Ana içeriğe geç
Sözlük

fakirler ile cümle

fakirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece Hindistan'daki fakirlerle bile özgü değil.It's not even unique to poor people in India.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.And very poor people -- they couldn't afford to buy food from elsewhere.
Çok fakirlerin seçim şansı yok.The very poor have no choice.
Bir şeylerin değişip fakirlerin de bir şanslarının olması bize bağlı.It's up to us to change things so that the poor have choice as well.
Devlet okulları yoluyla cehaleti yayan ve fakirleri yurtdışına ölmeye gönderen kim?Who spreads ignorance through public schools and sends the poor to die overseas?
Fakirlik artmakta ve zenginlerle fakirler arasındaki uçurum büyümekte.Poverty is on the rise and the gap is widening between the rich and the poor.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.And we also know that most of them were or are very poor -- did not live for very long.
Zenginler her zaman fakirlerin omuzlarında oturur ve yaşarlar.It says that the rich are always sitting on the shoulders and survive on the shoulders of the poor.
Fakirlerin kafası var mı? bacakları, ağızları ve elleri var mı?Do poor have heads? Do poor have legs, mouth and hands, but no head?
Yani bu fakirler için son derece adaletsiz bir durum.So it's extremely unfair towards the poor.
Isa'nin dislanmis kimselere, fakirlere yardim etmenin uzerinde durdugunu soyluyorlar.So, they say Jesus did talk a lot about helping the outcasts, helping poor people.
- O çorba fakirler için.- Verdade? Nunca havia ouvido isso...
Fakirlerin yegane fonksiyonu da orta sınıfı korkutmak.The poor are there, just to scare the shit out of the middle class.
Ve bende cevap verdim, "herbie bu benim fakirler için eğitim merkezi anlayışım"And I said, "Herbie, this is my concept of a training center for poor people."
Evvela, o gemi, denizde çalışan birtakım fakirlere ait idi.That boat belonged to poor people who used to toil on the sea.
Fakirleri doyurmaz, onların ihtiyaçlarıyla ilgilenmezdik.And did not feed the needy,
Eğer onu fakirlere gizlice verirseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır.But if you keep it secret, and give it to the needy in private, that is better for you.
De ki: Maldan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır.Say, "Whatever you give should be for parents, close relatives, orphans, the needy, and travellers.
Türkiye'de Ramazan: fakirler, zenginler ve küstahlarRamadan in Turkey: the poor, the rich and the defiant
Daha sonra da kurban eti aile, arkadaşlar ve fakirler arasında dağıtılıyor.He then distributes the meat to family, friends and the poor.
Satışın cezası yasaklanan ürünlerin tamamının fakirlere verilmesi idi.The punishment for transgressing the decree was forfeiture of all the forbidden product to the poor.
Ve fakirlerin beslenmesini savunmaz.And does not advocate the feeding of the poor.
Kral ve en güçlü adamlar kısrak sütü, fakirler ve köleler bal likörü içer. ...The king and the most powerful men drink mare's milk, the poor men and the slaves drink mead. ...
Kara Ölüm gibi engeller karşısında fakirlere yardım etme mücadelesini anlatıyor.It depicts his struggle to help the poor in the face of obstacles such as the Black Death.
Koyun kurban edilir, eti akraba, komşu ve fakirlere dağıtılır.Sheep are sacrificed and the meat is distributed to relatives and neighbours and given to the poor.
Yüksek vergiler fakirlere yardım eder.Hohe Steuern helfen den Armen.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Er war vor allem für die ärmere Bevölkerung gedacht.
Zengin insanlar, ilginçtir ki, fakirlerden daha cimridir.Curieusement, les gens riches tendent à être plus radins que les pauvres.
Tom fakirlere yardım ederdi.Tom aidait les pauvres.
Tom fakirlere yardım etmiyordu.Tom n'aidait pas les pauvres.
Fakirlere yardım etmezdi.Elles n'aidaient pas les pauvres.
Fakirlere yardım ettin.Tu as aidé les pauvres.
Tom fakirlere yardım etti.Tom a aidé les pauvres.
Tom fakirlere yardım eder.Tom aide les pauvres.
Tom fakirlere yardım etmez.Tom n'aide pas les pauvres.
Tom fakirlere yardım edecek.Tom aidera les pauvres.
Fakirlere yardım etmeyeceğim.Je n'aiderai pas les pauvres.
Tom fakirlere yardım etmeyecek.Tom n'aidera pas les pauvres.
Je crois en Dieu. » ("Fakirlere 50.000 frank bırakıyorum.Dans son testament, il spécifiait : « Je donne cinquante mille francs aux pauvres.
Bu şahıs fakirlere yemek verir onları doyururmuş.Il aidait les orphelins, et nourrissait les pauvres.
Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.Sorte de Robin des Bois japonais, il vole les riches pour distribuer aux pauvres.
Sefiller ve fakirler toplumdan ayıklanır.Les faibles, les peureux sont très vite exclus de la vie en société.
Depresyon zenginler içindir. Fakirler sabah kalkıp işe gider.La depresión es para los ricos. Los pobres se levantan por la mañana y van a trabajar.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Estaba dedicada a las más pobres.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Se dice que protegía a los huérfanos, a las viudas y a los pobres.
Ardından tavuk kesilir ve oruç öncesi öğün olarak fakirlere verilir.Il pollo viene poi cucinato e donato ai poveri per la consumazione del pasto prima del digiuno.
Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, karılar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle savaştadırlar...Conflitti fra ricchi e poveri, adolescenti e genitori, mogli e mariti, insegnanti e studenti.
Fakirler zekât vermek zorunda değildirler.Non sai tu che gli Spiriti non hanno il sedere?
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Svolse il suo ruolo pastorale aiutando vedove e orfani.
22:11 Tarlanın bir köşesini devşirmeyip burayı fakirlere bırak Lev.22:11 239-120P - Lascia un angolo del campo non raccolto per i poveri. - Lev.
Hedonizmin keşfi, toplumsal düzenin artık fakirleri istemediği anlamına geliyor.Deng pose in risalto l'idea che socialismo non significa povertà condivisa.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Maggiormente colpita fu soprattutto la gente povera.
Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, karılar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle savaştadırlar...Богатые конфликтуют с бедными, подростки — с родителями, жёны — с мужьями, а учителя — с учениками.
Dindar bir kişiliğe sahip olan Gevher Şad, halk tarafından sevilen, fakirlere yardım eden bir şahsiyetti.Мы потеряли настоящего государственного деятеля, человека, который искренне любил бедняков.
Elde edilen et üç eşit parçaya bölünür; üçte biri kurban kesenin akrabalarına, üçte biri fakirlere dağıtılır.Одну часть оставляют для пищи, вторую раздают в качестве милостыни, а третью — в качестве дара.
22:11 Tarlanın bir köşesini devşirmeyip burayı fakirlere bırak Lev.23:22 Не подбирать упавшие колоски, оставляя их беднякам 212 Ваик.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Она также помогала бедным жителям города, вдовам и сиротам.
Nasreddin Hoca - Filozof, şair, zenginlere karşı fakirleri savunan kişi.Ходжа Насреддин — бродяга, поэт, философ, защитник обездоленных, враг угнетателей.
Şiddete de başvurarak zenginlerin mallarına el koyar ve fakirlere dağıtır.Забирает вещи у богатых и отдаёт бедным.
Mescidin Suffa denilen bir bölümü fakirlere ayrılmıştı.Награбленное Арсен раздавал беднякам.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod