fırtınalar ile cümle
fırtınalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gök gürültülü fırtınalar merkezi New England'a hakim oldu.[1]Thunderstorms prevailed over central New England.[23]
Eate, ateş ve fırtınaların tanrısıEate, god of fire and storms
Kimbazi, deniz fırtınalarının tanrıçası.Kimbazi, goddess of sea storms.
Aegaeon, şiddetli deniz fırtınalarının tanrısı ve Titanların müttefiki.Aegaeon, god of violent sea storms and ally of the Titans.
Vellamo, Deniz, göller ve fırtınalar tanrıçası. Ahti'nin karısı.Vellamo, the wife of Ahti, goddess of the sea, lakes, and storms.
Susanoo, Şinto fırtınalar ve deniz tanrısı.Susanoo, Shinto god of storms and the sea.
Fırtınalar olduğunda şimşek ve gök gürültüsü meydana gelir.When there are storms, lightning, and thunder will occur.
Doğal afetler: toz fırtınaları, kum fırtınaları, depremlerNatural hazards: dust storms, sandstorms, earthquakes
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Die Bewegung des Windes und der Wolken unterliegt ihrer Obhut.
Burası fırtınalarda korunak olarak kullanılır.Er bietet ihnen dort Schutz vor dem Sturm an.
Yükseklerde fırtınalar bazen çok şiddetli olur.Die Falter werden gelegentlich durch Stürme weit verdriftet.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Häufig gibt es Gewitter.
Kar ve kar fırtınaları sadece yüksek dağlarda görülürdü.Schnee im Winter gibt es nur in den höheren Gebirgen.
Yağmurlu dönemlerin başlanıç ve bitişleri gökgürültülü fırtınalarla geçer.Er ist für Gewitter und Stürme zu Beginn der Regenzeit verantwortlich.
Bu mevsimde fırtınalar görülebilmektedir.In dieser Saison wurden keine Stürme beobachtet.
Fırtınalar çoğu zaman korkutucu ve heyecanlandırıcı olur.Les orages sont à la fois effrayants et excitants.
Fırtınalar yapabilir.Il peut provoquer des orages.
Fırtınalara neden olur.À cause de l'orage.
Kuvvetli toz ve kum fırtınaları görülür.Ils doivent affronter une tempête de sable.
Fırtınalar seyrek görülür.Les tempêtes se succèdent.
Neptün'ün yüzeyinde, gökbilimcilerin fırtınaların oluşturduğunu düşündüğü büyük koyu ovaller vardır.Neptuno tiene grandes óvalos oscuros en su superficie que los astrónomos creen que son tormentas ahuracanadas.
Fırtınalar öğleden sonraları sıklıkla görülebilir.A menudo hay tormentas por la tarde.
Yağmurlu dönemlerin başlanıç ve bitişleri gökgürültülü fırtınalarla geçer.El principio y el final de la estación lluviosa se caracteriza por fuertes tormentas.
Şehirde sıklıkla kum fırtınaları görülür.En ocasiones se encuentran tormentas de arena.
Geçtiği yerde kasırgalar, fırtınalar kopar.Siembra vientos y recogerás tempestades.
Ülkede tüm yıl boyunca sert fırtınalar, yağış sezonu boyunca yaygın toprak kaymaları görülmektedir.Se sabe que las lluvias en todo el país persisten por hasta una semana durante la estación seca.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.Las tormentas de nieve afectan a Stephens City una vez cada cuatro a seis años.
13 Mayıs - Bangladeş'i etkisi altına alan fırtınalar ve hortum 600 kişinin ölümüne neden oldu.13 maggio – Bangladesh: alcuni tornado e tempeste uccidono 600 persone.
Yağmurlu dönemlerin başlanıç ve bitişleri gökgürültülü fırtınalarla geçer.L'inizio e la fine della stagione delle piogge è segnato da forti temporali.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Controllano le tempeste e gli elementi a loro piacere.
Bu mevsimde fırtınalar görülebilmektedir.In questa stagione sono molto frequenti i temporali.
Liman şehridir ve liman açık denize baktığı için fırtınalara açıktır.La città sorge sul mare e questo la rende visibile dal porto.
Üstelik kitap Anna'nın duygusal fırtınalarına da ışık tutmaktadır.Nel letto però c'è anche il corpo imbalsamato di Anna.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.Снежные бури затрагивают Вашингтон, в среднем, раз в каждые четыре — шесть лет.
Çin'deki fırtınalar ise Büyük Okyanus'a tozları yerleştirir.Пыльные бури в Китае переносят пыль в Тихий океан.
Bu mevsimde fırtınalar görülebilmektedir.В этот день могут быть первые грозы.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Часто бывают сильные ураганы.
Şehirde sıklıkla kum fırtınaları görülür.На территории города нередки пыльные бури.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Ветер и Гром убили его.
Konu ile ilgili diğer bir eser ise Refi Cevad Ulunay'ın Sayılı Fırtınalar adlı eseridir.Другой пример подобного рода — слова для обозначения СНЕГА у эскимосов.
Fırtınalara neden olur.مما يُسبب عواصف.
Bu mevsimde fırtınalar görülebilmektedir.كما يشهد هذا الموسم أيضًا حدوث الأعاصير.
4 Eylül'e kadar birçok gemi fırtınalar sebebiyle kaybolmuş ve donanma güç kaybetmişti.و حتى يوم 4 سبتمبر كان الأسطول قد فقد قوته نتيجة لفقد الكثير من السفن بفعل الرياح.
Viracocha güneşin ve fırtınaların tanrısıdır.كان فيراكوتشا يُعبد كإله الشمس والعواصف.
Kar fırtınaları Washington'a ortalama her dört ila altı yılda bir etki eder.وتضرب العواصف الثلجية العاصمة بمعدل مرة من كل أربع إلى ست سنوات.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Os tornados e tempestades violentas são atribuídas a ela.
Daha az tehlikeli fırtınalar 1921’de ve 1960'ta geniş çaplı bir radyo kesintisi bildirildiğinde olmuştu .Tempestades menos graves ocorreram em 1921 e 1960, quando foi relatado a interrupção de transmissões de rádio.
Yağmurlu dönemlerin başlanıç ve bitişleri gökgürültülü fırtınalarla geçer.O início e o fim da estação chuvosa são caracterizados por fortes tempestades.
Ayrıca, Sümerliler için güneybatı rüzgarını, fırtınaları taşımayı, temsil ederdi.Ele também representava o vento sudoeste, que trazia as tempestades e a estiagem.
Mars aynı zamanda Güneş Sistemi’ndeki en büyük “toz fırtınaları”na sahne olan gezegendir.Marte tem as maiores tempestades de poeira do Sistema Solar.
Bu nedenle denizin gücünü temsil eder, fırtınalar ve felaketler meydana getirir.Hij is degene die over stormen en rampen heerst.
Enlil, hava ve fırtınaların tanrısı.Enlil god van lucht en stormen.
Mahajanga, 2004 yılında yaşanan şiddetli fırtınalarda Komorlar ile birlikte önemli oranda zarar görmüştür.In 2004 heeft de orkaan Jeanne hier veel slachtoffers gemaakt.
Ülkenin doğu kıyıları belirli aralıklarla şiddetli tropikal fırtınalara ve siklonlara maruz kalabilmektedir.Madagaskar heeft door zijn ligging veel last van tropische stormen en passaatwinden.
Bazı fırtınalar 35 m/s hızı üzerinde kıyı seli ve rüzgarlarına neden olabilir.Niektóre burze mogą powodować powodzie na wybrzeżu oraz wiatr osiągający w porywach 35 m/s.
Zorostro fırtınaların sonunda dindiğini ve sonunda her şeyin sükunete döneceğini bilmektedir.Urszula mówi, że czeka na koniec deszczu, żeby w końcu umrzeć.
Sık sık büyük fırtınalar meydana gelir.Często występują sztormy.
Rüzgarlar ve fırtınalar onun emrindedir.Vindens och molnens rörelser hör till deras ansvarsområde.
13 Mayıs - Bangladeş'i etkisi altına alan fırtınalar ve hortum 600 kişinin ölümüne neden oldu.13 maj - Stormar och en tornado dödar 600 personer i Bangladesh.
Şehirde sıklıkla kum fırtınaları görülür.Sandstormar förekommer ofta.