Luigi’nin en değer verdiği fahişesidir.Tento klobouk je Luffyho nejcennější poklad.
Caligula duruşmalardan, fahişelikten ve evlilikten ağır vergiler almayı denemiştir.Caligula a percepute taxe pe procese, căsătorie și prostituție.
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.Este un beneficiu pentru prostituate.
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.Prostituată se numește o femeie care practică prostituția.
"Kadın da aynı şeyi yapabilir ama sen ona fahişe diyorsun."Acesta i-a dat și ideea titlului: "I-ai putea spune “Cronicile marțiene.”
Eskiden fahişelerin sık çalıştığı bir bölge idi.De cele mai multe ori, matroana era o fostă prostituată.
Resepsiyonist 911'i ararken Saldívar'ın ona "fahişe" deyip peşinden gitmesi ile, Selena yere çöktü.S-a prăbușit la pământ în timp ce funcționarul suna la 911 și Saldívar o urmărea și striga “târfo” (bitch).
Fahişe, para karşılığı seks hizmetleri veren kişi.A szexmunkás olyan személy, aki azzal keres pénzt, hogy szexuális szolgáltatásokat nyújt, szexmunkát végez.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Apja tiltása ellenére Tyrion a prostituált Shae-t is magával viszi a fővárosba.
Kimliği bir türlü açığa çıkarılamayan Karındeşen Jack 1888 yılında Londra'da fahişeleri öldürmüştür.Az ismeretlen Hasfelmetsző Jack prostituáltakat gyilkolt Londonban 1888-ban.
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.A hímek itt fel-alá kergetik a nőstényeket.
"Kadın da aynı şeyi yapabilir ama sen ona fahişe diyorsun."Ezután Mária nem tudja türtőztetni magát, és „fattyúkirálynőnek” nevezi nénjét.
Peter ve Lois otel odasına girdiklerinde yatak üzerinde bir fahişeye rastlarlar.Amikor Peter és Lois az ágyban vannak, Peter szemüvege eltűnik a jelenet alatt.
Genelevde çalışan bir fahişe.Gőzgépen dolgozó munkás.
Ünlü oyuncu bu filmde ise bir fahişe rolünü canlandırmıştır.A Macskanő ebben a filmben viszont egy szuperhős.
Öldürülen yine bir fahişedir.Egyéb forgatója Gyilkos Méh.
Almanya'da fahişelik yasaldır.Németországban legális a prostitúció.
Almanya'da fahişelik yasaldır.A prostitúció legális Németországban.
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.Seksinmyyjää kutsutaan seksityöntekijäksi tai prostituoiduksi.
Bar fahişelik için kullanılmamasına karşın uyuşturucu satışları ve diğer "nakdi işlemler" yer alırdı.Vaikka baaria ei käytettykään prostituutioon, huumemyyntiä ja muita ”rahanliikkeitä” tapahtui.
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.Sen sijaan naiset toimivat kauppiaina.
Öldürülen yine bir fahişedir.Surmansa sai myös ristituleen joutunut nainen.
Fahişe olan Mary, kaçıp kiliseye kapanır.Maria Stuart joutuu luopumaan Skotlannin kruunusta, pakenee Englantiin ja joutuu vankilaan.
禁娼禁毒 (Fahişelik ve Uyuşturucunun Kesinlikle Yasaklanması Üzerine) (Çince).Siirtotyöntekijöiden mielivaltainen karkottaminen on kiellettyä (22.)
Fahişe, para karşılığı seks hizmetleri veren kişi.Winfrey on tarjonnut teininä seksipalveluita rahan saamiseksi.
Buna göre Büyük Kent, Büyük Babil ve Fahişe aynı şeydir.Vanhassa kartassa Iso- ja Pikku-Köhkörö ovat samaa järveä.
Bruno S.'nin annesi bir fahişeydi ve küçükken onu sürekli dövüyordu.Brannamanin lapsuus oli ankara, ja hän joutui isänsä pahoinpitelemäksi.
Madam Rosa da, yaşlı eski bir fahişe ve bir Yahudidir.Rachel er datter af et par af samme køn, og er jødisk.
Öldürülen yine bir fahişedir.Attentatpersonen var igen en kvinde.
Bahsi geçen ülkelerin aksine çoğu ülkede fahişelik yasa dışıdır.I flere modtagerlande er prostitution desuden ulovligt.
"Kadın da aynı şeyi yapabilir ama sen ona fahişe diyorsun."Jeg kan sige hvad jeg vil, du husker det ikke", hvorefter hun kalder hans afdøde kone en luder.
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.Der findes de narkoprostituerede.
Olayların temposu arttıkça Klute ilginç bir kişiliği olan bu fahişeyi sevmeye başlar.Så hun bruger mere og mere tid med denne mærkværdigt fascinerende amerikaner.
Buradaki fahişe dinsel bir fahişedir ve iğrençlikler yapan biridir.Gjøvik kirke er prostikirke i Toten prosti.
Bruno S.'nin annesi bir fahişeydi ve küçükken onu sürekli dövüyordu.Brians mor skal ha blitt drept av vikinger mens han var et barn.
"Kadın da aynı şeyi yapabilir ama sen ona fahişe diyorsun."Hennes var var motstander av at hun skulle arbeide som skuespillerinne og kalte henne derfor for «hore».
MÖ 4. yüzyıldan sonra fahişelik köleler arasında yaygınlaştı.Omkring 400-tallet ble øya bosatt av slavere.
Fahişe (film), Alan J. Pakula'nın yönettiği 1971 yapımı film.Klute er en amerikansk thriller fra 1971 regissert av Alan J. Pakula.
Şüphesiz bir fahişe!", "Bu kumral kadın çok çirkin.«Politiet: – Det er grotesk hva denne kvinnen har utsatt mennesker for».
Ayrıca, fahişelerin yabancı olmaması gerekir.Befolkningen er ikke vant til utlendinger.
Tanya bu parayı fahişelik ile elde eder.Klaus tar med jenta på en gratistur.
Fahişe, para karşılığı seks hizmetleri veren kişi.Det finnes mannlige prostituerte som selger seksuelle tjenester til menn og kvinner.
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.Mereka menjadikan perempuan-perempuan itu pelacur biasa.
Gece Yarısı Operasyonu ile CIA LSD'yi fahişelere vererek deneyler yaptı.CIA juga melakukan eksperimen ilmiah terhadap manusia, termasuk pemberian LSD secara diam-diam.
Şüphesiz bir fahişe!", "Bu kumral kadın çok çirkin.Dan gadis ini benar-benar - benar-benar si jahat."
Seks turizmi, fahişelerin cinsel ilişkiye girmeleri için çalıştırıp seyahat ettikleri sektördür.Misalnya, wisatawan seks adalah sumber permintaan untuk prostitusi.
Antik yazarlar Aspasia'nın aynı zamanda bir genelev işlettiğini ve fahişe olduğunu da yazar.Beberapa ilmuwan mengatakan bahwa Aspasia adalah penjaga rumah bordil dan seorang pelacur.
Ayrıca, fahişelerin yabancı olmaması gerekir."Turis Bukan Hanya Orang Asing".
Caligula duruşmalardan, fahişelikten ve evlilikten ağır vergiler almayı denemiştir.Caligula đánh thuế đối với các vụ kiện tụng, hôn nhân và tệ nạn mại dâm.
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.Những cô gái này không phải là gái mại dâm.
Ünlü oyuncu bu filmde ise bir fahişe rolünü canlandırmıştır.Trong bộ phim này diễn viên Hoàng Phúc đóng vai Lê Duy Điếm.
Geçmiş yıllarda giderek artan sayıda erkek fahişe olsa bile, neredeyse hepsi kadındır.Phần lớn họ là nữ giới, dù những năm gần đây đã nổi lên nam giới bán dâm.
"Kadın da aynı şeyi yapabilir ama sen ona fahişe diyorsun."そんな彼にも女友達ができたが、彼女は「農家の嫁にはなりたくない」という。
Ayrıca, fahişelerin yabancı olmaması gerekir.ただし、外国人は用いない方が無難である。
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.父親の命令に背き、ティリオンは娼婦シェイ(シベル・ケキリ)を王都に伴う。
Beş yıl boyunca ya hırsızlık yaptı ya fahişelik.5年間娼婦として過ごした。
Fuhuş yapan kadın seks işçisine fahişe denir.性産業に従事する人をセックスワーカーと呼ぶ。
Sunny: Genç bir fahişedir.ナオミ 売春婦。
Şüphesiz bir fahişe!", "Bu kumral kadın çok çirkin.『うどんの女』で「このマンガがすごい!
Öldürülen yine bir fahişedir.また売春婦を意味することもある。