Elbette fakir insanların da en azından elektriğe kavuşacağını umud ediyoruz.Wir hoffen, dass die armen Menschen elektrisches Licht bekommen.
Elbette fakir insanların da en azından elektriğe kavuşacağını umud ediyoruz.Και ελπίζουμε ότι οι φτωχοί θα αποκτήσουν ηλεκτρισμό.
Elbette fakir insanların da en azından elektriğe kavuşacağını umud ediyoruz.И ние се надяваме, че бедните хора ще получат електрическа светлина.
Elbette fakir insanların da en azından elektriğe kavuşacağını umud ediyoruz.Мы надеемся, что электричество станет доступно беднякам.
Elbette fakir insanların da en azından elektriğe kavuşacağını umud ediyoruz.ואנחנו מקווים שהאנשים העניים יכנסו לאור החשמל.
Elbette fakir insanların da en azından elektriğe kavuşacağını umud ediyoruz.ونحن نأمل ان الفقراء سوف تصلهم الكهرباء .. لاستخدام المصابيح
Elbette fakir insanların da en azından elektriğe kavuşacağını umud ediyoruz.人口増加を止めず一家の子供は2人となります
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?가장 가난한 이 10억의 인구가 보이십니까? 제가 여기 놓은 이 두 개의 박스 말입니다.
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Dapatkah anda melihat semilyar termiskin, [dua] kotak yang saya punya di sana?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Estão a ver os dois mil milhões mais pobres, aquelas caixas que eu pus ali?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Kan I se den fattigste milliard, de [to] kasser jeg havde herovre?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Können Sie die ärmsten Milliarden sehen, diese [zwei] Boxen die ich hier drüben hatte?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Látják a legszegényebb milliárdot, azokat a dobozokat, amik itt helyezkedtek el?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Näettekö köyhimmän miljardin, nuo laatikot, jotka minulla oli tässä?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Potete vedere il miliardo più povero? queste scatole che avevo qui?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Pouvez vous voir le milliard le plus pauvre, ces boites que j'avais ici?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?¿Pueden verlos en las cajas que tengo aquí?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Quí vị có thấy một tỉ tỷ người nghèo nhất [hai] khối bong bóng ở đây?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Se på de fattigaste miljarderna, de två lådorna jag hade här borta.
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Vedeți miliardul de săraci, cele două cutii de acolo?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Vidite revno milijardo, dve škatli, ki jih imam tam?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Vidíte tú najchudobnejšiu miliardu, krabice, ktoré mám tu?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Vidíte ty nejchudší miliardy, ty krabice, které jsem tady měl?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Widzicie ten najbiedniejszy miliard, te pudełka, które miałem tutaj?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Ze je de armste miljard mensen, die dozen die ik daar had?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Μπορείτε να δείτε το φτωχότερο δις, αυτά τα [δύο] κουτιά που είχα εδώ;
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Бачите найбідніший мільярд, ці кошики, які я маю тут?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Видите беднейший миллиард, те корзинки, что у меня здесь?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?Можете ли да видите най-бедните един милиард, тези [две] кутии, които имах ето тук?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?האם אתם יכולים לראות את המיליארד העני, הקופסאות שהיו לי שם?
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?هل يمكنكم ان تروا المليارين الفقيرين هذه هي التي عبرت عنها بالصناديق من قبل
En fakir 1 milyarı görebiliyor musunuz, buradaki iki kutu?向こうにある箱が見えますか? 彼らはまだここにいるのです
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Até os mais pobres dão mais do que aquilo que podem.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Incluso los barrios más pobres dan más de lo que pueden permitirse.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.극빈층 이웃들 임에도 불구하고 그들이 가진 것 이상으로 기부하는 경우도 있습니다.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Köyhimmätkin naapurustot antavat hyväntekeväisyyteen enemmän kuin niillä on varaa.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Les quartiers les plus miséreux donnent plus qu'ils ne devraient.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Nawet najbiedniejsi sąsiedzi dają więcej, niż mogą sobie na to pozwolić.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Până şi cartierele cele mai sărace dau mai mult decât îşi pot permite.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Perfino le comunità più povere donano più di quello che potrebbero permettersi.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Sogar die ärmsten Viertel geben mehr als sie sich leisten können.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Zelfs de armste buurten geven meer dan ze kunnen lijden.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Ακόμα και οι πιο φτωχές γειτονιές δίνουν περισσότερα από όσα μπορούν.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Даже самые бедные районы жертвуют больше, чем они могут себе позволить.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Дори и най-бедните райони дават повече, отколкото могат да си позволят.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.אפילו העניים ביותר נותנים יותר משידם משגת.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.وحتي أفقر الاحياء تعطي أكثر مما تتحمل.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.僕たちは施しが好きなんだ だからたくさん与える
En fakirleri ise burada.A legszegényebbek itt lent.
En fakirleri ise burada.Cei mai săraci sunt acolo jos.
En fakirleri ise burada.Daar zijn de armsten.
En fakirleri ise burada.De fattigaste är där nere.
En fakirleri ise burada.De fattigste er dernede.
En fakirleri ise burada.Die ärmsten sind dort unten.
En fakirleri ise burada. Güney Afrika'yı böldüğüm zaman bu hale geliyor.가장 가난한 사람들은 저 아래 있습니다. 남아프리카를 나누면, 이렇습니다.
En fakirleri ise burada. Güney Afrika'yı böldüğüm zaman bu hale geliyor.Se dividir a África do Sul, fica assim.
En fakirleri ise burada. Güney Afrika'yı böldüğüm zaman bu hale geliyor.העניים ביותר כאן למטה. אם נפצל את דרום אפריקה, היא נראית כך:
En fakirleri ise burada. Güney Afrika'yı böldüğüm zaman bu hale geliyor.والأفقر منهم في الأسفل هناك. إذا قمت بتقسيم جنوب إفريقيا، فستكون كذلك
En fakirleri ise burada. Güney Afrika'yı böldüğüm zaman bu hale geliyor.最近ひどい飢饉のあったニジェールを見てみましょう
En fakirleri ise burada.I poveri sono qui.