Ana içeriğe geç
Sözlük

fabrika ile cümle

fabrika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köyde bulunan yağ fabrikasının da ekonomiye katkısı büyüktür.W dalszym ciągu bardzo dużą rolę w gospodarce odgrywa wydobycie ropy naftowej.
Krupp Fabrikaları üretimidir.Abrocomidae są prawdopodobnie roślinożercami.
Babası fabrika işçisiydi.Jej ojciec był robotnikiem fabrycznym.
Her şeyden önce Ural’lardaki silah fabrikalarının üretimleri artmıştı.Znajdowały się tutaj warsztaty produkujące broń dla potrzeb członków Hagany.
Kulüp 1937 yılında Bursa'da Merinos fabrikasına bağlı olarak kurulmuştur.W sezonie 1937 dołączył do fabrycznego zespołu Mercedesa.
Fabrikanın içinde dolaşırken bir odada yaşlı bir kadın görür.Pomiędzy nimi do koszyka zagląda stara kobieta.
Amerikan şirketi Amerika'daki fabrikasını artık kapatmış ve üretime Çin'de devam etmektedir.Det amerikanska företaget har nu stängt fabriken i USA och tillverkar lavalamporna i Kina.
Burada bir tekstil fabrikasında birkaç yıl çalıştı.Under sju år arbetade hon vid ett laboratorium i en textilfabrik.
Bugün işçi denetiminde bulunan birçok fabrika ortaklaşa işletiliyor ve bütün işçiler aynı maaşı alıyor.De oorganiserade får till stånd ett avtal med arbetsgivaren och alla arbetar nu för samma lön.
Göçmen nüfusun büyük çoğunluğu fabrikalarda çalışmaktadır.Majoriteten av befolkningen jobbar i fabriker.
1740'larda Norrköping'e üç şeker fabrikası inşa edildi.Sockerbruket Gripen var ett av tre på 1740-talet anlagda sockerraffinaderier i Norrköping.
Şirket merkezi Poole, Dorset'te bulunan fabrikadadır.Företaget har sitt huvudkontor på fabriken i Poole, Dorset.
Yeni refah dönemi, iki dünya savaşı arasındaki zaman diliminde yeni fabrikalar açıldığında gerçekleşti.Ny framgång kom mellan de två världskrigen då flera nya fabriker öppnades.
Birçok fabrika kurulmuştur.Flera anläggningar byggdes.
Fabrikalarda çalıştı.Vägen till fabrikerna.
1953'te, Brezilya'nın São Bernardo do Campo şehrinde bir Volkswagen fabrikası kuruldu.1956 började byggandet av Volkswagens fabrik i São Bernardo do Campo.
Fabrikaların çoğu burada bulunuyordu.Många fabriker låg just här.
Alanın tamamı 270 km2'yi (100 mi2) kapsamakta ve 70'in üzerinde şeker fabrikası içermektedir.Hela området täcker 270 km² och omfattar platser för mer än 70 sockerbruk.
Çalıştığı fabrikada son olarak üzerinde çalıştığı yeni kamp otomobilini henüz bitirmiştir.Hon jobbar på den bönfabrik som han själv slutade på.
Bir diğer önemli işveren, Tento kâğıt fabrikasıdır.En annan stor nyhet är lådan.
İkinci yol da fabrikalar, kaleler ve malikâneler gibi büyük ve özel müşterilere hizmet sunmaktı.Det andra sättet var att erbjuda hjälp till stora privata kunder, till exempel fabriker, slott och herrgårdar.
ZiL - (Zavod Imeni Likhacheva) - Rus otomobil ve kamyon fabrikasıZavod Imeni Lihacheva (ЗиЛ) en rysk fabrik för personbilar och lastbilar.
Renault'un Fransa Sandouville'de yer alan fabrikasında üretilmektedir.Sedan dess tillverkar Renault modellen helt själv i sin fabrik i Sandouville.
Şehirde General Motors'a ait bir otomobil fabrikası bulunmaktadır.Volkswagen har en bilfabrik i staden.
Ferrari'nin fabrikasının burada bulunması ile tanınır.Särskilt bekanta var bolagets margarinfabriker.
Avrupa'nın en büyük Solvey fabrikası buradadır.I staden ligger Frankrikes största Peugeot-fabrik.
Araç, Almanya'da Osnabrück'teki Karmann fabrikasında üretilmiştir.Tillverkningen skedde i Karmannfabriken i Osnabrück.
1811 yılında, Friedrich Krupp ilk çelik fabrikasını kurdu.Krupp 1811 då han startade tillverkning av gjutstål.
Bugün Vulcan adı verilen kibrit fabrikaları dünyadaki en büyük kibrit üretim merkezidir.Idag är Swedish Match anläggning i Tidaholm världens modernaste tändsticksfabrik.
Balık konservesi ve balık unu fabrikası vardır.Det finns fortfarande några fiskare och en fiskberedningsfabrik.
Fabrika tarafından yapılan çerezler bakkallar, marketlerde, mağazalarda ve satış makinelerinde satılıyor.Hans massproducerade konst säljs via postorder och i butik.
Merkezi ve fabrikası Kragujevac'ta yer almaktaydı.Huvudkontoret ligger i Kragujevac.
Ayrıca semt içerisinde bir de havagazı fabrikası bulunmaktadır.Företaget hade en luftgasfabrik på området.
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.1912 besökte han Henry Ford och studerade tillverkningen i Fordfabriken.
1918 - BMW (Bayerische Motoren Werke AG) motor fabrikası Almanya'da kuruldu.1917 bytte Rapp-Motorenwerke namn till Bayerischen Motoren-Werke - BMW.
Moskova'da uçak fabrikasında çalışır.De går till flygplatserna i Moskva.
O da fabrikayı terkederek bir eve çekilmiştir.Hon åker till den övergivna fabriken.
Bu tarihte ilk Volvo arabası İsveç, Göteborg'daki fabrikadan çıkmıştır.Den första automobilen i Sverige visas på en utställning i Göteborg.
Harkiv Lokomotif Fabrikası'nda(KhPZ) 1928'de üretildi.Massproduktionen inleddes vid Charkivs lokomotivfabrik (ChPZ) i maj 1933.
1894'te Şeker Fabrikası inşa edildi.1889 grundades stadens sockerfabrik.
Saldırılar daha çok silahlanma fabrikalarına düzenlendi.Den andra var förbättringarna inom artilleriet.
Jimmy, bir metal fabrikasında çalışan genç ve bunalımdaki bir işçidir.Filmen handlar om en ung kvinna som har ett trist jobb på en tändsticksfabrik.
1937 yılında "Bolşevik" Silah Fabrikası'nda mühendis olarak görevlendirildi.År 1937 överfördes han till "Bolsjevikiska" vapenfabrik som ingenjör och blev senare chef för fabriken.
Fabrikalar gerekli işgücü, ana para ve tesis kaynaklarının bir araya gelmesi ile oluşur ve etkinlik gösterir.En grundsten i föreningens verksamhet är och var att samla in pengar och gåvor.
1993 yılında bu fabrika özelleştirilmiştir.Fabriken togs i bruk 1993.
Bu durumu değiştirmek için bir fabrikadan aldığım malları pazarda satmaya başladım.En del modifikationer kom att börja säljas i affärer.
Savaş sonrası için fabrika Macarlar ile iş ortaklığına başlamıştır.Efter kriget började Metka Bučar arbeta för skogsekonomi.
Bu kurul fabrikasının politik ve ekonomik hayatın yerine getirme vazifesi alıyor.Föreningen arbetar för regionens ekonomiska och politiska framtid."
Aynı zamanda Baranovski Mühimmat Fabrikasında da görev alır.Det fanns också en ammunitionsfabrik på Marieberg.
Bu görev, bir Tie Fighter fabrikasını ele geçiren Jedi Ustası Rahm Kota'yı durdurmak olmuştur.Det var över Nar Shadda som jedin Rahm Kota blev besegrad av Star killer i en TIE Fighter fabrik.
Köyde kurulu kooporatif köyde peynir fabrikası kurmuş ve üretime geçirmiştir.I byn finns Skärvångens bymejeri som tillverkar ost.
Şeker fabrikası bölgenin önemli sanayi tesisidir.Tobaksfabriken är ett av företagen i området.
Şirket o yıl sonradan el değiştirince, ABD'deki son fabrika da kapandı.Året efter bytte klubben upp sig till American Association, när den ligan utvidgades.
1928 yılında ise firmanın ön önemli özelliği Dünyanın en büyük motosiklet fabrikası olmasıydı.År 1937 hade företaget blivit den största cykelfabrikanten i de baltiska staterna.
Kendilerini Bay ve Bayan Smith olarak tanıtarak Kupfer Ailesi ve Conal Cochran ile fabrikayı gezerler.Man får följa hur livet förändras för de två familjerna Cohen och Cooper.
Firma Hindistan'ın Jamshedbur, Pune ve Lucknow şehirlerinde kurduğu fabrikalarıyla üretim yapmaktadır.Idag har man fabriker i Jamshedpur, Lucknow och Pune och är Indiens största biltillverkare.
Buraya Moskova'daki ana fabrikadan görevli olarak gönderilmiştir.Han var Dagens Industris första korrespondent i Moskva.
Babası ve amcası burada bir bot ve ayakkabı fabrikası işletmekteydi.Hennes far drev en handelsbod och ett stall med droskhästar (skjutsstation).
Ayrıca fabrikada fındık yağı da üretilmektedir.Dessutom tillverkades sprit i anläggningen.
Şehirde bir lastik fabrikası mevcuttur.En tobaksfabrik verkar i staden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod