fa ile cümle
fa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Aşçı her gün farklı yemekler hazırlar.The cook prepares different dishes every day.
Çocuklar çok fazla gürültü çıkarıyor.The kids are making too much noise.
Adamın, karısından daha fazla ekmeği var.The man has more bread than his wife.
Öğrencilerin daha fazla çalışması gerekiyor.The students ought to study more.
Televizyonun fiyatı güneş gözlüklerinden daha fazladır.The television costs more than the sunglasses.
Faturada bir hata var.There is a mistake in the bill.
Bu sandalyeler farklı.These chairs are different.
Bu kravatlar farklı.These ties are different.
Bu havlular aynı renkte fakat farklı boyutlardadır.These towels are the same color but different sizes.
Bu çok fazla maliyetli.This costs too much.
İhtiyaç duyulan şey daha fazla zaman.What is needed is more time.
İnsanları aldatmak yanlıştır, fakat kendinizi aldatmak daha kötü.It's wrong to deceive people, but worse to deceive yourself.
Daha fazla tuz yok.There's no more salt.
O zengindir ama ağabeyi fakirdir.He is rich, but his older brother is poor.
Üzgünüm, sana adımı söyleyemem. Fazlasıyla uygunsuz.Sorry, I can't tell you my name. It's too indecent.
Geçerken uğramaya ve seni görmeye niyet ediyordum fakat bu hafta oldukça meşguldüm.I've been meaning to drop by and see you, but I've been rather busy this week.
O harcadığından daha fazla para kazanıyor.She earns more than she spends.
Bugün, çok fazla ödevim var.I have too much homework today.
Facebook'ta olmayan birini tanıyor musun?Do you know anyone who's not on Facebook?
Bir çılgınla benim aramdaki tek fark benim bir çılgın olmamamdır.The only difference between me and a madman is that I'm not mad.
Onun fikrini değiştirmesi için uğraştık fakat değiştiremedik.We tried to get him to change his mind, but couldn't.
Zaten iki saattir bekliyorum. Daha fazla bekleyemem.I've already waited two hours. I can't wait any longer.
Charles'ı bana yardım ettirmeye çalıştım fakat o etmedi.I tried to get Charles to help me, but he wouldn't.
Hayat hiç bitmez fakat dünyadaki hayat biter.Life never ends but earthly life does.
Facebook'a üye olursanız, bilgileriniz istihbarat örgütlerine gönderilecektir.If you sign up to Facebook, your information will be sent to intelligence agencies.
Benim babam bir fabrikada çalışır.My father works in a factory.
Babam fabrikada çalışır.My father works in a factory.
Dustin Moskovitz, Yahudi bir girişimcidir. O, Facebook'un kurucularından biridir.Dustin Moskovitz is a Jewish entrepreneur. He is one of the co-founders of Facebook.
Konserde çok fazla kişi vardı.There were too many people at the concert.
O fakir ama mutlu.He is poor, but happy.
Onun daha fazla gücü yok.He has no more strength.
Daha fazla istemiyorum!I don't want any more!
Zaten orada oturan 20'den fazla kişi vardı.There were already over 20 people sitting there.
Ben fakirleri sevmem, onlar sadece para düşünür.I don't like the poor, they think only of money.
Ben daha fazla bira içemem.I can't drink any more beer.
Eğer Facebook'ta yoksan, var değilsin.If you're not on Facebook, you don't exist!
Sahilde yürüyen güzel kadını fark etmekten kendimi alamadım.He couldn't help but notice the beautiful woman walking down the beach.
Risk çok fazla büyük.The risk is too great.
Kılıcım kör olabilir ama o senin gibi biri için fazlasıyla yeterli.My sword may be blunt, but that's more than enough for someone like you.
O farklı bir şekilde beni görmeye geldi.He came to see me in a different way.
Armutlar bu fabrikada konservelenir.Pears are canned in this factory.
Facebook'taki arkadaşlarının resimlerine bakmak vakit kaybıdır.Looking at your Facebook friends' photos is a waste of time.
Çok fazla kakao kafanı dağınık yapabilir.Too much cocoa can mess with your head.
Mağaza sahibi "Fakat onun biraz büyük olduğunu düşünmüyor musun?" diye sordu."But don't you think that it's a little big?" asked the shopkeeper.
Bu dünya için fazla yaşlıyım.I'm too old for this world.
Ağabeyim, bir ilaç fabrikasında çalışmayı planlıyor.My older brother is planning to work at a drug factory.
Dinledim fakat hiçbir şey duymadım.I listened, but I didn't hear anything.
Benim adım Farshad.My name is Farshad.
Benim adım Farşad.My name is Farshad.
Dünden daha fazlasını yapmak zorundayız.We must do more than yesterday.
Futbolu çok fazla seviyorum.I'm crazy about football.
Farsça çok yaşa!Long live the Persian language!
Milan Kundera benim favori yazarımdır.Milan Kundera is my favourite writer.
O, yeni işiyle daha fazla sorumluluk aldı.With his new job, he's taken on more responsibility.
Facebook, Twitter, YouTube ve Blogger hayatımızı tehdit ediyor.Facebook, Twitter, YouTube and Blogger are threatening our life.
Endonezya çok fazla adadan ve iki yarımadadan oluşur.Indonesia consists of many islands and two peninsulas.
Facebook ve Twitter arasındaki fark, Twitter'ın bir mikroblog servisi olmasıdır.Difference between Facebook and Twitter is, Twitter is a microblogging service.
Bu kitaplardan hiçbiri faydalı değildir.None of those books are useful.
Yolculuğumuzun yarısında yanımıza yeteri kadar para almadığımızı fark ettik.Midway through our trip we realized that we hadn't brought enough money.
O fakirdir.He is poor.