Ana içeriğe geç
Sözlük

fabrika ile cümle

fabrika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Fabrika, 1986 yılında kapandı. ^Výroba byla ukončena v roce 1986.
1894'te Şeker Fabrikası inşa edildi.Roku 1899 byla postavena mlékárna.
Bu kurul fabrikasının politik ve ekonomik hayatın yerine getirme vazifesi alıyor.Jádrem této práce byla myšlenka, že politická a finanční správa celé monarchie musejí tvořit jediný celek.
Engelsberg Demir Fabrikası UNESCO Dünya Mirası'dır.Geopark Železné hory se nestane součástí UNESCO.
Merkezi ve fabrikası Kragujevac'ta yer almaktaydı.Správní centrum je ve městě Kragujevac.
Sonrasında fabrikalarda metal işçisi olarak çalışmaya başladı.Později začal pracovat jako dělník v továrně na obuv.
Fabrika işçisi olmasına rağmen kendisini eğitir.Navzdory nedostatku vzdělání se v tomto oboru stal specialistou.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.Převážná část populace pracuje v rodinných plantážích.
Fabrika 7 yılda 500’e yakın otomobil üretti.Za sedm let fungování firma prodala okolo 3500 vozů.
Uşak'lı tüccarlar ilk yün ipliği fabrikasının yapımına giriştiler.Vinohradech první, který výrobu uzenářského zboží po továrnicku provozoval.
1961 yılında yerel bir fabrikada dökümcü oldu.V roce 1961 se místní částí staly Částkovice.
Yine İstanbul'da bir kumaş fabrikası ve bir çini imalathanesi açıldı.Znovu se sešli při vytváření muzikálu Karlík a továrna na čokoládu.
Fabrikada çalışıyorum.Pracuji v továrně.
Fabrikada çalışıyorum.Pracuju ve fabrice.
Fabrika bir hedef haline gelecektir, çünkü savaş sürecine katkıda bulunur.Fabrica însăși devenea o țintă, deoarece contribuia la efortul de război.
Rusya'nın bazı bölgelerinde işgücünün yarısı savunma sanayi fabrikalarında çalışıyordu.În unele regiuni ale Rusiei, cam jumătate din forța de muncă era implicată în producția de apărare.
Tabii ki fabrikanın işçileri de birer hedef olacaktır.Ca urmare, și muncitorii fabricii deveneau la rândul lor ținte ale războiului.
Yırtıcı bir mücadele her yıkıntı, sokak, fabrika, ev, bodrum ve çatıda sürdürüldü.Lupte furioase s-au dat pentru fiecare stradă, fabrică, casă, subsol și scară.
Cugaşvili, Tiflis'teki Adelkhanov Ayakkabı Fabrikası'nda iş buldu.Djugașvili a lucrat o vreme în fabrica de încălțăminte Adelhanov din Tiflis.
1815 - İlk peynir fabrikası, İsviçre'de kuruldu.1815: A fost fondată prima fabrică pentru producția de brânză, în vederea comercializării (Elveția).
Uşak Şeker Fabrikası halen faaliyetine devam etmektedir.Fabrica de Argăsit Piei își începe activitatea.
Orak ve Çekiç Moskova’daki demir çelik fabrikasının adıdır.Серп и Молот (Serp i Molot) este numele unei uzine metalurgice din Moscova.
Fabrikalarda grevler artmıştı.Muncitorii de la mai multe fabrici au intrat în grevă.
Fakat hem liman, hem de fabrika II. Dünya Savaşı'nda yıkıldı.Atât fabrica cât și portul au fost distruse în urma ostilităților din cel de-Al Doilea Război Mondial.
İlçede bir adet fabrika bulunmaktadır.Acolo era mai de mult o fabrică de sticlă.
1979 yılında ise üretim kapasitesi artırılarak bağımsız bir fabrika haline gelmiştir.În SUA, capacitatea de producție a fost dublată de fabrica nou deschisă.
Bunda makinaların ve fabrikaların artması, önemli rol oynamıştır.Creșterea industriilor și a fabricilor a constatat că acest lucru este foarte benefic.
1909'dan 1915'e kadar terzi çıraklığı yaptı ve fabrika işçisi olarak çalıştı.Din 1909 până în 1915 a lucrat ca ajutor de croitor și ca muncitor industrial.
Amcasının tavassutu ile bir mobilya fabrikasında çalışmaya başladı.Unchiul ei a invitat-o să lucreze într-o fabrică de mobilă.
İşçiler için akşam dersleri veren bir fabrikanın sınıfında çalıştı.Acolo a lucrat ca muncitor într-o fabrică de ceasuri iar seara a învățat.
Amerikan şirketi Amerika'daki fabrikasını artık kapatmış ve üretime Çin'de devam etmektedir.Companiile americane și-au mutat producția din SUA în China.
21 Ekim'de bütün fabrika ekipmanları trenlere yüklendi.La 21 decembrie, trenuri încărcate cu muncitori de la fabrici din Oltenia au sosit la Timișoara.
Ayrıca bir bira fabrikası ve VEB Carl Zeiss Jena üretim birimleri de kapatılmıştır.De asemenea în oraș se găsește o fabrică de bere Companaidh Grùdaidh nan Innse Gall.
Babası İlya Brejnev metalurji fabrikasında işçi olarak çalışmaktaydı.Lucrând ca și bunicul său în Fabrica de arme Izhevsk.
Fabrikalarda çalıştı.Ei erau muncitori în fabrică.
Bazı işletmelerde bu ufak atölyeler büyük fabrikaların içinde yer almaktadır.La parter, unele camere sunt închiriate pentru mici întreprinderi.
Büyük jüt fabrikalarının birçoğu yıkıldı; birçoğu da ofis binalarına veya ikamet apartımanlarına dönüştürüldü.Cazematele au devenit inutile, multe dintre ele fiind transformate în magazii pentru echipamentul agricol.
İnsanlar köylerden kentlere, çeşitli fabrikalarda çalışmak için göç etti.Majoritatea țăranilor s-au îndreptat către orașe pentru a lucra în noile fabrici.
Ayrıca köyde bir Süt fabrikası bulunmaktadır.De asemenea, funcționează și o fermă de lapte.
1936 - İzmit Kağıt Fabrikası'nda, ilk kâğıt imal edildi.În iunie 1936 a fost creat Ministerul Muncii și a fost adoptat primul Cod al Muncii.
Almanya'daki ilk kumaş ve iplik fabrikaları 1851'de burada kurulmuştur.Primele amenajări necesare curei balneare și facilități turistice se construiesc aici în 1895.
Fakat Suni İpek Fabrikası kapatılmış.Acronimul CERN a fost însă păstrat.
Sigara odaları havaalanları ve fabrikalar ve işyerlerinde bulunabilir.Canapelele se pot găsi în saloane, cabinete de lucru și foaiere.
Ayrıca semt içerisinde bir de havagazı fabrikası bulunmaktadır.De asemenea există și o fabrică de armament.
1972 - Fabrika üretim kapasitesi yıllık 20 bin adete ulaştı.În 1977 s-a ridicat problema măririi capacității de producție anuală de la 2000 de tone la 3000 de tone.
Bugün, BSH dünya genelinde yaklaşık 40 fabrika işletmektedir.Corn Products International deține 15 fabrici în întreaga lume.
Şehirde ayrıca bir bira fabrikası bulunmaktadır.La Corbi, funcționează, de asemenea, o fabrică de bere.
Bu fabrikanın üretimi % 20 oranında artmıştır.Producția acestei fabrici a crescut cu 20 la sută.
Bu fabrika günde 500 otomobil üretir.Această fabrică produce 500 automobile pe zi.
Onlar bu fabrikada TV setleri üretiyorlar.Ei produc televizoare în această fabrică.
Onlar bu fabrikada TV setleri üretiyorlar.Ei produc, în această fabrică, televizoare.
Onlar bu fabrikada TV setleri üretiyorlar.În această fabrică ei produc televizoare.
Birçoğu İngiliz fabrikalarında yıllar geçirmişti.Mulți au petrecut ani întregi în fabricile britanice.
Bu fabrikadaki üretim yüzde 20 arttı.Producția acestei fabrici a crescut cu 20 la sută.
Fabrikanın patronu tarafından kovuldu.El a fost demis de către șeful fabricii.
Bu fabrikadaki tüm işçiler kadın.Toți lucrătorii din fabrica asta sunt de sex feminin.
Fabrikamızdaki personelde bir azalma oldu.În fabrica noastră a avut loc o reducere de personal.
New Lanark fabrikaları 1968 yılına kadar faaliyetteydi.New Lanark gyárai 1968-ig működtek.
2000 yılında ise Opel'in Polonya'daki fabrikasında üretilmeye başlanıldı.2000-ben megindult a gyártás a lengyelországi Opoléban is.
Haziran 1935 tarihinde fabrikaya 10 adet top üretmesi emri verildi.1935 júliusában a gyárat 10 darab löveg legyártásával bízták meg.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod