fa ile cümle

fa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hangi takımın bir fanatiğisin.Which team are you a fan of?
Favori sporun ne?What's your favorite sport?
Benim varlığımı farketti.He noticed my presence.
Bu dağlarda bulunan tuzlar ve mineraller oldukça farklıdır.The salts and minerals found in these mountains are quite diverse.
O, benim favori sandalyem.That's my favorite chair.
Üzgünüm fakat seninle gidemem.I'm sorry, but I can't go with you.
Köyde en fazla 20 kişi kaldı.There remained no more than 20 people in the village.
Romanya'ya gittiğinizde, daha fazlasını göreceksiniz.When you go to Romania, you will see more.
Ben sadece resimler çiziyordum, daha fazla niyetim yoktu.I was just drawing pictures, I had no further intention.
Ying Yang falcısı kendi kaderini tahmin etmeyebilir.The Ying Yang diviner may not predict his own fate.
Her kişi için farklı bir yemek yapmak zorunda değilsin.You don't have to make a different dish for every person.
Benim kız arkadaşımın kızları Facebook'a katıldı.My girlfriend's daughters have joined Facebook.
Yaşlandım ve bu yüzden işlere farklı olarak bakmaya başladım.I got older, and so I started looking at things differently.
Okul için değil fakat yaşam için öğreniriz.Not for school, but for life do we learn.
Bu, açık ara farkla bunların hepsinin en iyisidir.This is by far the best of all of these.
Hukuk ve siyaset iki farklı şeydir.Law and politics are two different things.
Emet, bizim daha fazla ete ihtiyacımız var!Emet, we need more meat!
Bundan fazlasını yapamam.I can't do any more than this.
Benim fikrim seninkinden tamamen farklı.My opinion is completely different from yours.
Senden üç kat daha fazla param var.I've got three times more money as you.
Farkında değildim.I wasn't aware.
Farklı dillerde bir sürü cümle ekleyebilirim.I can add many sentences in different languages.
Fazla paramız olmamasına karşın ben bu resmi satın almak istiyorum.Although we don't have much money, I want to buy this painting.
Şakamı yapıyorsun? farklı bir şey işittim.Are you joking? I heard something else.
Çünkü o fazla büyük.Because it's too big.
Ben buradan bir fax gönderebilir miyim?Can I send a fax from here?
Kahrolası fahişe.Fucking whore.
Onun daha fazla elmaları bile var.He has even more apples.
Çok fazla ağırlık kaldırırken kolunu incitti.He hurt his arm lifting so much weight.
Lütfen bana faturamı getirin.Please bring me my bill.
Bir Facebook hesabım var.I have a Facebook account.
Ben çok fazla keyif çattım.I have enjoyed myself very much.
Daha fazla zamana ihtiyacım var.I need more time.
O farketmeden topu almaya çalışacağım.I shall try to take the ball without him noticing.
Alma Ata benim favori şehrim!Almaty is my favorite city!
İnsanlar ayakta duruyorken ve oturuyorken tamamen farklı olarak düşünüyor.People think completely differently when they're standing and when they're sitting.
Kopyala ve yapıştır çok faydalı.Copy-and-paste is very useful.
O fazla sessizdir.It's too quiet.
Benim favori sporum Amerikan futboludur.My favourite sport is football.
Başkalarına çok fazla güvenme.Don't depend too much on others.
Bu fareyi benim kedim öldürdü.My cat killed this mouse.
Ben onu daha fazla tutamam.I can't hold it anymore.
Seninkinden üç kat daha fazla param var.I have three times more money than you do.
Demir çok faydalı bir metaldir.Iron is a very useful metal.
Çok fazla çalışıyorsun.You work too much.
Bu kitap bizim için çok faydalı olacak.This book will be very useful to us.
Bin yenden fazlaya mal olacak.It'll cost over a thousand yen.
Benim mahzende iki tane üç fazlı güç jeneratörlerim var.I have two three-phase power generators in my cellar.
Birçok yeni fabrika açıldı.Many new factories have opened.
Lütfen bana fatura et.Please bill me.
Lütfen en kısa sürede faturamı düzenle.Please make out my bill as soon as possible?
Ne kadar şanslı olduğunun farkında değilsin.You don't realize how lucky you are.
Bizim faaliyetleri hakkında daha fazla bilgi ister misiniz? Bültenimize abone olun.You want more information about our activities? Subscribe to our newsletter.
Lütfen fazla gürültü yapmayın.Please don't make much noise.
Sadako daha fazlasını demek istiyordu ama dudakları artık kımıldamak istemedi.Sadako wanted to say more, but her lips just didn't want to move anymore.
Sadako daha fazlasını söylemek istiyordu, ama dili varmadı.Sadako wanted to say more, but her lips just didn't want to move anymore.
Geç vardığım için üzgünüm, fazla uyudum.Sorry for arriving late: I overslept.
Geç kaldığım için özür dilerim. Fazla uyudum.Sorry I'm late. I overslept.
Siyah telefonun beyazdan daha fazla maliyeti var.The black telephone costs more than the white.
Mavi pantolonun, yeşilden daha fazla maliyeti var.The blue pants cost more than the green ones.

İlgili Sayfalar