسناً، نهاية
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,"네 맞아요, 저는 작가 시절에 이래저래 했지요."라는 말 대신,
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,"Oh ja, ik was toneelschrijver, en bla bla bla," zei ze: "Oh toneelschrijver.
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,במקום להגיד, "אה כן, הייתי מחזאית, וזה מה שבלה בלה בלה,"
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,بدلاً من أن تقول، "آه نعم، كنت كاتبة مسرحية و كذا و كذا و كيت،"
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,「劇作家と言えば みんな私が劇作家と知っているわね
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Az egyik, hogy csodálatos bolygó -- a gyűrűivel és egyebekkel nagyon szép.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.D'abord, c'est une planète très attirante, il y a ces magnifiques anneaux, etc.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.첫째, 아주 매력적인 행성이죠. 고리들이 아주 예쁩니다.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Primo, è un pianeta molto bello, ha proprio la bellezza degli anelli e così via.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Primul, este o planetă superbă -- are frumuseţea inelelor şi aşa mai departe.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Ten eerste is het een zeer aantrekkelijke planeet -- met de mooie ringen, enzovoorts.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Thứ nhất, đó là một hành tinh rất hấp dẫn - mang vẻ đẹp của những chiếc nhẫn.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.To bardzo ładna planeta, ma piękne pierścienie itd.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Uno, es un planeta muy atractivo -- tiene la belleza de los anillos y demás.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Zaprvé, je to velmi krásná planeta, má krásné prsteny či prstence a mnoho dalšího.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Zum einen ist der Planet sehr attraktiv, die Schönheit der Ringe und so weiter.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Прежде всего, это очень красивая планета — с учётом красоты её колец и всего такого.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.Първо, това е много атрактивна планета -- притежава красотата на пръстените и така нататък.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.האחד, הוא כוכב מאד יפה -- יופיין של הטבעות וכדומה,
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.الأول هو أنه كوكب جذاب و هي الجاذبية التي تعطيه إياها الحلقات.
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.とても美しいリングをもっています 科学者にとっても このリングは特別なんです
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Aceasta este vestita bere Budweiser, nu ştim de vreo altă bere, bla, bla, bla."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Ceci est la célèbre bière Budweiser, nous ne connaissons aucune autre bière, blablabla."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Das ist das berühmte Budweiser-Bier, wir kennen kein anderes Bier, bla, bla, bla."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Dit is het beroemde Budweiser bier, er is geen ander bier dat, bla bla bla..."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Esta é a famosa cerveja Budweiser, não há outra cerveja, blá, blá, blá,"
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Esta es la conocida cerveza Budweiser, la incomparable, bla bla bla".
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Ez a híres Budweiser sör, nem ismerünk más sört, blablabla."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."이것은 유명한 버드와이저 맥주이고, 유일한 .. 중얼 중얼..." 이라고 써 있는데
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Questa è la famosa birra Budweiser, non conosciamo nessun altra birra, bla, bla, bla."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Toto je slavné pivo Budweiser. Žádné jiné pivo bla, bla, bla."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Това е известната бира Бъдуайзър, ние друга бира не познаваме, бла, бла, бла."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Це знамените пиво Будвайзер, ми не визнаємо іншого пива, і т.д. і т.п..."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."Это знаменитое пиво Будвайзер, мы не признаём другого пива, и т.д. и т.п..."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."זאת בירת באדוויזר המפורסמת, אנחנו לא מכירים בירה אחרת, בלה, בלה, בלה."
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu."هذه بيرة "بادويزر" المشهورة، نحن لا نعرف بيرة غيرها، الخ ، الخ ، الخ"