Ana içeriğe geç
Sözlük

fakirler ile cümle

fakirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kitaplarda zenginlere kızan yazar, fakirleri övecekti.كما كان ناقماً على الأغنياء مادحاً للفقراء في تلك الكتب.
Bu şahıs fakirlere yemek verir onları doyururmuş.كان يسرق ليطعم الفقراء ويحسن إليهم.
Je crois en Dieu. » ("Fakirlere 50.000 frank bırakıyorum.Em seu testamento, ele especificou: "Dou cinquenta mil francos aos pobres.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Era a teriaga dos pobres.
Nero’un eylemleri fakirlerin ekonomik durumlarına yardım etmeyi amaçlıyordu.As suas ações eram encaminhadas a melhorar a situação econômica dos pobres.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Ajudava também jovens moças órfãs e viúvas pobres.
Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, karılar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle savaştadırlar...Ricos entram em conflitos com os pobres, adolescentes com seus pais, esposas com seus maridos.
Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.Ele é um "Robin Hood ", que se supõe ter roubado dos ricos para dar aos pobres.
Bir yetimhane ve fakirlere yardım ve destek evi.Proprietária, beneficiária, protectora dos pobres e das crianças órfãs e abandonadas.
İmparatorluk döneminde zayıf ve fakirlere karşı hayırseverlik en yüksek seviyelere erişmiştir.No presente, existe no santuário um centro de acolhimento aos mais pobres e incapacitados.
Ayrıca, sosyal konuları işledi, fakirlerin zorlu çalışma şartlarına dikkat çekti.E, você sabe, ele estava liberando a pressão sobre as dificuldades do trabalho.
“Ümmü’l-Mesâkîn” (fakirler anası) lakabıyla anılan Zeynep b.Daarbij konden zij vaststellen dat de lagen A en B ouder waren dan Troje I (ca.
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.De bende besteelt enkel de rijken en deelt de buit uit aan de armen.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Szczególnie opiekował się biednymi.
Kendisi çok bir mütevazı ve hatta fakirlere layık bir hayat yaşamaya başladı.Rodzina żyła w skromnych, wręcz biednych warunkach.
Ardından tavuk kesilir ve oruç öncesi öğün olarak fakirlere verilir.Ptak był potem zabijany, a mięso przekazywane biednym.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Uznawany jest również za opiekuna ludzi biednych, patrona wdów i sierot.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Framför allt svarta män drabbades.
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.Я тільки брав від багатих і давав бідним.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Лазаря, яке займалося допомогою сиротам та вдовицям.
Tabhane: Fakirlerin barındığı hayratlardır.Люди Малдуна захоплюють тих, хто вижив.
Zengin olsam fakirlere yardım ederim.Якби я був багатий, я б допомагав бідним.
Zengin olsam fakirlere yardım ederim.Якби я була багатою, я б допомагала бідним.
O, fakirlere yardım etti.Вона допомагала бідним.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Vybíral si hlavně chudé.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Slušelo se také ochraňovat slabé a pomáhat vdovám a sirotkům.
Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.Robin Hood je archetyp anglického lidového hrdiny, který bohatým bere a chudým dává.
Nero’un eylemleri fakirlerin ekonomik durumlarına yardım etmeyi amaçlıyordu.Ahrens este angajată în acțiuni de ajutorare a oamenilor săraci.
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.Legenda spune că el lua de la bogați și dăruia celor săraci.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Támogatta az árvákat és az özvegyeket.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.A betegség leginkább a szegények közül szedte áldozatait.
Nero’un eylemleri fakirlerin ekonomik durumlarına yardım etmeyi amaçlıyordu.Ödön jövedelmét a szegények segítésére adta.
Adı geçen kumaş, fakirlerin soğuk gecelerde kullandığı bir çeşit büyük kare örtüdür.A három kutyás éjszaka egy aborigó kifejezés a nagyon hideg éjszakára.
Fakirler zekât vermek zorunda değildirler.Toisaalta köyhiä ei haluta jättää ilman apua.
O, fakirlerin bir dostudur.Hän on köyhien ystävä.
Papazları tekrar hasta ve fakirler tarafını tutan kişiler olmaya çağırdı.Οι αδελφότητες εκείνες αναλάμβαναν τη περίθαλψη των φτωχών και ασθενών.
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.Εκείνος δίνει τα πλούτη του στους αγαθούς και τους κακούς τους κάνει φτωχούς.
Örgüt FESK (Fakirlerin ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri) adı altında bir yapıya sahiptir.Stednavnet er sammensat af wāpæn (sml oldnordisk vápn) for våben og -næs.
Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.Robin kjemper for de fattige med å stjele penger fra de rike og gi til de fattige.
Bir yetimhane ve fakirlere yardım ve destek evi.Det var et barnehjem for foreldreløse og fattige jenter.
Mescidin Suffa denilen bir bölümü fakirlere ayrılmıştı.Et poeng var at maten skule deles med de fattige.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Ia terlibat di dalam sejumlah organisasi sosial untuk para janda, yatim piatu dan yang miskin.
Burada Rio’nun gecekondu mahallelerinde fakirlerle birlikte çalıştılar.当地で、彼らはリオのスラム街で貧民とともに働いていた。
“Ümmü’l-Mesâkîn” (fakirler anası) lakabıyla anılan Zeynep b.ただし,A が所望のもの(回路など),B が対象のものとする。
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.特に富裕層に支持されている。
Fakirlere yönelik bir ikiyüzlülük ve boyun eğdirme ortamı yaratılmıştır.しかし貧乏ゆえの卑しさには縁遠い、廉直な人柄である。
Fakirler zekât vermek zorunda değildirler.子供たちは生きいきとして屈託がない。
Je crois en Dieu. » ("Fakirlere 50.000 frank bırakıyorum.^ 「邪宗の徒、誅戮せらるること二五万人余に及ぶべし」。
Ahameniş hakimiyeti döneminde Yahudilerden en fakirleri fakat en ateşlileri Yahudiye'ye geri döndü.在阿契美尼德王朝期间,流亡者中最贫穷但最热切的人返回到犹大王国/以色列地。
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.尤其厌恶弱者。
“Ümmü’l-Mesâkîn” (fakirler anası) lakabıyla anılan Zeynep b.他有一顆伴星,天狼星B,是一顆白矮星。
Bir yetimhane ve fakirlere yardım ve destek evi.它原是貧窮兒童的收納/孤兒院。
Burada Rio’nun gecekondu mahallelerinde fakirlerle birlikte çalıştılar.并曾经到罗马周边的贫困农村从事志愿工作。
Hedonizmin keşfi, toplumsal düzenin artık fakirleri istemediği anlamına geliyor.但是道曼诺维奇明白这并没有触动根本的社会制度。
Kesilen bölgede çok yoksul varsa tamamı fakirlere dağıtılmalıdır.如果你是一个地狱里的穷人,你就缺德。
Zekât: Fakirlere dağıtılmak üzere belirli gelir grubuna sahip insanların gelirinden yaptığı yardım.그는 가난한 백성들을 위해 자신의 많은 재산을 기부함으로써 훌륭한 군주로 거듭났다.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.그녀는 불행한 사람들, 특히 고아들을 돕고 있다.
Mescidin Suffa denilen bir bölümü fakirlere ayrılmıştı.תשורות שקיבל חילק אחמד לעניים.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.להשתדל בעזרה לנישואי יתומים ויתומות ובני עניים.
Zita ile ilgili anlatılan bir hikâyede onun kendi ve efendilerinin yiyeceklerini fakirlere verdiği söylenir.Един анекдот разказва случка, в която Зита раздала цялата си храна, или тази на господаря си, на бедните.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod