Benim için bu, fakirlerle, dezavantajlılarla,وهذا يعني بالنسبة لي قضاء وقتٍ أكبر في التفكير والتحدث
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Cabe-nos a nós mudar as coisas de modo a que os pobres também tenham uma escolha.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.C'est à nous de changer les choses pour que les pauvres aient à leur tour la possibilité de choisir.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.De omslag moet van ons komen, zodat de armen ook een keus hebben.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Depende de nosotros cambiar las cosas para que los pobres también tengan una opción.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Depinde de noi să schimbăm lucrurile în așa fel încât să poată alege și cei săraci.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Es liegt an uns, Dinge zu verändern, damit auch die Armen eine Wahl haben.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.그들도 선택할 수 있게 해야 합니다.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Nó tùy thuộc vào việc chúng ta có thay đổi để người nghèo cũng có thể chọn lựa.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Rajtunk múlik, hogy meg tudjuk-e adni nekik a választás esélyét.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Tocca a noi cambiare le cose perché anche i poveri possano scegliere.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.To my możemy wprowadzać zmiany, tak by oni też mieli wybór.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Εμείς πρέπει να αλλάξουμε τα πράγματα, έτσι ώστε να δωθεί αυτή η επιλογή και σε αυτούς.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Ние можем да променим нещата така, че бедните да имат избор също.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Це ми повинні змінити ситуацію так, щоб вони отримали таку можливість.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.Это мы должны изменить ситуацию так, чтобы такая возможность у них появилась.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.כדי שגם לעניים תהיה בחירה.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.وبالتالي يكون لدى الفقير خيارا أيضا.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.ルーツ&シューツ グループでは3つのプロジェクトを選びます
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Algo que empieza a aligerar una gran carga que afecta a los pobres del mundo.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.A to zvedne velké břímě z ramen světové chudiny.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Dan hal tersebut akan mulai mengangkat sebuah beban berat dari orang-orang miskin di dunia.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.E isto reduz as dificuldades da população mais pobre.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.En dat zal een zware last lichten van de armen in de wereld.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.E questo comincia a sollevare un pesante fardello dalle spalle dei poveri.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Et cela commence à enlever un lourd fardeau qui pèse sur les pauvres de notre planète.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Ez pedig nehéz terhet vesz le a világ szegényeinek válláról.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.그리고 이것은 전 세계의 저소득층의 큰 짐 하나를 덜어줄 것입니다.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Şi asta va ridica sarcina grea de pe sărăcia mondială.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.To pomoże usunąć brzemię obciążające najbiedniejszych.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.To zníži obrovskú tiahu celosvetovej chudoby.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Und das wird für die Ärmsten der Welt eine große Entlastung bedeuten.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Và nó dần nhấc bỏ gánh nặng của tầng lớp người nghèo.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Vilket lyfter en tung börda från världens fattiga.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.Και αυτό αφαιρεί ένα μεγάλο φορτίο, από τους φτωχούς του πλανήτη.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.А това започва да облекчава товара на бедните по света.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.И это снимет тяжелейшую ношу с мировой бедноты.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.І це зніме важку ношу зі світової бідноти.
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.וזה מתחיל להוריד נטל כבד על עניי העולם
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.ويبدأ ذلك في إزاحة عبء ثقيل عن فقراء العالم
Bu da dünyadaki fakirlerin sırtından ciddi bir yükü kaldırmaya başlar.取り除くことになります 第二点。人口減少は労働力不足を
Bu sadece ishale özgü değil. Sadece Hindistan'daki fakirlerle bile özgü değil.No es ni siquiera algo único en la gente pobre de India.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.A mély szegénységben élőknek nincs választásuk.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Cei foarte săraci nu pot alege.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.De allerarmsten hebben geen keus.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Die ganz Armen haben keine Wahl.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.I più poveri non possono scegliere.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.극빈층은 선택할 수가 없습니다. 우리가 변화를 만들어서
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Les très pauvres n'ont pas le choix.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Los muy pobres no tienen opción.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Những người bần cùng không có lựa chọn.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Os muito pobres não têm escolha.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Ubodzy nie mają wielkiego wyboru.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Οι πολύ φτωχοί δεν έχουν αυτή την επιλογή.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Але бідняки немають можливості вибирати.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Много бедните нямат избор.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.Но у бедняков нет возможности выбирать.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.לעניים מאוד אין בחירה. אנחנו צריכים לשנות דברים
Çok fakirlerin seçim şansı yok.الفقير جدا ليس لديه خيار. الأمر متروك لنا لتغيير الأمور
Çok fakirlerin seçim şansı yok.それによって貧しい人達も選べるようになるんです