ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1") zwraca Sheet1! R6C[ 4]
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1") επιστρέφει Sheet1! R6C[ 4]
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1") возвратит Sheet1! R6C[ 4]
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirADDRESS(6; 4; 2; FALSE; "Sheet1") は Sheet1!R6C[4] を返します
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Zošit1") vracia Zošit1! R6C[ 4]
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; « Аркуш1 ») повертає Аркуш1! R6C[ 4]
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirADDRESS(6; 4; 2; Faux; "Feuille1") renvoie Feuille1! R6C[4]
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirADDRESS(6; 4; 2; Onwaar; "Werkblad1") geeft Werkblad1!R6C[4] terug
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirADDRESS( 6; 4; 2; невярно; Лист 1) връща Лист1! R6C[ 4]
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirmin( 12; 5; 7) = 5
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirO ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Folha1") devolve Folha1! R6C[ 4]
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderir("גיליון1"; ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE מחזירה [4] R6C! גיליון1
ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1"), Sheet1! R6C[ 4] değerini gönderirالدالة ADDRESS( 6; 4; 2; FALSE; "Sheet1") ترجع Sheet1! R6C[ 4]
Adım Falzonberg; şakalarımı geri istiyorum.내이름은 펠젠버크야. 내 농담을 다시 받으러 왔다
Adım Falzonberg; şakalarımı geri istiyorum.Me llamo Falzonberg, quiero mis chistes de vuelta
Adım Falzonberg; şakalarımı geri istiyorum.Namaku adalah Falzonberg; Aku ingin leluconku kembali,
Afganistan'a UNAMA ve WHO ve sivil toplumlar falan yardımcı olabilecek miydi?Működhet-e ez Afganisztánban, összefogva az UNAMA-val, a WHO-val, a civil társadalommal, stb., stb.?
Afganistan'a UNAMA ve WHO ve sivil toplumlar falan yardımcı olabilecek miydi?Zou het in Afghanistan met UNAMA, de WGO en de civiele samenleving, enz. kunnen aanslaan?
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,"네 맞아요, 저는 작가 시절에 이래저래 했지요."라는 말 대신,
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,"Oh ja, ik was toneelschrijver, en bla bla bla," zei ze: "Oh toneelschrijver.
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,במקום להגיד, "אה כן, הייתי מחזאית, וזה מה שבלה בלה בלה,"
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,بدلاً من أن تقول، "آه نعم، كنت كاتبة مسرحية و كذا و كذا و كيت،"
"ah, evet oyun yazarıydı falan filan" demek yerine,「劇作家と言えば みんな私が劇作家と知っているわね
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Ămm, hai să-l luăm de aici."
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Eh... vámonos".
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Heu, on l'emmène."
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."어어, 애를 데려갑시다."
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Musimy już iść".
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar."Uh, prendiamolo".
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar.היי, מה ההבדל?
"Ah, hadi oğlum gidelim." falan diyorlar.يجب أن نبعد صغارنا عنه
Ailen İngiliz falan mıydı?Ouah. Euh.
AisleRiot İskambil Falıסוליטייר AisleRiot
AisleRiot İskambil Falıصولتار آيسل رايوت
AisleRiot oyunu, İskambil Falı kart motoru ile pek çok farklı oyunun oynanabilmesine olanak verir.AisleRiot מספק מנוע קלפים מבוסס חוקי סוליטר שמאפשר משחק בהרבה משחקים שונים.
(Alkış) Bir dakikamız falan var.一分ほど時間が余りました。
Allahtan yerimi falan bildirmiştim. Ama beni göz altına aldılar.תודה לאל. הודעתי על המיקומים וכל השאר.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Berkat Tuhan, saya dapat mengumumkan lokasi dan segalanya.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Cảm ơn Chúa, tôi đã có thể thông báo được địa điểm và mọi thứ.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Dieu merci, j'avais annoncé les lieux de manifestations et tout.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Gelukkig had ik de plaatsen en zo aangekondigd.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Gottseidank habe ich den Ort bekannt gegeben.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Graças a Deus, eu anunciei os locais e tudo.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Gracias a Dios anuncié el lugar y todo.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Grazie al cielo sono riuscito a comunicare luogo ed altro.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Hála Istennek nyilvánosságra hoztam a helyszínt, mindent.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.다행스럽게도, 저는 소재와 모든 것을 밝혔습니다.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Slavă Domnului că anunțasem locația și totul.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Tacka Gud att jag tillkännagav plats och allt.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Vďaka bohu som oznámil polohu a všetko.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Zdążyłem ułożyć plan, miejsca i wszystko inne.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Δόξα το Θεό ανακοίνωσα τις τοποθεσίες και τα πάντα.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Слава богу, че обявих местоположенията и всичко останало.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.Слава Богу, я сообщил свое местонахождение.
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.بعد الإعلان عن أماكن التجمعات في جمعة الغضب
Allahtan yerimi falan bildirmiştim.それでも彼らは私を拘束しました
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ale ten člověk zmizel, a peníze mi nedal.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ale ten človek zmizol, a peniaze mi nedal.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Maar, de man is verdwenen, en ik heb dus geen geld gekregen.
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.Ma l'uomo č sparito e non mi ha dato il denaro.