Ayni sehirde bu olcude iki adet fabrika var.При всяка смяна... в същия град има две фабрики от този мащаб.
Ayni sehirde bu olcude iki adet fabrika var.ישנם שני מפעלים בהיקף דומה באותה עיר.
Ayni sehirde bu olcude iki adet fabrika var.هناك مصنعين من هذا الحجم في نفس البلدة
Ayni sehirde bu olcude iki adet fabrika var.この工場は4万5000人ぐらいいますので
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi."O meu pai trabalhou nesta fábrica.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Pracoval tam i můj otec," řekl.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Tatăl meu a lucrat în această fabrică" - zise.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Баща ми също работеше тук', каза той.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Здесь работал мой отец.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.אבי עבד במפעל הזה," הוא אמר.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.أبي عمل في هذا المصنع.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.実は 祖父もここで働いていたんです
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi. "Büyükbabam da bu fabrikada çalıştı.Pracował tu mój ojciec i mój dziadek.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Cha của tôi cũng làm việc tại nhà máy"
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Mein Vater arbeitete in dieser Fabrik.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Mijn vader werkte in deze fabriek.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Mio padre lavorava in questa fabbrica" mi dice.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Mi padre trabajó en ella", me dijo.
Babam da bu fabrika da çalıştı", dedi.Mon père a travaillé dans cette usine.
Babam, işinden hiç izin almazdı, klasik bir fabrika çalışanı ve işçi sınıfından bir göçmendi.제 아버지께서, 아버지는 전형적인 노동자였어요, 이민온 노동자 계층 말이에요, 그런 아버지께서
Babam, işinden hiç izin almazdı, klasik bir fabrika çalışanı ve işçi sınıfından bir göçmendi.שאבי, שלעולם לא מפסיד יום עבודה הוא עובד צוארון כחול קלאסי, מהגר ממעמד הפועלים.
Babam, işinden hiç izin almazdı, klasik bir fabrika çalışanı ve işçi sınıfından bir göçmendi.労働者階級の 移民の典型です それが学校での息子の様子を見ようと やってきたわけです
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Azt sem tudta nekem megmondani, mit is csinál a gyárban.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Cô thậm chí không thể nói cho tôi nghe những gì cô đã làm trên sàn nhà máy.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Dia bahkan tidak bisa memberitahu apa yang dia lakukan di pabrik.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Ela nem me conseguia dizer o que fazia na fábrica.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Ella ni siquiera podía decirme qué era lo que hacía en la planta.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Elle ne savait même pas me dire ce qu'elle faisait dans l'atelier.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Lu Quingmin은 자신이 공장에서 정확히 무얼하는지 알지못했습니다.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Nie umiała wytłumaczyć, co robi w fabryce.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Ni znala torej točno razložiti, kaj je njeno delo.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Non riusciva neanche a dirmi cosa faceva in fabbrica.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Nu putea nici măcar să-mi spună ce făcea la fabrică.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Sie konnte mir nicht einmal sagen, was sie in der Fabrikshalle machte.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Ze kon me zelfs niet vertellen wat ze deed op de werkvloer.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Δεν ήταν σε θέση να μου εξηγήσει τι έκανε στη γραμμή παραγωγής του εργοστασίου.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Вона навіть не змогла мені пояснити, що саме робила на заводі.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Она даже не могла объяснить, чем она занималась на фабрике.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.Тя дори не можа да ми каже какво прави във фабриката.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.היא אפילו לא ידעה להגיד לי מה תפקידה בריצפת הייצור.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.لم تستطع حتى ان اقول لي ما فعلته في أرضية المصنع.
Bana fabrikada ne yaptığını bile söyleyemedi.意味も解らない略語を
Başlangıçta aktiflerimiz 10 milyon $ değerindeydi, şimdi ayrıca 5 milyon $ değerinde bir fabrikamız da var.Měli jsme 10 milionů dolarů aktiv a nyní máme továrnu.
Belki bir fabrika almak için belki başka birşey için.私達は関与するつもりはありません。
Belki civardaki araba fabrikası kapandı.Có thể do xưởng ô tô bên cạnh vừa bị phá sản chẳng hạn,
Belki civardaki araba fabrikası kapandı.Možná, že automobilka v sousedství se zavřela.
Belki civardaki araba fabrikası kapandı.Vielleicht ist die Autofabrik in der Nähe hat aus dem Geschäft gegangen.
Belki civardaki araba fabrikası kapandı.Για παράδειγμα, ίσως το διπλανο εργοστάσιο αυτοκινήτων έκλεισε.
Belki civardaki araba fabrikası kapandı.Может быть, автомобильный завод недалеко ушел из бизнеса.
Belki civardaki araba fabrikası kapandı.Можливо автозавод поруч перестав функціонувати.
Belki civardaki araba fabrikası kapandı.この状況では、何が起こりましたか?
Belki de mallarını 100 Dolar karşılığı ABD'ye satmış olan Çinli bir fabrika sahibidir.Ehkä hän on kiinalainen tehtaan omistaja, joka myi tuotteensa Yhdysvalloissa 100 dollarilla.
Belki de mallarını 100 Dolar karşılığı ABD'ye satmış olan Çinli bir fabrika sahibidir.Misschien is hij een Chinese fabrikant die z'n producten in de VS heeft verkocht voor 100 dollar.
Belki de mallarını 100 Dolar karşılığı ABD'ye satmış olan Çinli bir fabrika sahibidir.Quizá es el dueño de una fábrica china que vendió sus productos en los Estados Unidos por 100 Dólares.
Belki de mallarını 100 Dolar karşılığı ABD'ye satmış olan Çinli bir fabrika sahibidir.لعله مالك أحد المصتنع الصينية الذي باع بضاعته في الولايات المتحدة مقابل 100 دولار
Ben bir buçuk ay boyunca fabrika çalıştı.Eu trabalhava na fábrica para um meses e meio.
Ben bir buçuk ay boyunca fabrika çalıştı.J'ai travaillé dans une usine pendant 1 mois et demi.
Ben bir buçuk ay boyunca fabrika çalıştı.Tôi làm việc ở nhà máy cho một tháng rưỡi.
Ben bir buçuk ay boyunca fabrika çalıştı.Yo trabajaba en la fábrica para un mes y medio.
Ben bir buçuk ay boyunca fabrika çalıştı.עבדתי במפעל ל אחד וחצי חודשים.