fırtınalar ile cümle
fırtınalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fırtınalara neden olur.När det stormar.
Viracocha güneşin ve fırtınaların tanrısıdır.Viracocha dyrkades som solgud och stormgud.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Han representerade den sydvästra vinden, stormens bärare.
Bu mevsimde fırtınalar görülebilmektedir.Under regnperioden förekommer orkaner.
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.En Atlantisk orkan är en tropisk cyklon som bildas i Atlanten under sommaren eller hösten.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.Снігові бурі зачіпають Вашингтон в середньому раз на кожні чотири-шість років.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Досить часто трапляються сильні урагани.
Oldukça fazla rüzgar sebebiyle de şehirde sık sık kum fırtınalarına rastlanır.Через це місто досить часто піддається сильним штормовим вітрам.
Kar ve kar fırtınaları sadece yüksek dağlarda görülürdü.Сніг спостерігається лише високо в горах.
Benzer şekilde hava durumu olgusu, örneğin fırtınalar, hayatın kendisi gibi belirmiş özelliklerdir.Насправді, в Світі душ теж є свої проблеми, наприклад, неблагополучні райони.
Geçtiği yerde kasırgalar, fırtınalar kopar.Вони викопали яму, де зараз трясовина.
Yükseklerde fırtınalar bazen çok şiddetli olur.На вологі узбережжя часто налітають потужні шторми.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Méně významné bouře se odehrály v letech 1921 a 1960, kdy bylo zarušeno rádiové spojení v celé šíři spektra.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Jsou tu velmi časté hurikány.
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.Na jezeře jsou charakteristické bouře, které jsou způsobované uragány v období tropických bouří.
Şehirde sıklıkla kum fırtınaları görülür.Na jaře se často vyskytují písečné bouře.
Astrafobik kişi gelebilecek fırtınaları önceden bilebilmek için haberleri dört gözle takip eder.O persoană astrafobie va fi atentă la știrile privind furtunile care se apropie.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.Viscolele afectează Washington-ul, în medie, o dată la patru sau șase ani.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.El reprezenta, de asemenea, vântul dinspre sud-vest, purtător de furtuni și de secetă.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Fulgerele și tunetele erau manifestările sale.
Yükseklerde fırtınalar bazen çok şiddetli olur.De exemplu, aici furtunile tind să fie mai puternice.
Ülkenin doğusunda seyrek olarak güçlü fırtınalar görülür, ancak kıyı bölgelerinde fırtınalar yaygındır.Furtunile puternice sunt rare în est, dar frecvente în zonele de coastă.
Oldukça fazla rüzgar sebebiyle de şehirde sık sık kum fırtınalarına rastlanır.În aceste regiuni sunt frecvent vânturi puternice cu furtuni de nisip.
Mars aynı zamanda Güneş Sistemi’ndeki en büyük “toz fırtınaları”na sahne olan gezegendir.De asemenea, Marte are cele mai puternice furtuni de nisip din Sistemul Solar.
Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.Puternice vânturi deșertice și furtuni de nisip ocazionale.
Fırtınalar nedeniyle savrulan bazı kuşların Karayiplere geldiği de görülmüştür.Studiile au arătat, de asemenea, că și pisicile se pot teme de furtuni.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.A bolygón gyakran nagy viharok vannak.
Yenilen Seth çöle sürüldü ve fırtınaların tanrısı oldu.Széth veszített, és száműzték a sivatagba, ahol a szörnyű viharok istene lett.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.A várost átlagban 4-6 évente sújtja hóvihar.
Enlil, hava ve fırtınaların tanrısı.Az időjárás, eső és szél istene volt.
Bu mevsimde güneybatı ile batı arasında gelen şiddetli simsekli fırtınalara da hedef olur.Kivételt képez ez alól a dél, illetőleg délkelet felől érkező viharok sora.
Fırtınalar seyrek görülür.Myrsky näytti olevan tulossa.
Viracocha güneşin ve fırtınaların tanrısıdır.Viracocha oli maailman luoja sekä myrskyn ja auringon jumala.
Set korkunç fırtınaların tanrısı oldu.Jumala nostattaa suuren myrskyn.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Alueella esiintyy äärimmäisen usein myrskyjä.
Ülkede çöl iklimi etkilidir ve yıl içinde toz ve kum fırtınaları görülür.Alueen ilmasto on alkanut muuttua ja Nukusissakin kärsitään keskimäärin 10 hiekka- ja pölymyrskystä vuodessa.
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.Atlantin hurrikaanikauden aikana muodostui 11 trooppista myrskyä.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Αντιπροσώπευε, επίσης, τον νοτιοδυτικό άνεμο, τον άνεμο που φέρνει τις θύελλες.
Burası fırtınalarda korunak olarak kullanılır.Είναι ένα καταφύγιο σε περίπτωση καταιγίδας.
Atlantik kasırga mevsimi Atlas Okyanusu'nda kasırga ve tropikal fırtınaların oluştuğu döneme verilen addır.Σε αυτή την περίοδο, η πόλη είναι ευάλωτη σε τροπικές καταιγίδες και τυφώνες που σχηματίζονται στον Ατλαντικό.
Üstelik kitap Anna'nın duygusal fırtınalarına da ışık tutmaktadır.Στη σκήτη υπάγεται και η Σκήτη της μικρής Αγίας Άννας.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Χιονοστιβάδες συμβαίνουν συχνά.
Göl, sık sık fırtınaları ve su seviyesinin mevsimsel dalgalanmalarıyla bilinmektedir.Søen er kendt for sine hyppige storme og store sæsonmæssige variationer i vandniveauet.
Fırtınalara neden olur.Dette bruges i storm.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Vindene og luften er hans tjenere.
13 Mayıs - Bangladeş'i etkisi altına alan fırtınalar ve hortum 600 kişinin ölümüne neden oldu.13. mai – Kraftige stormer og tornadoer tar livet av 600 mennesker i Bangladesh.
Ülkenin doğusunda seyrek olarak güçlü fırtınalar görülür, ancak kıyı bölgelerinde fırtınalar yaygındır.Kraftige stormer er sjeldne i den østlige delen av Litauen, men vanlig i de kystnære områdene.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Han representerte sørvestvinden, stormens bærer.
Göl, sık sık fırtınaları ve su seviyesinin mevsimsel dalgalanmalarıyla bilinmektedir.Sjøen er kjent for sine hyppige stormer og store sesongmessige variasjoner i vannivået.
Hugo'nun kaynağı 9 Eylül'de Afrika kıyılarını terk eden fırtınaların toplanmasıyla oluşan bir kümeydi.Orkanen Bertha ble dannet 3. juli utenfor de afrikanske Kapp Verde-øyene.
Fırtınalara neden olur.Itulah yang dimaksud dengan badai.
Mars aynı zamanda Güneş Sistemi’ndeki en büyük “toz fırtınaları”na sahne olan gezegendir.Di Mars juga terdapat badai debu terbesar di Tata Surya.
Alev fırtınalarının oluşturduğu hava akımları yangını bir gün öncesinden daha kuzeye ve güneye itiyordu.Gejolak badai api telah mendorong api kedua yang menyala di utara lebih besar dari hari sebelumnya.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.Những cơn bão tuyết gây ảnh hưởng cho Washington trung bình xảy ra cứ mỗi bốn đến sáu năm một lần.
Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.Ngoài ra còn có các trận bão bụi và bão cát.
Hızlı büyüme yapar ama kısa ömürlüdür ve kolayca fırtınalardan zarar görür.Sinh trưởng nhanh nhưng Vông đồng dễ bị tổn thương do gió bão.
Ehriman bazen gökten ateşler yağdırır, bazen fırtınalar koparır ve iyiliğe ve iyilere hep zulüm eder.火乃香の相棒であり、保護者であり、また親友でもある。
En şiddetli fırtınalara "nor'easter" denir, genellikle ABD'nin Doğu Sahilinin büyük bölümünü etkilerler.最も激しい嵐は、ノーイースターと呼ばれ、これはアメリカ東海岸全体に影響を及ぼすのが普通である。
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .1921年と1960年にも小規模な太陽嵐が発生し世界中で電波障害が発生したことが報告されている。
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.しばしば大きな地震が起きる。