Şimşon bir gün Gazzeye gitti. Orada gördüğü bir fahişenin evine girdi.След това, Самсон отиде в Газа, гдето видя една блудница, и влезе при нея.
Şimşon bir gün Gazzeye gitti. Orada gördüğü bir fahişenin evine girdi.וילך שמשון עזתה וירא שם אשה זונה ויבא אליה׃
Şimşon bir gün Gazzeye gitti. Orada gördüğü bir fahişenin evine girdi.ثم ذهب شمشون الى غزّة ورأى هناك امرأة زانية فدخل اليها.
Şimşon bir gün Gazzeye gitti. Orada gördüğü bir fahişenin evine girdi.參 孫 到 了 迦 薩 、 在 那 裡 看 見 一 個 妓 女 、 就 與 他 親 近
Şimşon bir gün Gazzeye gitti. Orada gördüğü bir fahişenin evine girdi.參孫 到 了 迦薩 、 在 那 裡看見 一 個 妓女 、 就 與 他 親近
"Sonra da fahişeye dönüşecekler," dedi.“Après quoi elles deviennent des prostituées”, affirme-t-il.
"Sonra da fahişeye dönüşecekler," dedi.«Después de eso se convertirán en prostitutas», concluyó.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Alle diese Mädchen gingen in die Goldmine, sie waren hauptsächlich Prostituierte, oder machten andere Dinge.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Alle disse piger tog til guldminen, og de var hovedsageligt prostituerede og lavede andre ting.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Alle meisjes gingen naar de goudmijn, waar ze voornamelijk prostituees waren en ze deden nog andere dingen.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.그 학생들은 모두 금광으로 갔는데 거기에 있는 여자애들은 대부분 매춘이나 다른 일들을 하고 있었죠.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Semua gadis pergi ke tambang emas, dan mereka pada umumnya melacur, melakukan hal-hal lain.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Tất cả những cô gái này phải đến mỏ vàng, họ chủ yếu là gái mại dâm làm những việc khác
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Toate aceste fete s-au dus la mina de aur, şi erau predominant prostituate făcând şi alte lucruri.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Todas elas trabalhavam na mina de ouro e a maior parte eram prostitutas que faziam outras coisas.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Todas habían ido a las minas de oro, eran en su mayoría prostitutas que hacían otras cosas.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Tutte le ragazze andavano alle miniere d'oro, ed erano in prevalenza prostitute, che facevano altre cose.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Wszystkie poszły do kopalni złota, i były w większości prostytutkami, które robiły też inne rzeczy.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Όλα τα κορίτσια πήγαιναν στο χρυσορυχείο και ήταν κατά κύριο λόγο πόρνες που έκαναν άλλα πράγματα.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Все они работали на золотом руднике и в основном занимались проституцией или ещё чем-нибудь.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.Всички тези момичета ходеха в златната мина и бяха преобладаващо проститутки, правеха други неща.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.כל אותן נערות הועברו למכרה הזהב, ורובן הוזנו ועשו דברים אחרים.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.كل هؤلاء الفتيات ذهبن إلى منجم الذهب، وكانت غالبيتهن مومسات يقمن بأمور أخرى.
Tümü altın madeninde çalışıyor, büyük kısmı fahişelik ve başka şeyle yapıyordu.大多数が 売春や 他のことをしていました 私たちはそうした少女50人を連れて
Ve bir fahişeyle beraber üçlüyü enjekte etmeye çok yaklaşmıştım...Και είδα από κοντά μια πόρνη να βαράει ένεση...
Ve bir fahişeyle beraber üçlüyü enjekte etmeye çok yaklaşmıştım...Я даже был близок к тому, чтобы принять дозу героина...
Ve bir fahişeyle beraber üçlüyü enjekte etmeye çok yaklaşmıştım...何の話かわかんないわ!
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.A keď uvidel Júda, myslel, že je to smilnica, pretože zakryla svoju tvár.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Ao vê-la, Judá julgou que era uma prostituta, porque ela havia coberto o rosto.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.A ujrzawszy ją Judas, mniemał, że to nierządnica, bo zakryła była twarz swoję.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Da Juda så henne, tenkte han det var en skjøge; for hun hadde tilhyllet sitt ansikt.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Då nu Juda fick se henne, trodde han att hon var en sköka; hon hade ju nämligen sitt ansikte betäckt.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Da nu Juda så hende, troede han, det var en Skøge; hun havde jo tilhyllet sit Ansigt;
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Da sie nun Juda sah, meinte er, sie wäre eine Hure; denn sie hatte ihr Angesicht verdeckt.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Entonces la vio Judá y pensó que era una prostituta, porque había cubierto su cara
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Giuda la vide e la credette una prostituta, perché essa si era coperta la faccia
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Giu-đa thấy nàng , cho là một kỵ nữ , vì nàng che mặt ,
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Giu-đa thấy nàng, cho là một kỵ nữ, vì nàng che mặt,
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Iuda a văzut -o, şi a luat -o drept curvă, pentru că îşi acoperise faţa.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Juda la vit, et la prit pour une prostituée, parce qu`elle avait couvert son visage.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Juda zag haar toen hij langs kwam en dacht dat zij een prostituée was, omdat zij een sluier droeg.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Ketika Yehuda melihat Tamar, disangkanya wanita itu seorang pelacur, karena wajahnya terselubung
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.그가 얼굴을 가리웠으므로 유다가 그를 보고 창녀로 여겨
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Ko jo pa vidi Juda, meni, da je nečistnica, kajti zagrnila si je obličje.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Kteroužto uzřev Juda, za to měl, že jest nevěstka; nebo zakryla tvář svou.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Kun nyt Juuda näki hänet, luuli hän häntä portoksi; sillä hän oli peittänyt kasvonsa.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Meglátá pedig õt Júda, és tisztátalan személynek gondolá, mivelhogy befedezte vala orczáját.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.Και οτε ειδεν αυτην ο Ιουδας, ενομισεν αυτην πορνην διοτι ειχε κεκαλυμμενον το προσωπον αυτης.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.А Юда, като я видя, помисли, че е блудница: защото беше покрила лицето си.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.И увидел ее Иуда и почел ее за блудницу, потому что она закрыла лице свое.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.ויראה יהודה ויחשבה לזונה כי כסתה פניה׃
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.فنظرها يهوذا وحسبها زانية. لانها كانت قد غطت وجهها.
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.猶 大 看 見 他 、 以 為 是 妓 女 、 因 為 他 蒙 著 臉
Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü.猶大 看 見他 、 以 為是 妓女 、 因為 他 蒙著臉
Yaşamınız boyunca fahişe olmak mı?Biti kurbe vse življenje?
Yaşamınız boyunca fahişe olmak mı?Menjadi pelacur seumur hidup?
Yaşamınız boyunca fahişe olmak mı?Przez całe życie być kurwami?
Yaşamınız boyunca fahişe olmak mı?Να είσαι πόρνη όλη σου τη ζωή?
Yaşamınız boyunca fahişe olmak mı?Какво искаш ти сега, а? да си курва цял живот?
Yiftah adında yiğit bir savaşçı vardı. Bir fahişenin oğlu olan Yiftahın babasının adı Gilattı.A Jefta Gileádsky bol udatný muž a bol synom ženy smilnice, a Gileád splodil Jeftu.