fırtınalar ile cümle
fırtınalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Han udgav for nylig en vidunderlig bog, der hedder "Storms of My Grandchildren."
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Hij heeft pas een prachtig boek uitgebracht,
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Il a sorti un livre magnifique récemment appelé "Storms of My Grandchildren."
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Nedávno mu vyšla skvělá kniha s názvem "Bouře mých vnoučat" (Storms of My Grandchildren).
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Nemrégen adott ki egy csodálatos könyvet "Az unokáim viharai" címmel.
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Ông xuất bản 1 cuốn sách rất hay mới đây có tựa đề " Các cơn bão cho thế hệ sau"
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Opublikował niedawno wspaniałą książkę zatytułowaną "Storm of My Grandchildren."
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Recentemente ha scritto un bellissimo libro intitolato "Tempeste dei miei nipoti"
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Εξέδωσε ένα θαυμάσιο βιβλίο πρόσφατα που ονομάζεται "Καταιγίδες των Εγγονιών μου"
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Наскоро излезе чудесна негова книга, озаглавена "Бури на моите внуци".
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Недавно он написал прекрасную книгу, "Бури времён моих внуков".
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.הוא פרסם לאחרונה ספר נפלא בשם "העולם שאותיר לנכדי" (תרגום חופשי - במקור: "Storms of My Grandchildren").
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.لقد نشر كتاباً رائعاً مؤخراً يسمي " عواصف أحفادي."
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.という素晴らしい本を書いた ハンセンはこの問題に精力的に取り組んでいる
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.그 분이 최근 훌륭한 책 한 권을 출간했는 데 '후손에게 닥칠 폭풍우' 입니다. (譯者註: 원제『Storms of My Grandchildren』,출판사 Bloomsbury)
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.Kita bahkan bisa melihat medan magnet yang kuat yang menciptakan bintik matahari gelap dan badai matahari
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.On peut aussi voir des champs ma cela crée des tâches et des tempê
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.Podemos incluso ver los intensos campos magnéticos que crean oscuras manchas solares y piedras solares
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.Possiamo vedere gli intensi campi magnetici che creano macchie solari nere e tempeste solari
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.we kunnen zelf het magnetisch veld zien die donkere zonnevlekken en stormen maakt
Güneş fırtınalarını ve güneşin yüzündeki lekeleri oluşturan yoğun manyetik alanları da görebiliyoruz.Дори можем да видим интензивните магнитни полета, които създават слънчеви петна и слънчеви бури.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.A všichni běžně v životě hovoříme o mozkových bouřích, ale jen zřídkakdy nějakou vidíme či slyšíme.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.E todos nós falamos de <i>brainstorms</i> no nosso dia-a-dia mas raramente vemos ou ouvimos uma.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Et on parle tous de <i>brainstorming <i> au quotidien, mais on en voit ou en écoute rarement un.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.우리는 매일 두뇌의 폭풍(브레인스톰:영감) 에 대해 이야기하지만, 깊은 관심은 거의 기울이지 않습니다.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Mindannyian naponta beszélünk agyhullámokról, de ritkán szoktuk őket látni vagy hallani.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Mówimy o nich codziennie, ale rzadko je oglądamy lub słyszymy.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Og vi taler om brainstorms i vores daglige liv, men vi ser eller lytter sjældent til en.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Todos hablamos de tormentas de ideas en nuestra vida cotidiana, pero rara vez vemos o escuchamos una.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Tutti parliamo di tempeste di idee nelle nostre vite, ma è raro vederne o ascoltarne una.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Và dù luôn nói về ý tưởng trong cuộc sống hàng ngày chúng ta lại hiếm khi quan sát và lắng nghe
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Wir alle sprechen in unserem Alltagsleben über Geistesblitze, aber wir sehen oder hören selten einen.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Και ενώ όλοι μας μιλάμε για τις ιδεο-καταιγίδες στην καθημερινή μας ζωή, σπανίως βλέπουμε ή ακούμε κάποια.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Всички говорим за брейнстормс в ежедневния си живот, но рядко го виждаме или го слушаме.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.Мы с вами часто говорим о мозговых штурмах, но редко можем увидеть или послушать настоящую мозговую бурю.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.וכולנו מדברים על סערות-מוח בחיי היומיום שלנו, אבל אנחנו רק לעתים נדירות רואים או מקשיבים לאחת.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.و كلّنا نتحدّث عنها بصفة يوميّة، ولكن نادرا ما تمكّننا من أن نرى أو نستمع إلى أحدها.
Günlük hayatımızda beyin fırtınalarından bahsederiz ama çok nadir bir beyin fırtınası görürüz veya dinleriz.通常 見たり聞いたりはできません ですので 説明を始める前に
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışHögre risk för skador av vinterstormar
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışhöhere Risikoanfälligkeit für Schäden durch Schnee- und Winterstürme
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışLisää (kesä)matkailua monimuotoisuuden vähenemisen riski
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışMás energía de origen hidroeléctrico
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışRisc mai mare de pierdere a biodiversităţii
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışRisque accru de dommages dus aux tempêtes d‘hiver
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışVečja nevarnost škode zaradi zimskih neurij
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışVyšší riziko škod způsobených zimními bouřkami
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışWyższe ryzyko utraty różnorodności biologicznej
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışΑύξηση (θερινής) τουριστικής δραστηριότητας
Kış fırtınalarında hasar riskinde artışВисок риск от щети при зимни бури
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Akkoriban több trópusi vihar volt az Észak-Atlanti-óceánon, mint valaha, amióta feljegyzések vannak róla.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Ci furono più tempeste tropicali che mai, nell'Atlantico del Nord, da quando iniziò il record.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Er waren meer tropische stormen op de Noord Atlantische Oceaan dan ooit, sinds dat is bijgehouden.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Es gab mehr Tropenstürme über dem Nordatlantik als je zuvor seit Beginn der Aufzeichnungen.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Hubo más tormentas tropicales en el Atlántico Norte que nunca antes, desde que se tiene registro.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.În Atlanticul de Nord au fost mai multe furtuni ca niciodată, de când s-a început documentarea lor.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.북대서양에는 관측이 시작된 이래 최고로 많은 열대성 폭풍이 있었습니다
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Na północnym Atlantyku było wtedy więcej burz tropikalnych niż kiedykolwiek wcześniej zanotowano.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Những trận bão nhiệt, đới ở Bắc Đại Tây Dương nhiều hơn bao giờ hết.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Tahun di mana jumlah badai tropis di Atlantik Utara paling banyak dibandingkan tahun-tahun sebelumnya.
Kuzey Atlantik'teki tropik fırtınalar kayıtların başlangıcından beri hiç bu kadar fazla görülmemişti.Ten rok bylo nejvíce tropických bouří od doby, co se vedou záznamy.