Başkurdistan'ın petrol rafine fabrikaları yılda 60 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahiptir.Havnen Wallhamn på øens østside har kapacitet til at håndtere 100.000 biler årligt.
Bunda makinaların ve fabrikaların artması, önemli rol oynamıştır.Her spillede fasernes farver og rækkefølge en stor rolle.
İsrail’deki ileri teknoloji fabrikaları 1960’lı yıllarda ortaya çıkmaya başladı .Israelske hi-tech bedrifter oppsto i 1960-årene.
Kentte besin ve çimento fabrikaları vardır.Byen har porselens- og fajansefabrikker.
New Lanark fabrikaları 1968 yılına kadar faaliyetteydi.Pabrik New Lanark beroperasi sampai 1968.
Şu an dünyanın 180 ülkesinde satış yapmaktadır ve 20'den fazla ülkede fabrikaları vardır.Produknya dijual di lebih dari 400 toko dan 20 negara di dunia.
Üretilen sütler çeşitli süt fabrikalarına satılarak önemli bir gelir elde edilmektedir.Susu kerbau dapat diproses menjadi berbagai jenis produk susu.
Bunda makinaların ve fabrikaların artması, önemli rol oynamıştır.Industrialisasi dan standardisasi bahan bangunan memainkan peran penting.
Ayrıca Tugla ve Mermer Fabrikaları da vardır.Ada juga karet dan pabrik semen.
New Lanark fabrikaları 1968 yılına kadar faaliyetteydi.New Lanark hoạt động cho đến năm 1968.
Rusya'nın bazı bölgelerinde işgücünün yarısı savunma sanayi fabrikalarında çalışıyordu.Ở một số vùng của Nga, ít nhất một nửa lượng nhân lực làm việc tại các nhà máy quốc phòng.
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.Tuy nhiên, trong lĩnh vực sản xuất gạch xây dựng cũng có những xí nghiệp lên đến hàng trăm người.
Rusya'nın bazı bölgelerinde işgücünün yarısı savunma sanayi fabrikalarında çalışıyordu.ロシアの一部の地域では全労働人口の少なくとも半分が国防産業に雇われた。
New Lanark fabrikaları 1968 yılına kadar faaliyetteydi.ニュー・ラナークの工場は1968年まで操業していた。
2000 Head (Ikeda), Shiga (Ryuo) ve Tada fabrikaları ISO 14001 sertifikası almaya hak kazandı.2002年 本社、3工場 (埼玉・筑波・大熊)、全営業所で、ISO14001の認証を取得。
Bulgaristan'ın en büyük şarap fabrikalarından biri burada bulunmaktadır.保加利亞最大的葡萄酒工廠之一位在此地。
New Lanark fabrikaları 1968 yılına kadar faaliyetteydi.新拉纳克纺织厂一直运营到1968年。
Filoyu ve fabrikaları yenilemeye başlamıştır fakat Düklük eski refah seviyesine bir daha ulaşamamıştır.公爵试图重建船队和贸易站,但公国再也无法重现它往日的繁荣了。
Çin hükümeti üretim yapan fabrikaları desteklemekteydi.是中国国家重点保护植物。
Nehrin bulunduğu alanda 1854'te kâğıt ve pamuk işleme fabrikaları inşa edildi.到了1828年,當河沿岸出現了造紙廠和釀酒廠。
Tüm dünyaya yayılmış fabrikaları ile özellikle ağır dizel motor üretimi sektöründe önemli markalardan biridir.在包括汽车在内的所有交通工具的设计中,它都是一个很重要的因素。
Sovyet 38. Ordusuna, şehrin fabrikaları sökülüp doğuya nakledilirken şehri savunması emredildi.소련의 제38군은 하리코프 내의 공장들을 동부 멀리로 재배치하는 동안 도시를 방어하며 시간을 끌라는 명령을 받았다.
Natori'de Nikon'un kamera ile Sapporo Brewery'nin bira fabrikaları bulunmaktadır.위키미디어 공용에 체르누스코 술 나빌리오 역 관련 미디어 분류가 있습니다.
New Lanark fabrikaları 1968 yılına kadar faaliyetteydi.מפעלי ניו לנארק פעלו עד 1968.
Fabrikaların çoğu burada bulunuyordu.מרבית הקורבנות היו שם.
Bulgaristan'ın en büyük şarap fabrikalarından biri burada bulunmaktadır.Тук се намира една от най-големите винарски изби в България.
Çin hükümeti üretim yapan fabrikaları desteklemekteydi.За приемането на този план спомагат китайските бизнес-структури, управляващи канала.
Artvin endüstri yoğun bir şehir değildir. çay ve fındık fabrikaları mevcuttur.Версай никога не е бил индустриален град, въпреки че там има няколко химически и хранително-вкусови фабрики.
Un ve şeker fabrikalarına sahiptir.Намира се в ж.к. „Захарна фабрика“.
Ne yazık ki şu an bu fabrikaların çoğu kapatılmış ya da taşınmış durumdadır.Сега по-голямата част от сградите и фасадите в тази част на улицата са или променени или премахнати.
Un ve şeker fabrikalarına sahiptir.Također su tu tvornica industrijskih tkanina i šećerana.
Sosyalist dönemde ise şehirde ülkenin ana askeri silah fabrikalarının biri bulunmaktaydı.Za vrijeme komunističke Čehoslovačke, to je bio jedana od najvećih tvornica oružja u cijeloj zemlji.
Üretilen sütler çeşitli süt fabrikalarına satılarak önemli bir gelir elde edilmektedir.Kupreška mljekara proizvoodi razne mliječne proizvode.
Şehirde mobilya ve otomobil fabrikaları da bulunmaktadır.V súčasnosti sa v meste nachádza strojársky a nábytkársky priemysel.
Aynı yıl Ford'un fabrikalarında yürüyen bantlı üretimi başlatması verimliliği yüksek derecede çoğalttı.Začiatok sériovej výroby medzinárodne patentovaných vysoko presných prevodoviek sa začal v roku 1999.
İşçiler fabrikalarını terk ediyorlardı; bu, barış döneminde bile firar sayılan bir eylemdi.Do vojnového stavu sa aktivizoval aj priemysel, ktorý dovtedy pracoval ako v čase mieru.
Ne yazık ki şu an bu fabrikaların çoğu kapatılmış ya da taşınmış durumdadır.Dnes je väčšina týchto škôl zrušená alebo sa zmenili na koedukačné.
Daha sonra, Japonya ve Çin'de de fabrikaları kurulmuştur.Poleg tega je Japonska s sporazumom dobila tudi pravico gradnje tovarn in industrije na Kitajskem.
Başkurdistan'ın petrol rafine fabrikaları yılda 60 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahiptir.Tovarna v Pingšanu (Šenzen) naj bi imela kapaciteto 40000 vozil na leto.
Kentte besin ve çimento fabrikaları vardır.Pačiame mieste yra statybinių medžiagų ir cemento gamyklos.
Bu dönemde kentin nüfusunun neredeyse yarısını tekstil fabrikalarında çalışan işçiler oluşturmaktaydı.Tuo metu apie 70 % miestelio gyventojų dirbo šioje gamykloje.
Başkurdistan'ın petrol rafine fabrikaları yılda 60 milyon ton petrol işleme kapasitesine sahiptir.Klaipėdos perkėlos pajėgumas buvo 150 tūkst. geležinkelio vagonų per metus.
Milano’nun birçok fabrikalarında olağanüstü hal ilan ettiler.Kronikoje nemažai stebuklų aprašymų.
Üretilen sütler çeşitli süt fabrikalarına satılarak önemli bir gelir elde edilmektedir.Jos su savimi atsinešė žinias apie įvairių pieno produktų gamybą.
Havuz ısıtma ve kâğıt fabrikaları atık ısı kullanımının uygulamalarındandır.Elektroonikakomponentide jahutus tähendab nendelt liigse soojuse ärajuhtimise meetodeid ja vahendeid.
Ne yazık ki şu an bu fabrikaların çoğu kapatılmış ya da taşınmış durumdadır.Praeguseks on enamus neist majadest lagunenud või lammutatud.
Sovyet 38. Ordusuna, şehrin fabrikaları sökülüp doğuya nakledilirken şehri savunması emredildi.Nõukogude 38. armeel oli kästud linna kaitsta, ajal kui selle tehaseid lammutati viimiseks Siberisse.
Daha sonra, Japonya ve Çin'de de fabrikaları kurulmuştur.Hiljem loodi sarnased pargid ka muu hulgas Prantsusmaal, Jaapanis ja Hiinas.
Amerikan fabrikalarının İkinci Sanayi devrimini ateşleyen manevralarını başlattığı zamanki hikayeye...미국의 공장들이 전기 가동 방식을 사용하기 시작했고 제 2차 산업 혁명의 불이 붙었습니다.
Amerikan fabrikalarının İkinci Sanayi devrimini ateşleyen manevralarını başlattığı zamanki hikayeye...כשמפעלים אמריקניים החלו להשתמש בחשמל, והתחילו את המהפכה התעשייתית השנייה.
Amerikan fabrikalarının İkinci Sanayi devrimini ateşleyen manevralarını başlattığı zamanki hikayeye...عندما بدأت المصانع الأمريكية بكهربة عملياتها، لتشعل "الثورة الصناعية الثانية".
Amerikan fabrikalarının İkinci Sanayi devrimini ateşleyen manevralarını başlattığı zamanki hikayeye...第二次産業革命の火が付いたところでした 驚くべきことに
Birçok cam Wallenstein, ve için- fabrikaları ve kağıt fabrikaları. 'A Wallenstein, valamint a számos üveg- gyárak és papír-malmok. "
Birçok cam Wallenstein, ve için- fabrikaları ve kağıt fabrikaları. 'Wallensteina, a liczne szkła fabryki i zakłady papiernicze.
Birçok cam Wallenstein, ve için- fabrikaları ve kağıt fabrikaları. 'Wallensteinin ja sen lukuisat lasi- tehtaita ja paperi-tehtaille. "
Birçok cam Wallenstein, ve için- fabrikaları ve kağıt fabrikaları. '수많은 유리 Wallenstein, 그리고위한 공장 및 종이 밀스.
Birçok cam Wallenstein, ve için- fabrikaları ve kağıt fabrikaları. 'של וולנשטיין, ועל הזכוכית הרבים שלה מפעלים ו-מפעלי נייר. "
Birçok cam Wallenstein, ve için- fabrikaları ve kağıt fabrikaları. 'من الينشتاين ، والزجاج العديدة ، مصانع الورق ومصانع. '
Birçok cam Wallenstein, ve için- fabrikaları ve kağıt fabrikaları. '工場や紙工場' 河恩珠は、ヘクタール、私の少年は、何がその作るのですか?"
Bu çantaların aslında kendi fabrikalarında üretildiğini anlamıştım ve çantaların hepsi orjinaldi.Încet, am realizat că poșetele acelea erau produse în fabrica ei, fiecare dintre ele fiind autentică.