1919 yılında uçak üretimi ile faaliyete başlamıştır.Продолжалось развитие начавшегося ещё в 1919 году авиастроения.
Sağlık ocağı yoktur; ama sağlık evi vardır o da faaliyette değildir.В рабочем доме нет места, а фабрика стоит без работы.
Samsung eski çalışanları tarafından Haziran 1999 yılında faaliyete başladı.Компания была основана в Сеуле в октябре 1999 года бывшими сотрудниками Samsung.
Sağlık ocağı ve sağlıkevi faaliyettedir.О безопасности и гигиене труда и производственной среде.
Mahkeme sırasında komitelerin faaliyetlerini savundu.Защищала коммунистов в суде.
Bu sıralarda Emevî hanedanına karşı siyasî faaliyetler giderek hız kazanmaktaydı.В это время резко возросло его политическое влияние.
Böylece, Almanya’da faaliyet gösteren her dört yabancı işletmeden biri Kuzey Ren Vestfalya’dadır.Каждая четвёртая иностранная компания Германии расположена в земле Северный Рейн — Вестфалия.
Elemanları aynı anda birkaç grupta faaliyet içerisindedirler.Многие активисты одновременно состояли в обеих организациях.
Bununla birlikte arıcılık da önemli ekonomik faaliyetlerdendir.Но торговля наркотиками остаётся для них основным бизнесом.
1990'lı yıllarda restorasyona alınarak yeniden faaliyete geçirilmiştir.Вновь открыта в 1990-х годах, проведены реставрационные работы.
Kendisinin seçilmesi için dolaylı ya da doğrudan hiçbir girişim ya da lobi faaliyetinde bulunmadı.Готов по поводу и без повода поколотить любого товарища.
2004 yılından bu yana Türkiye'de faaliyet göstermektedir.С 2004 года работает в Москве.
Hapishane, 1949 - 1989 yılları arasında faal olarak kullanıldı.Ввод предприятия в эксплуатацию проходил поэтапно в 1949 - 1958 годы.
Kasli'deki en önemli ekonomik faaliyetler demir dışı metalurji, makine yapımı ve metal işleridir.Ведущими отраслями промышленности Кулебак являются металлургия, металлообработка и машиностроение.
670 hektarlık toplam alanında 220'den fazla firma faaliyet göstermektedir.Всего в Афганистане проведено более 220 частных операций различного масштаба...»
Sosyalist Dayanışma Platformu faaliyetlerinde bulundu.Планировалось создать на её базе образцовое социалистическое предприятие.
1962'den beri faaliyettedir.Действует с 1962 года.
Hindistan ve Japonya uzay araştırma ve faaliyeti için giderek daha çok rekabet yeteneğine sahiptirler.تمتلك الهند واليابان قدرة متزايدة على المنافسة في مجال البحث والنشاط الفضائي.
Antalya şehrinde hayvancılık çok yaygın olmayan bir ekonomik faaliyettir.تعد الثروة الحيوانية في مدينة أنطاليا نشاط اقتصادي غير منتشر.
Muhalefet faaliyetleri için Şah'ın güçleri tarafından üç kez tutuklandı.وكان قد اعتقل من قبل قوات الشاه لثلاث مرات لأنشطته المعارضة.
İnternet ilk günlerinden beri bu tarafsızlık ilkesine göre faaliyet göstermektedir.وقد عملت شبكة الإنترنت وفقًا لمبدأ الحيادية منذ أيامها الأولى...
Yüz adale faaliyetleri (mimik ve jestler) silinir, donuk, anlamsız çehre (maske yüzü) vardır.ومئة بقرة لترضعن عجلًا ولا يشبع ومئة امرأة لترضعن طفلًا ولا يشبع ومئة امرأة لتخبزن في تنور خبزًا ولا تملأنه.
1914 yılında ise, Ermeni birliklerinin Türklere karşı faaliyetlerini başlattıklarını söylemektedir.يمكننا القول أن في عام 1914 بدا الأرمن هذة الأفعال ضد الأتراك.
Gazze'nin temel ekonomik faaliyetleri küçük ölçekli sanayi, tarım ve işçiliktir.الأنشطة الاقتصادية الأولية في قطاع غزة هي الصناعات الصغيرة والزراعة والعمل.
Yabancı ajanlar tarafından casusluk faaliyetlerine karşı mücadele.مكافحة عمليات التجسس الأجنبية .
Burada öğrenimi devam ederken hem okulunda hem de sivil toplum örgütlerinde siyasi faaliyetlerde bulundu.وعندما واصلت تعليمها هناك كانت تشارك في الأنشطة السياسية إما في المدارس إما في منظمات المجتمع المدني.
Bu bakanlıklar diğer devlet organlarının faaliyetlerini yönlendirir ve kontrol eder.فإنه يوجه ويسيطر على أنشطة الوزارات وأجهزة الدولة الأخرى.
Antalya ilinde gazetecilik faaliyetleri Osmanlı Devleti'nin son dönemine rastlar.تتصادف الأنشطة الصحفية في محافظة أنطاليا مع الفترة الاخيرة للدولة العثمانية.
Şu an 93 ülkede faaliyet gösteriyor.قاموا بالسير في 93 دولة.
Yasadışı yolsuzluğu oluşturan faaliyetler ülkeye veya yargı yetkisine bağlı olarak değişmektedir.وتختلف الأنشطة التي تشكل فسادًا غير قانوني تبعًا للبلد أو الولاية القضائية.
1982 Anayasası'ndaki tehdit ve teşvik ifadesi 2001 değişikliği ile faaliyet ibaresi ile değiştirildi.كما أن عبارة الترغيب و الترهيب في دستور 1982 قد تغيرت بمقتضي تعديل 2001 و بعبارة جدية.
Yaşlılıkta işinde faal olarak kaldı, 1994'te 87 yaşında son sahne performansı sergiledi.ظلت نشطة حتى سن الشيخوخة، صانعة بذلك آخر ظهور لها على الشاشة في عام 1994 في سن ال87.
Cadı makileri gece faal hayvanlardır.أفاعي البويقة هي أفاعي شجرية ليلية.
Ayrıca bir fotoğrafçı olarak ve ödüllü bağımsız kısa filmlerin yönetmeni olarak faaliyet göstermiştir.فيليب رحمة كما ينشط كمصور وكمخرج للأفلام القصيرة المستقلة الحائز على الجوائز.
Bu tarihten itibaren araştırma ve öğretim faaliyetlerine devam etti.ومنذ ذلك الحين واصل نشاطاته البحثية والتعليمية.
Yeryüzünün en yüksek faal volkanlarından biridir.وهو أحد أعلى البراكين في العالم.
Bu etkenlerin yanı sıra Japon anakarasındaki siyasi durumun da korsanların faaliyetlerinde etkisi büyüktür.تؤرخ هذه الحلقات مرحلة الإقطاعية في اليابان ودور القراصنة في تلك الحقبة.
2000 yılında ihaleye çıkarılmasının ardından, 2001’de Endüstriyel faaliyetler başladı.وبعد الإعلان عنه في عام 2000، بدأت الأنشطة الصناعية في عام 2001.
Merkez teröristlik ve ayrılık Ukrayna’da faaliyetlere ozel önem veriyor.يولي المركز اهتماما خاصا للنشاط الإرهابي والانفصالي في أراضي أوكرانيا.
Arama ve kurtarma faaliyetleri sonlandırıldı.عملية البحث والإنقاذ.
Daha önceki denizaltı faaliyetleri, daha çok deneme niteliğinde ve psikolojik etkiye yönelen girişimlerdi.كانت محاوله التوجه نحو العمليات البحريه السابقه لها قابليه وتأثير نفسي أكبر.
Bunun üzerine üniversite faaliyetleri durduruldu.وتوقفت الجامعات عن العمل.
1962 - Peru'daki Nevado Huascaran volkanı faaliyete geçti: 4000 kişi öldü.1962 - ثوران بركان هواسكاران في بيرو وأدى ذلك إلى وقوع 4000 قتيل.
Bu faaliyeterin durmasına neden olur.وقد أدى ذلك إلى توقف نشاطها.
Bunlar Hollanda Kraliyet Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri bünyesinde faaliyet göstermektedir.هذه تعمل تحت إشراف القوات البحرية الملكية الهولندية ومشاة البحرية.
Bu faaliyetler halen tarafınca devam ettirilmektedir.ورغم ذلك، واصل هذا النشاط هناك.
Kurum faaliyetlerini halen Washington'da sürdürmektedir.وما يزال منزل المارشال كي قائما في واشنطن.
Siyasi faaliyetler askıya alındı.تم حل الأحزاب السياسية.
8 ilde faaliyet göstermektedir.8-خطوات نحو النجاح .
Komitenin 14 şehirde faaliyeti bulunmaktadır.وتضم المقاطعة 14 بلدية.
70'ten fazla ülkede faaliyet göstermektedir.وهم يأتون من أكثر من 70 دولة.
Parti ise faaliyetlerine yasa dışı olarak devam eder.واستمر الحزب يعمل سرًّا رغم حظر نشاطه قانونيًّا.
Mut, İsis ve Hathor gibi tanrıçalar, insanın birçok faaliyet alanını denetlediğine inanılıyordu.إلهات مثل موط وإيزيس وحتحور حكمن مناطق عديدة من الأنشطة البشرية.
Vaaz vermek veya dini faaliyetlerde bulunmak devletin iznine tabidir.لذا فإن الإخلاص في القول والعمل، أساس القبول عند الله.
2000-2001 öğretim yılında kendi binasına taşınarak eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmektedir.إلا أنه ومع نهاية العام الدراسي أنتقل إلى شقة مملوكة.
1989 yılına kadar Niculiţel'de öğretim faaliyetine devam etti.وعاد في وقت لاحق إلى تولسيا، واستمرار نشاطه في تدريس Niculiţel حتى عام 1989.
Diğeri Osmangazi İl Halk Kütüphanesi Osmangazi mahallesindeki eski bir binada faaliyet göstermektedir.والمكتبة الأخرى مكتبة عثمان غازي العامة في حي عثمان غازي وتوجد في مبني قديم.
Öncelikli faaliyetleri internet pornografisidir.الهدف الأساسي لتصفية الإنترنت هو المواد الإباحية.
Elazığ ile ulaşım sorunu olduğu için genel olarak sosyo-ekonomik faaliyetler malatya ilinde yapılmaktadır.نظرًا لضعف البنية التحتية في المواصلات والاتصالات، تواجه المنطقة صعوبات اقتصادية.
Faal olarak çalışmakta olan kaynakçılar için sertifikaların geçerlilik süresi 2 yıldır.حيث يجب حفظ سجلات اختبارات قياس السمع للعاملين لمدة عامين.