faiz ile cümle
faiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Το αργυριον σου δεν θελεις δωσει εις αυτον επι τοκω, και επι πλεονασμω, δεν θελεις δωσει τας τροφας σου.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.Парите си да не му дадеш с лихва, нито храната си да му дадеш за печалба.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.серебра твоего не отдавай ему в рост и хлеба твоего не отдавай ему для получения прибыли.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.את כספך לא תתן לו בנשך ובמרבית לא תתן אכלך׃
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.فضتك لا تعطه بالربا وطعامك لا تعط بالمرابحة.
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.你 借 錢 給 他 、 不 可 向 他 取 利 . 借 糧 給 他 、 也 不 可 向 他 多 要
Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kâr almayacaksın.你 借錢給 他 、 不 可 向 他 取利.借糧給 他 、 也 不 可 向 他 多要
Önce, %25 faiz aslında fena değil diye düşünebilirsiniz.25%というと、クレジットカードに比べ、
Önce, %25 faiz aslında fena değil diye düşünebilirsiniz.Z początku powiecie: "Nie jest tak źle, odsetki 25%.
Önce, %25 faiz aslında fena değil diye düşünebilirsiniz.С первого взгляда кажется, что это неплохо, 25% по кредиту.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Älä ota korkoa tai voittoa häneltä, vaan pelkää Jumalaasi ja anna veljesi elää luonasi.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Chớ ăn lời, cũng đừng lấy lợi người; nhưng hãy kính sợ Ðức Chúa Trời mình, thì anh em ngươi sẽ ở cùng ngươi.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Du må ikke tage Rente eller Opgæld af ham, men du skal frygte din Gud og lade din Broder leve hos dig;
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Du må ikke ta rente eller overmål av ham, men du skal frykte din Gud, så din bror kan leve med dig.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.너는 그에게 이식을 취하지 말고 네 하나님을 경외하여 네 형제로 너와 함께 생활하게 할 것인즉
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Não tomarás dele juros nem ganho, mas temerás o teu Deus, para que teu irmao viva contigo.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.neber od neho úžery ani úroku, ale sa budeš báť svojho Boha, a tvoj brat sa bude živiť u teba.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Ne jemlji od njega zakupnine in obresti, temuč boj se Boga svojega, da živi brat tvoj pri tebi.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Ne végy õ tõle kamatot vagy uzsorát, hanem félj a te Istenedtõl, hogy megélhessen melletted a te atyádfia.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Nevezmeš od něho lichvy aneb úroku, ale báti se budeš Boha svého, aby se mohl bratr tvůj živiti u tebe.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.No le tomarás usura ni intereses; sino que temerás a tu Dios, y tu hermano vivirá contigo
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Non prendere da lui interessi, né utili; ma temi il tuo Dio e fà vivere il tuo fratello presso di te
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Tu ne tireras de lui ni intérêt ni usure, tu craindras ton Dieu, et ton frère vivra avec toi.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Vrees uw God en laat uw broeder bij u wonen en bereken geen rente over het geld dat u hem leent.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Μη λαβης παρ' αυτου τοκον η πλεονασμον αλλα φοβου τον Θεον σου δια να ζη ο αδελφος σου μετα σου.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.Да не му вземеш лихва или печалба, но да се боиш от своя Бог та да живеете брат ти при тебе.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.не бери от него роста и прибыли и бойся Бога твоего; чтоб жил брат твой с тобою;
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.אל תקח מאתו נשך ותרבית ויראת מאלהיך וחי אחיך עמך׃
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.لا تأخذ منه ربا ولا مرابحة بل اخش الهك فيعيش اخوك معك.
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.不 可 向 他 取 利 、 也 不 可 向 他 多 要 . 只 要 敬 畏 你 的 神 、 使 你 的 弟 兄 與 你 同 住
Ondan faiz ve kâr alma. Tanrından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin.不可向 他 取利 、 也 不 可 向 他 多 要 . 只要 敬畏 你 的 神 、 使 你 的 弟兄 與 你 同住
Onlar bana 1 milyon $ kredi açacaklar, ben de onlara kredi faizi ödeyeceğim.Dají mi 1 milion a já jim zaplatím úrok.
Onlar bana 1 milyon $ kredi açacaklar, ben de onlara kredi faizi ödeyeceğim.Dajú mi 1 milión a ja im zaplatím úrok.
Onlar bana 1 milyon $ kredi açacaklar, ben de onlara kredi faizi ödeyeceğim.У банка есть деньги
Onlar bana 1 milyon $ kredi açacaklar, ben de onlara kredi faizi ödeyeceğim.私は一種の金利を支払います。数字を入れましょう。
Onlarda bana 8% faizimi vermeyi kabul ettiler lakin, ben bir emekli sandığıyım ve bunu yapamam. -私は彼らにお金を貸す事は出来ません。 私は年金基金である為、 私は彼らにお金を貸す事は出来ません。
Onlardan bir milyon dolar alırım. Ve Countrywide'a faiz ödemeyi kabul ederim.Wziąłbym milion od nich, zgadzając się płacić im odsetki.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.A kamatok közötti különbség adja nyereségüket.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.Die Differenz zwischen den Zinssätzen macht ihren Gewinn aus.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.Enligt denna modell erbjuder banker bara en tjänst genom att pengar som människor som inte behöver
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.Het verschil tussen de rentetarieven vormt hun winst.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.La differenza fa il loro profitto.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.Rozdíl mezi úrokovými sazbami je jejich ziskem.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.Różnica pomiędzy naliczanymi odsetkami jest ich dochodem.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.Selisih suku bunga ini yang menjadi keuntungan mereka.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.Η διαφορά μεταξύ των επιτοκίων αποτελεί το κέρδος τους.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.Разликата между лихвените проценти прави тяхната печалба.
Onların kar kadar faiz oranları arasındaki fark.לפני שהם מתחילים לתת הלוואות. זאת אומרת שבנקים רק מגיבים באופן פאסיבי למה שהלקוחות
Örneğimiz, yılda bir kez akümüle eden faiz üzerineydi, .В нашем примере проценты капитализировались ежегодно, а не постоянно, как мы видим во многих банках.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.Acestea includ lucruri cum ar fi dobânda negativa, care inverseaza efectele de camata.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.Chodzi o negatywny procent, który odwraca efekty lichwy.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.De inkluderar saker som negativ ränta som upphäver effekterna av ocker.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.Er is een heel ander mechanisme nodig voor de manier waarop geld wordt gemaakt en verspreid.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.Olyan dolgokra, mint a negatív kamatláb, amely visszafordítja az uzsora hatását.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.Serviranno tassi d'interesse negativi... ...per rovesciare gli effetti dell'usura.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.Siihen sisältyy negatiivinen korko, joka kääntää ympäri koronkiskonnon vaikutukset.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.Teil davon wären Dinge wie negativen Zins, welcher die Effekte des Zinswuchers umkehrt.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.To vyžaduje velice odlišný přístup k tvorbě peněz a jejich cirkulaci.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.Συμπεριλαμβάνει πράγματα όπως τα αρνητικά επιτόκια, τα οποία αντιστρέφουν τα αποτελέσματα της τοκογλυφίας.
Örneğin, tefeciliğin etkisini tersine çevirecek negatif faiz oranları gibi önlemler alınmalı.Това изисква съвсем различен механизъм за създаване и обръщение на парите.