faiz ile cümle

faiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.Cela me laisse net 400 000 $.
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.Despesas com juros - US $500.000.
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.Đó lưới tôi 400.000 USD.
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.Los gastos por intereses - $ 500.000.
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.Mam więc netto $ 400 000.
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.Questo mi rende 400.000 $.
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.To jsou čisté úroky 400 000 dolarů.
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.Остават ми $400,000
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.Это сетями мне $ 400.000.
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.זה משאיר לי 400,000 דולר נטו.
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.و يحقق صافي ربح 400,000 دولار
Kredilerden faiz gelirim 900,000 TL, mevduatlara faiz giderim 500,000 TL, elimde 400,000 TL kaldı.それに加えて、10万ドルを、
Kredileri için %10 faiz ödeyeceklerdi. Bu bankadan kredi almışlardı. Ticari bir banka bu.Všichni měli platit úroky 10% z úvěru poskytnutého standardní komerční bankou.
Kredileri için %10 faiz ödeyeceklerdi.Všetci mali platiť úroky 10% z úveru poskytnutého štandardnou komerčnou bankou.
Kredileri için %10 faiz ödeyeceklerdi.彼らは、そのお金を銀行から借ります。
Kredi miktarını biliyorsanız aylık biliyorsanız, faiz oranı, ay numarasını biliyorsanız, nasıl p çözmek mi?金利は、数ヶ月、どのように知っている場合 p を解決するか。 これは本当に簡単ですようには見えない代数
Kredimizin faiz oranını hatırlayalım, %10 faiz ödüyorduk.Z toho platíme 10% na úrokoch.
Kredimizin faiz oranını hatırlayalım, %10 faiz ödüyorduk.この10億ドルに対し、それぞれが年10%払えば、
Kredinin faiz yüzdesi olacaktır, mesela %7 faiz yüzdeli bir kredi. -Bude mít nějakou úrokovou sazbu, něco si vymyslím, třeba je to úvěr se 7%.
Kredinin faiz yüzdesi olacaktır, mesela %7 faiz yüzdeli bir kredi. -それは7%の金利です。 そして一定の期間、銀行はある期間の間、 いくつかのお金を払うでしょう、
Kupon faizi, bu şirketin sattığı tahvil için ne kadar faiz ödeyeceğidir.Ale kupon je v podstatě pravidelná platba dluhopisu, který firma vydává, v našem případě XYZ.
Kupon faizi, bu şirketin sattığı tahvil için ne kadar faiz ödeyeceğidir.Kuponkikorko on siis säännöllinen maksu velkakirjassa, jonka yhtiö, tässä tapauksessa XYZ tekee.
Kupon faizi, bu şirketin sattığı tahvil için ne kadar faiz ödeyeceğidir.このケースでは基本的にはXYZ社が行います。
Mahkeme, Siyah Tepeler'in kanunsuz olarak alındığını ve faiziyle birlikte ilk halka arz değerinin법정은 언급했습니다. 블랙 힐즈는 불법적으로 뺏긴 것이기에, 처음의 토지 가격과 이자는 더해져서
Mahkeme, Siyah Tepeler'in kanunsuz olarak alındığını ve faiziyle birlikte ilk halka arz değerininבית המשפט קבע שהגבעות השחורות נלקחו שלא כחוק ושהמחיר הראשוני שהוצע, בתוספת ריבית,
Mahkeme, Siyah Tepeler'in kanunsuz olarak alındığını ve faiziyle birlikte ilk halka arz değerininالمحكمة أصدرت حكمها أن "التلال السوداء" قد أُخذت غصبا وأنه يجب دفع سعر الأرض الأصلي زيادة على فوائد التأخير
Mahkeme, Siyah Tepeler'in kanunsuz olarak alındığını ve faiziyle birlikte ilk halka arz değerinin当初の価格に利子を加えた額が スー国に 支払われるべきとの見解を示しました
Mal varlığınız var, ve bu mal varlığınız nakit. Nakitinizin kira bedeli aldığınız faizdir.Also, wenn Sie einen Vermögenswert, wenn der Vermögenswert Bargeld, die Miete es Interesse.
Mal varlığınız var, ve bu mal varlığınız nakit. Nakitinizin kira bedeli aldığınız faizdir.Asi que cuando tengas un activo, si el activo es efectivo, la renta sobre este es interes.
Mal varlığınız var, ve bu mal varlığınız nakit. Nakitinizin kira bedeli aldığınız faizdir.Pokud máte aktivum, pokud je aktivum hotovost, půjčovné z toho je úrok.
Mal varlığınız var, ve bu mal varlığınız nakit. Nakitinizin kira bedeli aldığınız faizdir.Vậy khi bạn có 1 tài sản, nếu tài sản là tiền mặt, thì tiền thuê từ nó chính là lãi suất.
Mal varlığınız var, ve bu mal varlığınız nakit. Nakitinizin kira bedeli aldığınız faizdir.Więc jeśli macie aktywa, jeśli to są pieniądze, to czynszem są odsetki.
Mal varlığınız var, ve bu mal varlığınız nakit. Nakitinizin kira bedeli aldığınız faizdir.Συνεπώς όταν έχετε ένα περιουσιακό στοιχείο, το οποίο είναι μετρητά, το ενοίκιό του είναι ο τόκος.
Mal varlığınız var, ve bu mal varlığınız nakit. Nakitinizin kira bedeli aldığınız faizdir.もし資産が家なら、あなたの家賃は毎月の、
Mezzanine CDO'ları satın almış olanlara her 1 $ için 75 cent ve faizini ödediniz.Tenhle člověk dostal 0,75 z dolaru, ne?
Mirasın sadece faiziyle bile milyonlarca dolar kazanıyor.Dostaje miliony dolarów samych odsetek.
Mirasın sadece faiziyle bile milyonlarca dolar kazanıyor.Il reçoit des millions de dollars seulement de l'intérêt
Mirasın sadece faiziyle bile milyonlarca dolar kazanıyor.Λαμβάνει εκατομμύρια δολάρια.
Mirasın sadece faiziyle bile milyonlarca dolar kazanıyor.Він отримує мільйони доларів
Müşteri 10.000 £ artı faiz ödemek için umut verici bir kredi sözleşmesi imzalar,הלקוח חותם על חוזה להלוואה, שמבטיח שהוא ישלם 10,000 שקלים פלוס ריבית
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›a tak prečože si nedal mojich peňazí na stôl bankára, a ja prijdúc bol by som ich vzal s úrokami?
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›atunci de ce nu mi-ai pus banii la zarafi, pentruca, la întoarcerea mea, să -i fi luat înapoi cu dobîndă?``
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›cớ sao ngươi không giao bạc ta cho hàng bạc? Khi ta về, sẽ lấy lại vốn và lời.
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›cớ_sao ngươi không giao bạc ta cho hàng bạc ? Khi ta về , sẽ lấy lại vốn và lời .
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›hvorfor gav du da ikke mine Penge til Vekselbordet, så jeg ved min Hjemkomst kunde have krævet dem med Rente?
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›I pročes tedy nedal peněz mých na stůl, a já přijda, byl bych je vzal i s požitky?
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›그러면 어찌하여 내 은을 은행에 두지 아니하였느냐 그리하였으면 내가 와서 그 변리까지 찾았으리라 하고
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›miksi et siis antanut rahojani rahanvaihtajan pöytään, että minä tultuani olisin saanut periä ne korkoineen?`
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›perché allora non hai consegnato il mio denaro a una banca? Al mio ritorno l'avrei riscosso con gli interessi
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›por que, pois, não puseste o meu dinheiro no banco? então vindo eu, o teria retirado com os juros.
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›¿Por qué, pues, no pusiste mi dinero en el banco, para que al venir yo lo cobrara junto con los intereses?
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›Przeczżeś tedy nie dał srebra mego do lichwiarzy? a ja przyszedłszy, wziąłbym je był z lichwą.
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›zakaj torej nisi dal srebra mojega v menjalnico? In jaz bi ga bil ob prihodu svojem prejel z obrestmi!
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›δια τι λοιπον δεν εδωκας το αργυριον μου εις την τραπεζαν, ωστε εγω ελθων ηθελον συναξει αυτο μετα του τοκου;
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›а чом же не дав єси срібла мого у міняльню? і я, прийшовши, в лихвою виміг би його.
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›для чего же ты не отдал серебра моего в оборот, чтобы я, придя, получил его с прибылью?
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›тогава защо не вложи парите ми в банката, и аз като си дойдех, щях да ги прибера с лихвата?
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›ולמה לא נתת את כספי לשלחני ואני בבואי הייתי תובע אותו במרבית׃
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›فلماذا لم تضع فضتي على مائدة الصيارفة فكنت متى جئت استوفيها مع ربا.
neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.›為 甚 麼 不 把 我 的 銀 子 交 給 銀 行 、 等 我 來 的 時 候 、 連 本 帶 利 都 可 以 要 回 來 呢

İlgili Sayfalar