Ana içeriğe geç
Sözlük

fak ile cümle

fak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Çalışma çok fazla enerji alır fakat bu çabaya değer.Study takes a lot of energy, but it is worth the effort.
O stajyerlere talimatları verdi fakat onlar talimatlarla ilgili karar veremediler.He gave instructions to the trainees, but they couldn't make heads or tails of them.
Bazı baskı hataları var fakat her şeyi hesaba katarsak iyi bir kitap.There are some misprints, but all in all, it's a good book.
Ben Hiroşima'lıyım fakat şimdi Tokyo'da yaşıyorum.I am from Hiroshima, but now I live in Tokyo.
Oraya gitmek zorundayım fakat gitmeyeceğim.I ought to go there, but I won't.
Şu anda istediğim para değil, fakat zamandır.What I want now is not money, but time.
Ben bugünlerde unutkan oluyorum, fakat ne yapabilirsin?I'm getting forgetful these days, but what can you do?
Karım evde kalırdı fakat şimdi çalışıyor.My wife used to stay home, but she works now.
Birkaç defa Bay Yamada'nın evini aradım fakat hiç kimse telefona cevap vermedi.I made several calls to Mr Yamada's residence, but no one answered the calls.
Üzgünüm, fakat önceden verilmiş sözüm var.I'm sorry, but I have a prior engagement.
İş ilginç fakat her zaman kolay değil.The job is interesting, but not always easy.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Onu hiçbir şey memnun etmez fakat onu kendim için yapmalıyım.Nothing would please him but I must do it myself.
Bizim kayıp köpek yavrusunu aradık fakat boşuna.We looked for our lost puppy, but in vain.
Biz sadece Paris'e gitmedik fakat aynı zamanda Roma'yı da ziyaret ettik.Not only did we go to Paris, but we also visited Rome.
Profesörün bize verdiği problemi çözmeye çalıştık fakat karışık görünüyordu.We tried to figure out the problem our professor had given us, but it seemed confusing.
Baktık fakat bir şey göremedik.We looked, but saw nothing.
Biz fakirdik, ama mutluyduk.We were poor, but we were happy.
Anladığım kadarıyla, bu iki deneyin ortak faktörleri yok.In my understanding, those two experiments do not have common factors.
Yirmi kişiyi partime davet ettim fakat onların hepsi gelmedi.I asked twenty people to my party but not all of them came.
Ben çok şey denedim fakat yine de başarısız oldum.I tried many things but failed after all.
Bir kamera aldım fakat ertesi gün onu kaybettim.I bought a camera, but I lost it the next day.
Karaokeyi seviyorum fakat büyük bir şarkıcı değilim.I love karaoke, but I'm not much of a singer.
Ben bu kitapların ikisini de okudum fakat onlardan hiçbiri ilginç değil.I have read both of these books, but neither of them is interesting.
Bunu dün bitirmeye niyet ettim fakat bitiremedim.I had intended to finish this yesterday, but I couldn't.
Partiye katılmak istedim fakat yapamadım.I wanted to take part in the party but I couldn't.
Ben prensip olarak yasağa katılıyorum fakat uygulamada oldukça zor olacak.I agree with the ban in principle, but in practice it will be extremely difficult.
Adamın yüzünü hatırlıyorum fakat adını hatırlayamıyorum.I remember the man's face but I can't call his name to mind.
Ben onun iyi bir kitap olduğunu düşünmüştüm fakat Jim başka türlü düşündü.I thought it was a good book, but Jim thought otherwise.
Genellikle saat altıda kalkarım, fakat dün sabah sekizde kalktım.As a rule I get up at six o'clock, but yesterday morning I got up at eight.
Elimden geldiği kadar hızlı koştum fakat otobüsü kaçırdım.I ran as fast as I could, but I missed the bus.
Almanca okuyabilirim fakat konuşamam.I can read German, but I can't speak it.
Ben piyano çalamam fakat o çalabilir.I can't play the piano, but she can.
Fransızcayı severim fakat iyi konuşamam.I like French, but I cannot speak it well.
Bir dolma kalem aldım fakat onu kaybettim.I bought a pen, but I lost it.
Badminton oynardım fakat artık oynamıyorum.I used to play badminton, but I don't anymore.
Şaraptan hoşlanmazdım fakat şimdi oldukça düşkünüm.I didn't use to like wine, but now I'm quite fond of it.
Ben bir doktor değilim fakat bir öğretmenim.I am not a doctor, but a teacher.
İngilizceyi okuyabilirim fakat konuşamam.I can read English, but I can't speak it.
Onun bürosunu tekrar tekrar aradım fakat kimse cevap vermedi.I called his office again and again, but no one answered.
Onların evde kalmasını sağlamak için çok uğraştım fakat onlar beni dinlemeyi reddettiler.I tried hard to make them stay home, but they refused to listen to me.
Ben bir öğrenciyim fakat o değil.I am a student, but he isn't.
Ben şikâyet ettim fakat onlar bu kazağı geri almayı reddetti.I complained, but they refused to take this sweater back.
Etrafa bakındım fakat kimseyi görmedim.I looked around, but saw nobody.
Kaplana nişan aldım ve ateş ettim fakat onu ıskaladım.I aimed at the tiger and fired, but missed him.
Gitmedim fakat evde kaldım.I didn't go, but stayed at home.
Gitmeye niyet ettim fakat unuttum.I intended to go, but forgot to.
Şu anda sigara içmiyorum fakat içerdim.I don't smoke now, but I used to.
Benim yanımda şemsiyem vardı fakat arkadaşımın yoktu.I had an umbrella with me but my friend did not.
Kendim onun bilincinde değildim, fakat onun başarısını kıskanıyor olabilirim.I myself was not conscious of it, but I may have been jealous of his success.
Ben araba sürebilirim fakat Tom süremez.I can drive a car, but Tom can't.
Bir arabam yok fakat kız kardeşimin var.I don't have a car, but my sister does.
Önceleri onu sevmezdim fakat şimdi seviyorum.At first I did not like him, but now I do.
Küçükken yatağımı ıslatırdım fakat yedi yaşına gelmeden önce vazgeçtim.I used to wet the bed when I was small, but I grew out of it by the time I was seven.
Yüzmeyi severim fakat burada yüzmeyi sevmiyorum.I like swimming, but I don't like to swim here.
Ben fakir bir denizciyim, bu yüzden tekneyle gezmekten hoşlanmıyorum.I am a poor sailor, so I don't like to travel by boat.
Onunla şahsen tanışmadım fakat onu tanıyorum.I haven't met him in person, but I know of him.
Onu aradım fakat hat meşguldü.I called him, but the line was busy.
Ondan hoşlanıyorum fakat aynı zamanda ona gerçekten inanmıyorum.I like him, but at the same time I don't really trust him.
Onu şahsen tanırım fakat ismen değil.I know him by sight, but not by name.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod