Ana içeriğe geç
Sözlük

fak ile cümle

fak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Mia ayrıca psikoloji eğitimi için burs kazanır ve fakültedeki Profesör Chris Vianni'ye aşık olur.Mia also wins a scholarship to study psychology and falls in love with her professor, Chris Vianni.
Princeton Üniversitesi fakültesine 1984 yılında katıldı ve 2003 yılında erken emeklilik yaptı.She joined Princeton University's faculty in 1984, and took early retirement in 2003.
Babası tekstil işçisiydi ve ailesi oldukça fakirdi.His father was a textile worker and the family was very poor.
Dokuz yaşındayken Cannes'e taşındı fakat Fransızca bilmiyordu.At aged nine he moved to Cannes despite not being able to speak French.
Paris'te kaldığı süre içerisinde edebi dergi Sirius'u yayımladı fakat sadece üç sayı sürdürebildi.While in Paris, he published the literary magazine Sirius, but only three issues were produced.
Fakat bu demek değildir ki, diğer partilerle iyi ilişkilerimiz olması adına sessiz kalacağız." dedi.It doesn't mean that we will be silent in order to have good relations with all parties."
Fakat ikili bunu her seferinde yalanlamıştır.Both men have repeatedly denied this.
Fakat bununla birlikte binlerce izotopun kararsız olduğu karakterize edilmiştir.However, thousands of isotopes have been characterized as unstable.
Evet, eninde sonunda sebebini öğrenebiliriz fakat bazen de öğrenilmez.Yes, we may eventually find out why, but sometimes they don't.
Birlikleri Konstantinopolis'e yürümüş fakat halk desteği sağlamakta başarılı olamamıştır.His troops marched towards Constantinople, but failed to win popular support.
Gece gökyzünün karanlık olması optik astronomide çok önemli bir faktördür.The darkness of the night sky is an important factor in optical astronomy.
Fakat koleksiyonun önemli bir kısmını Porpoise gemisi İngiltere yolunda batınca kaybetti.A large part of this collection was lost when Porpoise was wrecked en route to England.
Fakat bu uyarılar dikkate alınmadı.The warnings were not heeded.
Beş genç erkek tarafından dövüldü, fakat ciddi bir şekilde yaralanmadı.The five were injured but not seriously.
Saray bugün bir müzedir, fakat bazen uluslararası zirveler için kullanılmaktadır.Today the palace houses a museum, but it is sometimes used for international summits.
Fakat savaşın öfkesi Beni takip etmeye devam etti," diye yazmıştır.But the fury of war continued to pursue me".
Değerlendirmelerden sonra, F/A-18 Hornet'in performansı seçilmesinde belirleyici faktör oldu.After evaluation, the performance of the F/A-18 Hornet was the decisive factor in its selection.
Fakat bu benzersiz bir fırsattı ve başka bir yol düşünemedim.But this was a unique opportunity and I couldn't imagine doing it another way.
Fakat mucizevi bir şekilde hayatta kalabilmiştir.But she miraculously survived.
Bu olay, daha sonra Truman Doktrini'nin ortaya çıkmasına belirleyici bir faktör olarak hizmet etti.The incident would later serve as a deciding factor in the issuing of the Truman Doctrine.
Takımdan verilen tek bilgi arabayı R Smith'in sürdüğü fakat araba sahibinin Anthony olduğuydu.The only information released by the team was that the car Smith was driving belonged to Anthony.
Fakat gerçekte Süveyş Kanalı, İsrail'e kapalı kalmaya devam etti.In practice the Suez Canal remained closed to Israeli shipping.
Fakat bir şey vardır.There's something.
Fakat sonuç olarak, Almanya Hükümeti, Hitler'in ölümünde altı merkeze ayrıldı.Thus the government of Germany was, at the death of Hitler, split over six centres.
"Şarkının demosu hala bende var fakat o aralar meşguldüm."I've got the demo of that song and I was busy at the time.
Fakat gece, hemen kendilerini toplamışlar daha ciddi tedbirler almışlardı.They passed the night on land, with great precautions and wakeful vigilance.
Fakat o bu ölüm cezasından kaçmıştır.This saved him from the death penalty.
Mary Lou asanın Credence'a ait olduğunu düşünür, fakat Modesty kendisine ait olduğunu söyler.Mary Lou assumes it is Credence's wand, but Modesty says it is hers.
Çoğu türü küçüktür, fakat 30 mm üzerinde büyüklükte de olabilirler.Most species are small, but they can be up to 30 mm long.
El yapımı olduklarında, dışarıda sert ve gevrektirler, fakat iç kısım katıdan daha "sıvı" dır.When hand-made, they are hard and crispy on the outside, but the inside is more "fluid" than solid.
Fakat belediye başkanı seçilemedi.The mayor was not elected.
Kemik hizalanmamak ve çok fazla veya çok az hareket gibi mekanik faktörler.Mechanical factors such as the bone not being aligned, and too much or too little movement.
Fakat böyle bir okul açılmadı.However, this school was not opened.
Karaçi Bene Israel Yardım Fonu: Karaçi'deki fakir Yahudilere yardım için kuruldu.Karachi Bene Israel Relief Fund Established to support poor Jews in Karachi.
Fakat birbirlerini tanıdıkça kısa sürede dost olurlar.From then on, they acknowledge one another as friends.
Cynthia, Parker'ların yanına geri döner, fakat oğlu Quanah Parker dahil çocuklarını özler.She returned to live with the Parkers, but missed her children, including her son Quanah Parker.
Bart, bir bulutun Jebediah Springfield'a fakat kafasız haline benzediğini söyler.Bart remarks that one cloud resembles the statue of Jebediah Springfield, but without a head.
Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler."But most of them are one-offs.
Fakat, modern astronotlar bu çıkmaza cevap olabilecek bir açıklama getirdiler.However, modern astronomers supply reasonable explanations to answer this question.
2004’te Union’da Emeritus Fakültesi’ne katıldı ve Dudley’in Emeritus Temsilcisi oldu.In 2004 he joined the emeritus faculty at Union and was emeritus director of Dudley.
Fakat beklenmedik bir şekilde, hareket eden bir rahip ortalarına saptı.Outside, however, waits a fully transformed priest.
Fakat yaratılıp kendilerinden Adem'e secde etmeleri istendiğinde secdeye kapanırlar.But when they tried to advance towards Kfar Etzion, they were fired upon and retreated.
Fakat sonunda o kazandı.But at the end, she won.
Fakat her biri kendi kullanıcı arayüzüne sahiptir.But each has its own user interface.
Yetiştirici bulut birçok parçacıktan oluşur, fakat her biri çok küçüktür.An over seeded cloud will form many particles, but each will be very small.
Kuantum mekaniğinin birinci derece yaklaşımı g faktörünün tüm leptonlar için 2 olduğunu kabul eder.First order approximation quantum mechanics predicts that the g-factor is 2 for all leptons.
Ardından bu durumda böyle, fakat hala doğru olabilir diyorlar." demiştir.They will likely remain that way."
Azaria, ilk sezonunda sadece konuk bir oyuncuydu fakat ikinci sezonda kalıcı oldu.Azaria was only a guest actor in the first season, but became permanent in season 2.
Fakat Pacers, Lorbek ile sözleşme imzalamadı ve Lorbek Avrupa'da basketbol oynamaya devam etti.But the Pacers did not sign him, and Lorbek continued to play in Europe.
Fakat kendini öldürmeyi başaramaz ve ağır yara alır.He does not stake his heart, however, and his wound heals.
Fakat ertesi sezon tekrar Samsunspor'a dönüş yapmıştır.They will return later in the season.
Fakat Zaida ile karşılaşır.Instead he meets Zaida.
Transkripsiyon faktörleri bunu iki farklı yoldan gerçekletirir.The transcription factors do this in two ways.
Fakat yüzünün güzelliğine rağmen, kişiliği heyecanlı bir tutku yaratamıyor.But though her face was beautiful, her person was not formed to excite passion.
Uyku yoksunluğu da tıbbi hatalara katkıda bulunan bir faktör olarak gösterilmiştir.Sleep deprivation has also been cited as a contributing factor in medical errors.
Pontus Krallarının tarihi yerleşimidir fakat Strabon zamanında terkedildi.It was the ancient residence of the kings of Pontus, but in Strabo's time it was deserted.
617/618: Conzalı John Napoli'yi ele geçirdi fakat Ekşarj Eleutherius tarafından öldürüldü.617/618: John of Conza seizes Naples but is killed by the exarch Eleutherius.
Fakat çalışmayı yürütenler çalışmayı devam ettirmiş ve katılımcılara penisilin vermemiştir.Study directors continued the study and did not offer the participants treatment with penicillin.
Anna'nın doğum tarihi belirsizdir fakat yaklaşık 1025/30 yılları arasına yerleştirilir.The date of Anna's birth is unknown, but is placed around the years 1025–1030.
Kullanıcılar reklamverenlere mesaj yollayabilir ve bu mesajı kendi faks makinesine iletebilirdi.Users could message advertisers and have that message forwarded to their fax machine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod