fakat ile cümle
fakat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat daha sonra bu iddia UEFA başkanı Michel Platini tarafından yalanlandı.Later that year, he became Vice President of the UEFA, named by President Michel Platini.
Donadoni İtalya'nın şehri olan Cenova'da doğdu fakat Babası Napoli'li, Annesi ise Sicilya'lıdır.Donadoni was born in Genova but his mother is from Sicily and his father is from Naples.
Fakat birkaç yıl sonra kapandı.However, it closed after a few years.
Fakat tartışmalardaki olumsuz yorumlardan dolayı öneri reddedilmiştir.They put forth, however, some excuses for opposing it.
Fakat o zamana ait Doğu belgelerinde bu kralın adından hiç bahsedilmemektedir.In other manuscripts this king's name is not given.
Fakat birçok ev yapımı IEDde aynı amaç için kullanmaktadır.Many international breeders are also working toward this same goal.
Fakat Arif Saim gerçeği bilmektedir.He is a store of accurate knowledge.
Fakat arkadaşlarının bu destekleri veremden muzdarip Mimi'ye yardım için yetersizdir.This almost fails, until his parents volunteer to help.
Bu zaman bonusları zamanla kaldırıldı, fakat Dağların Kralı tabiri her zaman kullanıldı.These time bonuses were later removed, but the King of the Mountain recognition remained.
Udo hayattadır; fakat ailesinden geriye kimse kalmamıştır.According to him no one has the right to live, unless one regains life after being given life.
Tur boyunca Lisa ile Bart oldukça etkilenir fakat Marge, maliyetinden ötürü endişe duyar.Bart and Lisa are thrilled, but Marge is concerned about the potential dangers.
Fakat Yezid sonunda etrafındakilere dayanıp bu nasihatlere kulak asmadı.The noise was deafening; and the crewmen could not hear their own voices.
Hep "Avrupalı'yım" diye geçinir fakat kimse onun öyle olduğunu düşünmez.We always refer to God as a male, so why not make it a female?
Fakat şehri müdafaa edenler tarafından şaşırtıldı ve şehre hiçbir şekilde girebilmeyi başaramadı.However, he was baffled by the city's defences and could not gain entry by any means.
Amacı şehrin kontrolünü eline geçirmekti fakat çatışma patlak verdi.His intention was to seize control of the city, but fierce conflict erupted.
Fakat ölüm, ölmesi gerekeni öldürecektir.Death will take away only what we wanted to possess.
Čilić toprak sezonuna Monte Carlo'da başladı fakat Richard Gasquet karşısında yenildi.Čilić started his clay season in Monte Carlo, but lost to Richard Gasquet in the fourth round.
Fakat yoldaki karışıklık dolayısı ile, bir gün geç ulaştı.After another day's travel they reached it.
Fakat bizzat şahit olduğu hastalıklara daha fazla değinmiştir.But there's more to the disease than appears.
Fakat yerleşikler kızılderililere saldırmaya devam ettiler.Settlers retaliated with attacks on Indians.
Bu talep geri çevrildi fakat 26 Ocak'ta yeniden geri çekilmeye izin verilmesi istendi.This was refused, and he repeated the request on 26 January.
Fakat hiçbir zaman ve asla akademi hocası değildir" diyordu.You'd never guess she was an actress."
Fakat yarış öncesi çekildiler.They chose the former course.
Fakat kötü sonuçlar üzerine Ligin ilk yarısı bitmeden görevinden istifa etmiştir.However things have gone bad and he resigned before the end of the first half.
Fakat bu antoloji hiçbir zaman basılamadı.Encyclical That Never Was.
Fakat bu en sonunda onun ölümüne neden olacaktır.This ultimately led to his death.
Toby açıklama yapmaz fakat oğulları için yaptığını söyler.Dawson did not give one, but he did talk about his son.
Fakat buradan asla gelir yaşam süresinin sebebidir veya sonucudur anlamı çıkarılmamalıdır.But one should never cross its path or it is bad luck.
Fakat diğer fizyon deneyleri gibi,güç kaynağını geliştirmenin zor olduğu kanıtlanmıştır.However, as with other fusion experiments, development into a power source has proven difficult.
Fakat karısı yine de onu onurlu bir şekilde defnetme imkânını bulur.His devoted wife yet survives him.
Fakat Ordu ilinin en küçük ilçesidir.However, his cavalry was its weakest element.
Fakat bunu ispat edemediğine göre, demek ki değil.To prove this, suppose not.
Söylenti olarak, Engizisyoncularına: "Ben yanacağım, fakat bu sadece bir olay.Tieguai Li, upon smelling it, said, "There must be a plague."
Müritz Gölü 118 km²'lik bir alan kaplar; fakat göl parkın sadece doğu kısmında bulunur.Lake Müritz has an area of 118 km2, but only its eastern shore is part of the National Park.
Fakat bu ihtimal oldukça düşüktür.This can be very slow.
Pierce ve Jastrow, Fechner’in deneysel bulgularını tasdikliyordular fakat tamamen değil.Peirce and Jastrow largely confirmed Fechner's empirical findings, but not all.
Ayrıca Kaptan Amerika seçmelerine katıldı fakat seçilmedi.He also auditioned for Captain America but was not cast.
Fakat eserlerinin çoğunun orijinal partisyon notaları 1945 Dresden bombardımanında yok olmuştur.Most of his larger works were destroyed during the fire-bombing of Dresden in 1945.
Fakat ne biçiminde ?But in what way?
Fakat keçilerden biri kırık kemiği olduğu için topallamaktadır.Worse still, one of his dogs had a broken leg.
Fakat Dünya'nın Yedinci Harikası olmayı başarmıştır.Die Stadt des siebenten Weltwunders.
Filmin bilinen kopyaları kalmıştır, fakat film kayıp olarak bilinir.No known copies of it exist today, and it is considered a lost film.
Fakat öncelinden sadece detaylarda farkları bulunuyordu.I* were primarily in details.
Geçmişte harici su banyoları kullanılmaktaydı fakat artık bu banyolara ihtiyaç yoktur.External water baths were used in the past but are no longer needed.
Fakat gerçekten hiçbir şeyin hiçbir anlamı yok muydu?Did they have any significance?
Fakat uzun sürmeden Filippikos'un (711–713) önderliğinde bir isyanla yüzleşti.However, before long he faced a rebellion led by Philippikos Bardanes (711–713).
Fakat durağa vardığında, Spears'ın çoktan oradan ayrıldığını görür.But by the time they get there, Tamas has already left.
Fakat sonra Waterland ile birleştirildi.Next he joined Watford.
Fakat daha sonra Başkan John Adams tarafından affedildi.He was later pardoned by President John Adams for his actions.
Fakat çift ayrıldı.The couple separated.
Fakat daha sonra fikir değiştirerek hukuk fakültesine kaydını yaptırdı.The college subsequently changed its name to the University of Law.
Fakat mevsimler arasında çok belirgin fark yoktur.But there are no significant differences among seasons.
Fakat bunun nedeni ideolojik değil ekonomik idi.The dispute was political rather than ideological.
Hoca ise "Çok teşekkür ederim fakat gideceğim.Then, I said, “Thank you very much, I’ll be leaving now.”
Quality Street (1937) filmi de aynı zamanlı çekildi; fakat Hepburn bu kez bir komedideydi.Quality Street (1937) also had a period setting, this time a comedy.
Fakat BCS Teorisi çekim için sadece orijinden bağımsız olarak potansiyelin olmasını gerektirir.The BCS theory, however, requires only that the potential be attractive, regardless of its origin.
Sonraki sezonda, takımın ilk seçeneğiydi, fakat takım tekrar küme düştü.In the following campaign he was first-choice, but his team was relegated again.
Fakat, bu iki yer arasında feribot seferi yoktur.After that there will not be need of a ferry between the two islands.
Bu yazılarda, "Öleceğiz fakat tahkimatları bırakmayacağız", "Ölüyorum, fakat teslim olmayacağım."Two of them said We'll die but we'll not leave the fortress and I'm dying but I won't surrender.
Ananke kendi kendine kırmızı ışık saçar fakat diğer grup üyeleri giri ışık saçar.Ananke itself appears light red but the other group members are grey.