fırtınanın ile cümle
fırtınanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Meteoroloji uzmanı bir fırtınanın geldiğini söylüyor.Meteorologul spune că vine o furtună.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Ezeket a viharokat a japánok isteni segítségnek hitték és kamikazének („isteni szél”) nevezték el.
Ona bu şiddetli fırtınanın Juno'nun kıskançlığı yüzünden ortaya çıktığını bildirir.Tomboló vihar közepette érkezik Merkúr, aki azt közli Kitheironnal, hogy mindez Juno féltékenysége miatt van.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Japanilaiset kutsuivat myrskyä nimellä kamikaze, 'jumalan tuuli'.
8 Mart 2017'de meydana gelen şiddetli bir fırtınanın etkisiyle tamamen çöktü.Κατέρρευσε σε θύελλα στις 8 Μαρτίου 2017.
Uzaktaki karanlık bulutlar gelecek olan bir fırtınanın belirtisi gibidir.Skyerne er foruroligende mørke, og det ligner, at der er et uvejr undervejs.
Fırtınanın merkezi çevre havasından daha soğuktur.Klimaet i byen er litt kaldere enn i de omliggende områdene.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Orang-orang Jepang menyebut badai tersebut kamikaze ("angin dewa").
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Do đó người Nhật gọi cơn bão này là "thần phong".
8 Mart 2017'de meydana gelen şiddetli bir fırtınanın etkisiyle tamamen çöktü.2017年3月8日、長年の風波の影響により崩壊した。
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.日本人從此將此風稱為「神風」。
Fırtınanın merkezi çevre havasından daha soğuktur.Podnebie je tam výrazne chladnejšie ako na juhu.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Aber als ich einen Schritt zurück nahm, verspürte ich mich genau in dem kalten Auge eines riesigen Sturms.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ale když jsem se podívala s odstupem, cítila jsem se být v studeném, tvrdém centru dokonalé bouře.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ale keď som sa na to opäť pozrela, cítila som sa ako v mrazivom strede dokonalej búrky.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ám amikor hátrébb léptem, egy igazi vihar kellős közepén találtam magam.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Dar când am făcut un pas înapoi m-am simţit în mijlocul înghețat al unei furtuni perfecte.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Entonces al dar un paso atrás, me sentí en el centro duro y frío de una verdadera tormenta.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.제가 그만둘때 쯤, 저는 제 자신이 아주 춥고, 고난스러운
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Ma facendo un passo indietro, mi sono sentita nel cuore di una tempesta perfetta.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mais quand j'ai pris du recul, Je me suis sentie au centre froid, et dur d'une tempête parfaite.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mas quando dei um passo atrás, senti-me no centro frio e duro de uma tempestade perfeita.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Men när jag tog ett steg tillbaka, upplevde jag mig vara i stormens öga i en perfekt storm.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Mutta ottaessani etäisyyttä tunsin olevani kylmässä, kovassa pyörremyrskyn ytimessä.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Nhưng khi tôi lùi bước tôi thấy mình ở trung tâm lạnh lẽo và khắc nghiệt của một cơn bão lớn.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Toen ik een stap terugzette, voelde het alsof ik in het koude, harde centrum zat van een perfecte storm.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Αλλά όταν έκανα ένα βήμα πίσω, Βρήκα τον εαυτό μου στο κρύο, σκληρό μάτι του κυκλώνα.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Когда я отошла в сторону, я почувствовала себя в центре идеального шторма, холодного и жестокого.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Коли я ступила крок назад, я відчула, що перебуваю у холодному, гнітючому епіцентрі "ідеального шторму".
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.Но когато отстъпих назад, се почувствах в студения, жесток център на една перфектна буря.
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.אך כשצעדתי צעד לאחור, הרגשתי את עצמי בקור העז
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.و لكن عندما عدت للوراء، أحسست بنفسي في المركز البارد والقاسي
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.自分自身が 急激な変化の まっただ中にいると 感じたのです
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Chúa cất tôi lên trên cánh gió , Khiến nó đem tôi đi , và tiêu_diệt tôi giữa trận bão .
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Chúa cất tôi lên trên cánh gió, Khiến nó đem tôi đi, và tiêu diệt tôi giữa trận bão.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Du hebst mich auf und lässest mich auf dem Winde fahren und zerschmelzest mich kräftig.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Du løfter mig op i stormen, du lar mig fare avsted, og du lar mig forgå i dens brak;
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Du løfter og vejrer mig hen i Stormen, og dens Brusen gennemryster mig;
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Du lyfter upp mig i stormvinden och för mig hän, och i bruset låter du mig försmälta av ångest.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Engkau membiarkan angin melayangkan aku; dalam angin ribut Kauombang-ambingkan diriku
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Felemelsz, szélnek eresztesz engem, és széttépsz engem a viharban.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.나를 바람 위에 들어 얹어 불려가게 하시며 대풍 중에 소멸케 하시나이다
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Levantas-me sobre o vento, fazes-me cavalgar sobre ele, e dissolves-me na tempestade.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Mă ridici, îmi dai drumul pe vînt, şi mă nimiceşti cu suflarea furtunii.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Me levantas, me haces cabalgar sobre el viento, y luego me deshaces en la tormenta
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.mi sollevi e mi poni a cavallo del vento e mi fai sballottare dalla bufera
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Podnosisz mię na wiatr, i wsadzasz mię nań, a zdrowemu rozsądkowi rozpłynąć się dopuszczasz.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Sinä kohotat minut myrskytuuleen, kiidätät minut menemään ja annat minun menehtyä rajuilman pauhinassa.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Tu mu soulèves, tu mu fais voler au-dessus du vent, Et tu m`anéantis au bruit de la tempête.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.U geeft mij over aan een zware storm en slingert mij heen en weer in een vreselijk noodweer.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Vyzdvihol si ma do vetra a vysadil si ma naň a pôsobíš to, aby som sa rozplýval v hukote búrky.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Vzdiguješ me gori na veter, da bi odletel in se razrušil v šumu viharja.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Vznášíš mne u vítr, sázíš mne na něj, a k rozplynutí mi přivodíš zdravý soud.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Με εσηκωσας επι τον ανεμον με επεβιβασας και διελυσας την ουσιαν μου.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Издигаш ме, възкачваш ме на вятъра, И стопяваш ме в бурята.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.Ты поднял меня и заставил меня носиться по ветру исокрушаешь меня.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.תשאני אל רוח תרכיבני ותמגגני תשוה׃
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.حملتني اركبتني الريح وذوبتني تشوها.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.把 我 提 在 風 中 、 使 我 駕 風 而 行 . 又 使 我 消 滅 在 烈 風 中
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.把 我 提 在 風中 、 使 我 駕風 而行 . 又 使我 消滅 在 烈風中