fırtınalar ile cümle
fırtınalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Podem surgir tempestades, mas o oceano profundo mantêm-se quieto e inalterado.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Potrebbe esserci una tempesta, ma la profondità dell'oceano è comunque li, non cambia.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Μπορεί να υπάρχουν καταιγίδες, αλλά το βάθος του ωκεανού είναι το ίδιο.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Може да има бури, но дълбините са непроменени.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Також на поверхні може бушувати шторм, але глибина океану залишається незмінно спокійною.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.יש שם אולי סערות, אבל עומקו של האוקיאנוס עדיין שם, בלתי משתנה.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.ممكن أن يكون هناك عواصف , لكن أعماق المحيط مازالت هناك , لم تتغير .
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.どういうことでしょう?
Fırtınalar gibi, uzaydan gördüğünüz olaylara yukarıdan bakmak muhteşem...Les évènements que vous voyez depuis l'espace, comme survoler les orages,
Fırtınalar gibi, uzaydan gördüğünüz olaylara yukarıdan bakmak muhteşem...Pohled na Zemi z výšky, například když letíte nad probíhající bouří, je nepopsatelný.
Fırtınalar gibi, uzaydan gördüğünüz olaylara yukarıdan bakmak muhteşem...الأحداث التي تراها من الفضاء كالنيران أو العواصف الرعدية بالنظر إليها من الأعلى لمذهلة
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımAls ik ze fotografeer, moet ik altijd aan mijn opa's les denken.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımCând îi fotografiez, îmi amintesc lecţia dată de bunicul.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımCuando las estoy fotografiando, no puedo evitar recordar la lección de mi abuelo.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKdyž je fotografuji, nemohu si pomoci, abych si nevzpomněla na lekci mého dědečka.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKeď ich fotím, spomeniem si na lekciu od starého otca. Nemôžem si pomôcť.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKetika saya memotret mereka, saya tidak bisa tidak teringat akan nasihat kakek saya.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKiedy je fotografuję przypominam sobie, lekcję mojego dziadka.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarım그것을 촬영할 때 마다, 할아버지께서 해주신 말씀이 자꾸 기억이 납니다.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımKo jih fotografiram, ne morem, da se ne bi spomnila lekcije mojega dedka.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımMỗi khi tôi chụp được những bức ảnh của chúng, tôi lại bất chợt nhớ đến lời dạy của ông mình.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımNär jag fotograferar dem, så kan jag inte undvika att tänka på farfars lektion.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımNår jeg fotograferer dem, kan jeg ikke lade være med at huske på min bedstefars lektion.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımNem tehetek róla, de amikor fényképezem őket, mindig a nagyapám szavai jutnak eszembe.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımQuand je les photographie je ne peux m'empêcher de me rappeler de la leçon de mon grand-père.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımQuando estou a fotografá-las não consigo deixar de me recordar da lição do meu avô.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımQuando le fotografo, non posso fare a meno di ricordare la lezione di mio nonno.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımWenn ich sie fotografiere muss ich immer an Großvaters Lektion denken.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımΌταν τα φωτογραφίζω, δεν μπορώ παρά να θυμάμαι το δίδαγμα του παππού μου.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımКогато ги фотографирам, не мога да не си спомня урока на дядо ми.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımКогда я фотографирую их, я не могу не вспомнить урок моего деда.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımКоли фотографую їх, пригадую собі урок мого діда.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımכשאני מצלמת אותן, איני יכולה שלא להיזכר בשיעור שלימד אותי סבי.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarımعندما ألتقط صورهم لا أستطيع إلا تذكر كلمة جدي.
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarım當我影相嘅時候 我無啦啦記返我爺爺教過我嘅嘢
Fırtınaları fotoğraflarken büyük babamın verdiği dersi hatırlarım祖父の言葉が 心によみがえります 雲を見上げる時 私はただ—
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Chúng tôi muốn quan sát và đo đạc chúng
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.우리는 폭풍, 즉 두뇌의 폭풍(영감)을 보거나 측정하고 싶어합니다.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Látni és mérni szeretnénk ilyen viharokat, agyhullámok formájában.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Nós queremos ver e medir tempestades - tempestades cerebrais.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.On veut voir et mesurer des orages -- c'est-à-dire des orages de cerveau -- ou <i>brainstorm<i>.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Queremos ver y medir tormentas; tormentas de ideas, claro está.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Snažíme se zahlédnout a měřit bouře -- tedy mozkové bouře.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Staramy się dostrzec i zmierzyć burze - dokładnie burze mózgów.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Vi vil se og måle storme -- det vil sige, brainstorme.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Vogliamo vedere e misurare le tempeste -- le tempeste cerebrali.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Vrem să vedem şi să măsurăm furtunile - furtunile din creier (brainstorm), vreau să spun.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.We willen stormen zien en meten - dat wil zeggen, breinstormen.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Wir beobachten und messen Gewitter - Geistesblitze.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Želimo videti in izmeriti nevihte - tiste v možganih, pravzaprav.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Θέλουμε να δούμε και να μετρήσουμε καταιγίδες, για την ακρίβεια, ιδεο-καταιγίδες.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Искаме да видим и да измерим бурите - брейнстормс, това е.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.Мы хотим наблюдать и изучать бури — бури в мозге.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.אנחנו רוצים לראות ולמדוד סערות - כלומר,סערות מוח.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.نرغب في مراقبة و قياس هذه العواصف، العواصف الدّماغية.
Fırtınaları görüp ölçmek istiyoruz -- tabii, beyin fırtınalarını.脳の嵐は とても身近なものですが
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.A ieşit recent cu o carte minunată numită "Furtunile nepoţilor mei".
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Baru - baru ini dia menulis sebuah buku berjudul "Storms of My Grandchildren." (Badai Cucu - cucu Saya"
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Er hat kürzlich ein wunderbares Buch geschrieben, mit dem Titel "Storms of My Grandchildren".
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Han har nyligen kommit ut med en fantastisk bok som heter "Storms of My Grandchildren".