Ana içeriğe geç
Sözlük
/
falan filan

falan filân

TR → EN

Tanım

•önem verilmeyen, hafifsenen kişi veya şey, estek köstek, filan falan, falan festekiz, falan feşmekân, falan fıstık
•Önem verilmeyen, hafifsenen şeyler için kullanılır
•Önem verilmeyen, hafifsenen kimse, şey

Etimoloji

Arapça

Örnek Cümleler

Falan filan.
Et cetera, et cetera.
Falan, filan...
"Show her you are a true villain.
1, 2 ,3, 4 falan filan.
1, 2, 3, 4 and so forth.
"Ona söz ver","Sözü ona ver", falan filan..
"Promise anything to her," "Promise her anything," and so on.
Kanunen sizin teklif yapmanız gerek falan filan.
By law you've got to bid, and so on and so forth.
En büyük silahlarımız şaşkınlık, falan,filan,falan,filan
Our chief weapon is surprise, blah, blah, blah, blah.
Yazdığımız zaman, 2.7 falan filan, biraz çirkin bir sayı. -
This number is kind of ugly when you write it out, 2.7 whatever, whatever.
"Bilirsiniz, beklenmedik bir sey oldu mu, iyi misiniz?" falan filan.
I said:
Birincisi, çok çekici bir gezegen -- halkaları çok güzel falan filan.
One, it's a very attractive planet -- it just has the beauty of the rings and so on.
"Bu meşhur Budweiser birasıdır, başka bira tanımayız, falan filan.." yazıyordu.
"This is the famous Budweiser beer, we know of no other beer, blah, blah, blah."
Şimdi diyebilirsiniz ki, Charles, sen bize yalan söylüyorsun ve falan filan, ama doğru değil.
Now you say, Charles, you are really lying to us, and so on, but that's not true.
falan filân ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod