fırtınanın ile cümle
fırtınanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gökyüzünün parlaklığı fırtınanın geçtiğini gösterdi.The brightness of the sky showed that the storm had passed.
Güçlü rüzgar bir fırtınanın geleceğini gösterir.The strong wind indicates that a storm is coming.
Radyoya göre, bir fırtınanın eli kulağında.According to the radio, a storm is imminent in the North.
Fırtınanın durması söyle dursun, çok daha fazla yoğunlaştı.Far from stopping, the storm became much more intense.
Sadece fırtınanın geçmesini bekliyorlar.They are just waiting for the storm to pass.
Bu rüzgar fırtınanın bir işaretidir.This wind is a sign of a storm.
Denizcilerin tüm yetenekleri fırtınanın şiddetine boyun eğdi.All the skill of the sailors gave way to the violence of the storm.
Fırtınanın bir sonucu olarak, birçok kişi hayatını kaybetti.Many people were killed as a result of the storm.
Onlar bir fırtınanın geldiğini bildirdiler.They announced that a storm was coming.
Fırtınanın hiddeti çocukları korkuttu.The fury of the storm frightened the children.
Fırtınanın ürünlerin üzerinde kötü bir etkisi vardı.The storm had a bad impact on the crops.
Mülteciyi bir mağaraya götürdük ve fırtınanın geçmesini bekledik.We took refuge in a cave and waited for the storm to pass.
Fırtınanın ekonomi üzerinde ciddi bir etkisi vardı.The storm had a serious effect on the economy.
Fırtınanın ortasında terk etmek gerekli değil.It's not necessary to leave in the middle of a storm
Biz doğrudan fırtınanın yolu üzerindeydik.We were directly in the path of the storm.
Uçak kendini fırtınanın merkezinde buldu.The airplane found itself in the eye of the storm.
Meteoroloji uzmanı bir fırtınanın geldiğini söylüyor.The weatherman says a storm is coming.
Ben fırtınanın dinmesini bekliyorum.I am waiting for the storm to blow over.
Felix fırtınanın seslerini duymaya devam etti.Felix kept hearing the noises of the storm.
9 Eylül günü, fırtınanın dış şeridindeki yağmurlar güneydoğu Kuzey Karolina'yı vurmaya başladı.By early on September 9, the outer rainbands began affecting southeastern North Carolina.
Philadelphia'da fırtınanın sonrsaında yaklaşık 15 inçlik bir kar kalınlığı ölçüldü.Philadelphia received almost 15 inches of snow after the storm ended.
Grup fırtınanın getirdiği zorluklarla mücadele etmek ve hafifletmek amacıyla kurulmuştur.The group was formed to alleviate hardships caused by the storm.
Lin Moniang fırtınanın ortasında dualar ederek bir tür trans haline girer.A Temuan must stay quiet during thunderstorm.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Ston is supposed to be the Japanese pronunciation of "storm".
Ama geriye çekilince, kendimi büyük bir fırtınanın soğuk merkezinde hissettim.But when I stepped back, I felt myself at the cold, hard center of a perfect storm.
Thy Fırtınanın attı vücut ani bir sakinlik olmadan, taşan olacaktır .-- Ne şimdi, eşi!Without a sudden calm, will overset Thy tempest-tossed body.--How now, wife!
O telaşın girdabına çekilme... o fırtınanın içine...Don't get pulled into that rush ...into that storm.
Fırtınanın ne zaman geleceğini biliyorum.I know when a storm is coming.
Boğuk bir sessizlik, hüküm sadece kırık fırtınanın çığlıkları kez.A muffled silence reigned, only broken at times by the shrieks of the storm.
Bu dağcılar yukarıda fırtınanın içindeyken Benim keşif gezim 3. kamptaydı.My expedition was down in Camp Three, while these guys were up there in the storm.
Beni kaldırıp rüzgara bindiriyorsun, Fırtınanın içinde darma duman ediyorsun.You lift me up to the wind, and drive me with it. You dissolve me in the storm.
Bu, başlangıçta fırtınanın kar fırtınası olmasına, aynı zamanda siklonik olmasına neden oldu.This initially caused the storm to be a blizzard but also cyclonic.
Fırtınanın sonunda bir boss gelir.The storm ends with the appearance of a named boss character.[5]
Bir gün şiddetli bir fırtınanın ardından öldüğü açıklandı.Einen Tag nach seiner Fertigstellung wurde er von einem schweren Sturm zerstört.
Bu rüzgar, fırtınanın habercisi.Ce vent est présage de tempête.
Bazı hayvanlar fırtınanın geleceğini hissedebilir.Certains animaux peuvent sentir l'arrivée d'un orage.
Bu rüzgar bir fırtınanın habercisidir.Ce vent annonce un orage.
Ana madde: Katrina kasırgasının ekonomik etkileri Fırtınanın ekonomik etkileri, çok fazladır.Pour plus de détails, voir Impact économique de l'ouragan Katrina.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Les Japonais répandaient l'idée qu'ils étaient « la Lumière de l'Asie ».
8 Mart 2017'de meydana gelen şiddetli bir fırtınanın etkisiyle tamamen çöktü.La Fenêtre d'Azur s'est écroulée le 8 mars 2017 après une forte tempête.
Gök gürültüsü bir fırtınanın yakın olduğunu gösteriyor.Los truenos indican que la tormenta se acerca.
Güçlü rüzgar yaklaşan fırtınanın habercisidir.El fuerte viento indica que se acerca una tormenta.
29 Ağustos'ta Pensacola'da da fırtınanın hızı saatte 90 km olarak kaydedilmiştir.En la ciudad floridana de Pensacola el 29 de agosto se registraron vientos de 90 km/h.
8 Mart 2017'de meydana gelen şiddetli bir fırtınanın etkisiyle tamamen çöktü.Quedó derribada por un fuerte oleaje, durante una tormenta el 8 de marzo de 2017.
Uzaktaki karanlık bulutlar gelecek olan bir fırtınanın belirtisi gibidir.El País de Celes está bajo lo que parece ser una tormenta eterna.
Fırtınanın yol açtığı zarar küçüktü ve doğrudan sonuç olarak hiçbir ölüm vakası bildirilmedi.Los impactos de la tormenta fueron mínimos, sin que se informara ningún daño material.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Gli indiani chiamarono questa rappresaglia "il Vento del diavolo".
Fırtınanın yol açtığı zarar küçüktü ve doğrudan sonuç olarak hiçbir ölüm vakası bildirilmedi.Il paziente poco dopo morì, e non fu fatta una diagnosi definitiva sulla causa del decesso.
Bir gün şiddetli bir fırtınanın ardından öldüğü açıklandı.Più tardi, anche lei viene uccisa dalla Tempesta Trasparente.
Fırtınanın New York kadar kuzeyde bir alanı vurabileceğini söylediler.وقالوا أنه من الممكن للعاصفة ضرب المناطق حتى الشمال كنيويورك.
Bir ani basınç düşüşü, rüzgar değişimine sebep oldu ve bu da fırtınanın güç kazanmasını durdurdu.الحوض الصغير سبب بعض القص الرياح، التي توقفت العاصفة من الحصول على أي قوة.
Fırtınanın gözü bir süre sonra belirgin duruma gelmiş ve 25 km (15 mil) çapına ulaşmıştır.O olho da tempestade rapidamente solidificou-se, alcançando um diâmetro de 15 milhas (25 kilômetros).
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Já os índios da América do Norte acreditavam que as tempestades eram serventes de um "Grande Espírito".
Bir gün şiddetli bir fırtınanın ardından öldüğü açıklandı.Num dia, após uma forte tempestade, anunciou-se que estava morto.
Fırtınanın New York kadar kuzeyde bir alanı vurabileceğini söylediler.Em uma ocasião, o sismógrafo indicou um terremoto ao norte.
Japonlar bu fırtınanın "Tanrı Rüzgarı" olduğunu düşünmüşlerdir.Yoreños wierzą, że deszcz jest dziełem Boga.
Fırtınanın merkezi çevre havasından daha soğuktur.Atmosfera jest chłodniejsza od powierzchni Ziemi.
Bir gün şiddetli bir fırtınanın ardından öldüğü açıklandı.O dva roky později byl zničen při silné bouři.
Fırtınanın yol açtığı zarar küçüktü ve doğrudan sonuç olarak hiçbir ölüm vakası bildirilmedi.Následky bouře byly na souostroví však minimální, žádné škody nebyly hlášeny.
8 Mart 2017'de meydana gelen şiddetli bir fırtınanın etkisiyle tamamen çöktü.Fereastra de Azur s-a prăbușit pe 8 martie 2017, după o furtună puternică.