fırtınalar ile cümle

fırtınalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.Iné časti sveta zasiahli búrky oveľa viac.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.세계의 다른 지역은 폭풍에 더 심한 타격을 받고 있어요.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.Mungkin ada daerah lain di dunia yang terkena badai yang lebih dashyat.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.Những nơi khác trên thế giới đã từng bị bão tàn phá ở những mức độ thậm chí còn kinh khủng hơn.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.Otras partes del mundo se han visto afectadas por tormentas de forma incluso más devastadora.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.Outras zonas do mundo têm sido atingidas por tempestades de formas ainda mais devastadoras.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.W innych częściach świata sztormy są jeszcze bardziej niszczycielskie.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.Άλλα μέρη του κόσμου έχουν χτυπηθεί από καταιγίδες με ακόμη πιο καταστρεπτικούς τρόπους.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.В других точках земного шара ураганы были куда разрушительнее.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.Други части на света са били удряни от бури дори по още по-опустошителни начини.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.Інші частини світу постраждали від штормів із ще більш руйнівними наслідками.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.אזורים אחרים של העולם סבלו מפגיעת סופות באופן הרסני עוד יותר.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.الاعاصير ضربت مناطق اخرى من العالم بقوة أشد.
Dünyanın diğer bölgeleri fırtınalar tarafından daha bile yıkıcı şekillerde vuruldu.ひどい被害を受けた場所もあります 2008年ミャンマーでは
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Eén van de grootste vijanden zijn de stormen.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Egyike a legnagyobb ellenségeinek a vihar.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Jedním z největších nepřátel jsou bouře.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Jedným z najväčších nepriateľov sú búrky.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Jednym z największych wrogów są sztormy.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.가장 큰 적 중 하나는 바로 폭풍입니다.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Một trong những kẻ thù lớn nhất chính là các trận bão.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Salah satu musuh terbesar adalah badai.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Stürme zählen zu den größten Feinden.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Um dos maiores inimigos são as tempestades.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Un alt dușman îl reprezintă furtunile.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Un de leurs principaux ennemis est la tempête.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Uno dei più grandi nemici sono le tempeste.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Uno de los enemigos más grandes son las tormentas.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Ένας από τους μεγαλύτερους εχθρούς είναι οι καταιγίδες.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Един от най-големите врагове са бурите.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.Одни из главных врагов — это штормы.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.אחד מהאוייבים הגדולים שלה הן הסערות.
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.أحد أكبر الأعداء هي العواصف
En büyük düşmanlardan biri fırtınalar.これはアニマレス ペシピエールの鼻の一部です
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.Du plus petit courant d'air aux puissantes forces des orages. Il y a 44 éclairs à la seconde autour du globe.
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.신기술의 영역은 실같는 한줄기의 바람으로 부터 강력한 폭풍속의 번개까지 미칩니다. 전세계를 통해
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.Od nejjemnějšího závanu vzduchu až k mocným silám bouří v přírodě. Po celém světě udeří za sekundu 44 blesků.
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.От лёгкого дуновения ветерка перейдём к порывам шторма. Каждую секунду в мире ударяет 44 молнии.
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.ממשב רוח הכי קטן לכוחות החזקים של סופות הטבע. ישנם 44 ברקים בשנייה
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.ومن أصغر نسمة هواء الى أعتى قوى عواصف الطبيعة. هنالك 44 صواعق رعدية في الثانية الواحدة
En cılız rüzgardan doğadaki en güçlü fırtınalara kadar dünyada her saniyede 44 yıldırım oluşmaktadır.自然の嵐の強い力にまで及びます 地球上では毎秒44回の 雷が発生しています
Fakat mevsim yüzünden, kaptan şiddetli fırtınalara yakalanacaklarından korkuyordu.그러나 그 당시의 계절을 고려한 선장은 폭풍우를 만날 것을 염려 했습니다.
Fakat mevsim yüzünden, kaptan şiddetli fırtınalara yakalanacaklarından korkuyordu.אבל בהתחשב בעונה, רב החובל פחד שסופות חזקות יפגעו בהם.
Fakat mevsim yüzünden, kaptan şiddetli fırtınalara yakalanacaklarından korkuyordu.نظراً لحلول الموسم, كان الكابتن متخوفاً من أن تصيبهم العواصف الشديدة
Fakat mevsim yüzünden, kaptan şiddetli fırtınalara yakalanacaklarından korkuyordu.激しい嵐に合うことを 船長は恐れました 最後の選択肢は 最も長く 厳しいものでした
Firtınalar, ufuk çizgisindeki uzun gölgeler, gün batımları...Jak dlouhé stíny vrhají bouřky na horizont při západech slunce.
Firtınalar, ufuk çizgisindeki uzun gölgeler, gün batımları...Les orages à l'horizon projetant ces longues ombres lorsque le soleil se couche.
Firtınalar, ufuk çizgisindeki uzun gölgeler, gün batımları...العواصف الرعدية في الأفق، وانسكاب الظلال فيما الشمس تغرب
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Ar putea fi şi furtuni, dar adâncul oceanului e tot acolo, neschimbat.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Có thể có bão tố, nhưng chiều sâu của đại dương vẫn còn đó, nó không hề thay đổi.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Det kan storma på ytan, men på djupet av oceanen råder fortfarande lugn,
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Het kan stormen, maar de diepte van de oceaan is er nog steeds, onveranderd.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Il peut y avoir des tempêtes, mais la profondeur de l'océan est toujours là, inchangée..
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Kadang ada badai, tapi dalamnya lautan tetap sama, tidak berubah.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.폭풍이 휘몰아 칠 때도 있을 겁니다 하지만 해양의 깊이만은 변하지 않은 채로 언제나 존재하죠.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Lehetnek viharok, de az óceán mélye ugyanolyan lesz, változatlanul.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Môžu tam byť búrky, avšak hĺbka oceánu je stále rovnaká, nezmenená.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Myrskyistäkin huolimatta meren syvyys pysyy muuttumattomana.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Nemění se.
Fırtınalar da olabilir, ama okyanusun derinliği hala mevcuttur, değişmemiştir.Oder es ist stürmisch, aber die Tiefe des Ozeans ist noch immer da, unverändert.

İlgili Sayfalar