Ana içeriğe geç
Sözlük

fakirlik ile cümle

fakirlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fakirlik ayıp değildir.There is no disgrace in being poor.
Fakirlik onun çalışmalarına devam etmesini engelledi.Poverty prevented him from continuing his studies.
Tom hiç fakirlik çekmedi.Tom never was poor.
45 milyondan fazla Amerikalı fakirlik içinde yaşıyor.More than 45 million Americans live in poverty.
Bu kitabın tavsiyelerini izleyerek, kendimi fakirlikten kurtarabilirdim.By following this book's advice, I was able to pull myself out of poverty.
Allison aşırı fakirlik yüzünden aile bireylerinin ölümlerine şahit oldu.Allison had witnessed family members die because of the extreme poverty.
Fakirlik içinde büyürken alkolik ve kötü bir baba ile yaşadı.He grew up in poverty with an abusive, alcoholic father.
"Carmen" ve "Diego Hagmann" gibi dostları sayesinde fakirlikten kurtuldu.Her friends "Carmen" and "Diego Hagmann" protected her from poverty.
Fakirlikle büyüdü.He grew up poor.
Ülkede fakirlik nedeniyle çocuk işçiliği sık gözlenen bir durumdadır.Rural poverty is frequently overlooked.
Ancak fakirlik herhangi bir eğitim almasını engellemekteydi.It was important that every child maintain their education.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Struggling out of poverty.
Libya’da fakirlik falan yok."We are not in Libya to arm people.
Günümüzde işsizlik oranı yaklaşık % 40 olup, fakirlik oranı daha da yüksektir.The educational percentage here is about 40% but gradually increasing.
Yaşamının son yıllarını sefalet ve fakirlik icinde geçirmistir.His final years were lived in poverty and misery.
Bu kadar fakirlik, açlık yeter.Enough time being poor, starving.'
Ama fakirlikle olan problemimiz bunun gibi değil.And the problem of poverty is not like that.
1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor.One billion people live in abject poverty.
Savaş, fakirlik ve açlıktan arınmış bir dünya yaratamıyoruz.We cannot build the world free of war, poverty and hunger.
Tipik bir felaket hikayesi: hastalık, yolsuzluk, fakirlik.A typical disaster story: disease, corruption, poverty.
Bu günlerde buna fakirlik diyoruz.We call that poverty these days.
Fakirlikte yaşayan insanlarsa daha da fazla, halkın altıda biri fakirlik içinde yaşıyor.There are more people in poverty, one out of six people in poverty.\
Çin, geçtiğimiz 30 yıldan bu yana, dünyanın en büyük fakirlik karşıtı duruşunu sergilemiştir.China is the world's greatest anti-poverty program over the last three decades.
Yüz milyonlarca ve milyarlarca insanın fakirlikten çıkmasını?And how hundreds of millions and billions is coming out of poverty in Asia?
Bu derin bir fakirlik değil.It's not deep poverty.
Onlarin, hayatlari boyunca fakirlik cekmelerini istemiyorum.I don't want them to spend their whole lives in poverty.
Aids, sıtma, fakirlik ve eğitimsizlik.HlV, malaria, poverty, not going to school.
Peki, fakirlik mi?So, is it poverty?
Fakirlikten kurtulmalarının tek yolu bu girişim ruhunu canladırmak.The only way out of poverty is through business enterprise.
Başka türlü fakirlikten kurtulmalarına imkan yok.Otherwise they'll never get out of poverty.
Bazen yeterince yemek bulamıyorlar bile. ve fakirlik sınırının altında yaşıyorlar.Sometimes they don't even have enough food, and they live below the poverty line.
HIV ve AIDS, fakirlik ya da savaştan bahsediyor.HlV and AlDS, poverty or war.
Hayal edin; doğrudan mobil ödemelerin; aileleri; aşırı fakirlikten kurtarmaya yardım edebildiğiniImagine if direct mobile payments could help lift families from extreme poverty
Aşağıda hastalık ve fakirlikSickness and poverty down here wealth and boisterous good health up there.
Fakirlik artmakta ve zenginlerle fakirler arasındaki uçurum büyümekte.Poverty is on the rise and the gap is widening between the rich and the poor.
Fakirlik düzeyleriyle ilişkisi yoktu.It did not correlate with the poverty levels.
İnsanları fakirlikten kurtarırsınız.You get people out of poverty.
Fakirlik, savaş ve hastalıkla mücadele etmenin yeni, daha iyi yollarını bulmalıyız.We need new ways, better ways, to cope with poverty, wars and disease.
Yüzlerce gönderiyor insanlar fakirlik milyonlarca.It's sending hundreds of millions of people into poverty.
Fakirlik, onlar hakkındaki tek hikayemdi.Their poverty was my single story of them.
Fakirlikten çekip almaya yardım etmemiz gerekir.We need to help to lift them out of poverty.
Fakat Afrika'nın mineral zenginliği, insanlarının fakirlikten... ...kurtarılması için kullanılmıyor.But the mineral wealth of Africa is not being utilized to lift its people out of poverty.
Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin.Do not abandon your children out of fear of poverty.
Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size çirkin -hayasızlığı emrediyor.Satan threatens you with want, and orders you (to commit) shameful acts.
Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder.Satan threatens you with want, and orders you (to commit) shameful acts.
Eğer fakirlikten korkarsanız, bilin ki Allah dilerse sizi bol nimetiyle zenginleştirecektir.And if you fear poverty, God will enrich you from His grace, if He wills.
Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da sizi de biz besliyoruz.Slay not your children, fearing a fall to poverty, We shall provide for them and for you.
Şeytan sizi fakirlikle korkutup çirkin çirkin şeylere teşvik eder.The devil promiseth you destitution and enjoineth on you lewdness.
Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırıyoruz.Slay not your children, fearing a fall to poverty, We shall provide for them and for you.
Günümüzde işsizlik oranı yaklaşık % 40 olup, fakirlik oranı daha da yüksektir.40 %; die Armutsrate ist noch größer.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Das zweite große Ziel sei die Überwindung der weltweiten Energiearmut.
Cantor 1913'te emekliye ayrıldı, ve I. Dünya Savaşı koşulları yüzünden fakirlik içinde yaşamaya başladı.1913 ging Cantor in Pension, während des Ersten Weltkrieges litt er an Armut und Mangelernährung.
Yedinci makamı, şevktir ve fakirliktir.7. Perg, Erdwohnung und Erdstall.
Halk fakirlik ve sefalet içinde yaşar.Die Brüder lebten in Armut und Einfachheit.
Ancak fakirlik herhangi bir eğitim almasını engellemekteydi.Bildung war die einzige Chance, der Armut zu entkommen.
10 kardeşi ile birlikte fakirlik içinde yaşıyorlardı.Mit seinen neun Kindern lebte er in bestürzender Armut.
Odak noktası güç, fakirlik ve uluslararası su krizi üzerineydi.Die Gießhütte überstand Inflation und Weltwirtschaftskrise.
Fakirlik içinde büyürken alkolik ve kötü bir baba ile yaşadı.Il a grandi dans la pauvreté avec un père abusif et alcoolique.
"Carmen" ve "Diego Hagmann" gibi dostları sayesinde fakirlikten kurtuldu.Ses amis Carmen et Diego Hagmann la préservent de la pauvreté.
Libya’da fakirlik falan yok.Nous ne sommes pas en guerre avec la Libye.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod