Ve bu çeyrek milyon, Sao Paulo'nun en fakirlerinden.背景のリナックス・ペンギンがかわいいですね
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.A to ubodzy ludzie, których nie stać na jedzenie sprowadzane skądinąd.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Ce sont des gens très pauvres -- qui n'avaient pas les moyens d'acheter de la nourriture ailleurs.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.És mind nagyon szegények - nem tehetik meg, hogy máshonnan vásároljanak ételt.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Gente molto povera, che non aveva soldi per comprarsi da mangiare.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Heel arme mensen die geen voedsel van buitenaf konden betalen.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.그들은 극도로 가난합니다. 음식을 사올 여력조차 없지요.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.São pessoas muito pobres que não podem comprar alimentos vindos de fora.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Sunt oameni foarte săraci care nu-și pot permite să-și cumpere mâncarea din altă parte.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Und es sind sehr arme Menschen - sie könnten sich keine Nahrungsmittel von außerhalb leisten.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Và đó là những người dân rất nghèo - họ không đủ tiền để mua thức ăn ở nơi khác.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Y son personas muy, muy pobres -- ellos no podían costearse comprar comida de otro lado.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Οι φτωχοί άνθρωποι- δεν μπορούσαν να αγοράσουν τρόφιμα από πουθενά αλλού.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Дуже бідні люди, вони не мають змоги купити собі їжу.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.И много бедни хора -- те не могат да си позволят да си купят храна от другаде.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.Очень бедные люди, у них нет денег, чтобы купить еды.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.והאנשים עניים ביותר -- הם לא יכלו להרשות לעצמם לקנות מזון ממקורות אחרים.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.والناس الفقراء جدا -- ليس لديهم القدرة على شراء الغذاء من أي مكان آخر.
Ve bunlar çok fakirler--başka yerden yemek almaya yetecek güçleri yoktu.これをきっかけにテイクケア・プログラムを起こしました
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.Ed avremo ragazzi della scuola superiore che coltiveranno orchidee Phalenopsis nel mezzo del ghetto.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.És középiskolás gyerekek phalaenopsis orchideákat fognak növeszteni a belvárosban.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.고등학교 애들 데려다가 도시 중심가 한복판에서 팔라이놉시스 난을 키우는 거죠.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.Młodzież chodząca do szkoły średniej będzie hodować storczyki w samym środku zaniedbanej części miasta.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.Şi vom avea liceeni care vor creşte phalaenopsis orchids în centrul oraşului.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.Und wir werden Schüler haben die Phalaenopsis Orchids inmitten der Innenstadt anbauen.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.We gaan middelbare scholieren phalaenopsis-orchideeën laten kweken midden in de binnenstad.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.Y vamos a tener jóvenes de la secundaria cultivando orquídeas phalaenopsis en medio de un barrio marginal.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.Деца от гимназията ще отглеждат орхидеи в центъра на града.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.Мы хотим учить ребят из старшей школы, которые выращивают фаленопсисы (орхидеи) в центре гетто.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.ותלמידי תיכון יגדלו סחלבי בן-הפרפר בלב מרכז הפשע העירוני.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.وسيكون لدينا اطفال في الثانوية يربون بساتين الاوركيد داخل وسط المدينة.
Ve lise öğrencisi çocuklarımız fakirlerin yaşadığı bu bölgede phalaenopsis orkideleri yetiştirecekler.胡蝶蘭という蘭を このインナー・シティで育てさせます そして大型の小売食品会社と提携し
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.E será sempre o escalão mais pobre da sociedade que sofrerá com isso.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.Es wird immer die unteren Schichten der Gesellschaft geben, die den Kürzeren ziehen.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.Et qu'il y aura toujours des laissés pour compte de la société qui n'auront que des miettes.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.Ja tulee aina olemaan köyhiä yhteiskunnan osia jotka saavat lyhyen tikun.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.그래서 항상 손해를 보는 불쌍한 사람이 있다
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.Och det kommer alltid finas utsatta i samhället som drar det kortaste strået.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.Og der vil altid være fattige folk i samfundet, som trækker det korteste strå.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.Vedno bodo obstajali revni družbeni razredi, ki bodo potegnili krajši konec.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.Y siempre existirán en la sociedad, quienes sufran estos efectos.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.Και για αυτό πάντα θα υπάρχουν φτωχές τσέπες στην κοινωνία που θα τραβάνε το ζόρι.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.И винаги ще има бедни прослойки на обществото, които са "на топа на устата"
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.И всегда будут бедные и нищие.
Ve tolumda kısa çubuğu çeken fakirler daima olacaktır.وسيكون دائما هناك فقراء في المجتمع ,يحصلون على النهاية القصيرة للعصا
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.Dále víme, že většina z nich byla či je velmi chudá -- a nežila dlouho.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.E sappiamo anche che la maggior parte era o è molto povera -- non ha vissuto a lungo.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.És azt is tudjuk, hogy legtöbbjük nagyon szegény volt, vagy még ma is az -- és hogy nem éltek túl sokáig.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.E também sabemos que a maioria delas era ou é muito pobre, não viveu muito tempo.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.Et nous savons aussi que la plupart d'entre eux étaient ou sont très pauvres, ne vivaient pas très vieux.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.그들은 오래 살지 못할 정도로 가난했었거나 가난하다는 것을 알고 있죠.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.Mai știm că majoritatea au fost sau sunt foarte săraci - și nu au trăit prea mult.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.Og vi ved også at de fleste af dem var eller er meget fattige -- lever ikke særligt længe.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.Und wir wissen auch, dass die meisten davon sehr arm sind oder waren -- und nicht lange gelebt haben.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.Và chúng ta cũng biết rằng có có những người đã và đang rất nghèo -- đã không sống được thọ.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.We weten ook dat de meesten van hen zeer arm waren of zijn en dat ze niet erg oud werden.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.Wiemy też, że większość z nich była lub jest bardzo biedna i nie żyła zbyt długo.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.Y también sabemos que la mayoría eran o son muy pobres... ...y no vivieron mucho tiempo.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.Είναι γνωστό επίσης ότι οι περισσότεροι απ' αυτούς ήταν ή είναι πολύ φτωχοί - η ζωή τους ήταν μικρή.
Ve yine biliyoruz ki, bu insanlarin bir cogu fakirler yada fakirdiler. cok uzun yasamadilar.И също така знаем, че повечето от тях са били, или са много бедни -- не са живели много дълго.