fırsat ile cümle
fırsat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.그는 저에게 같은 짓을 할 수 있는 기회를 줬습니다.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Mi stava pertanto offrendo l'opportunità di fare lo stesso.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Nên cậu đang mời mọc tôi cơ hội để làm điều tương tự.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.No i on proponuje mi możliwość zrobienia tego samego.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Por eso me estaba ofreciendo la oportunidad de hacer lo mismo.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Så nu erbjöd han mig att ta för mig.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Tak mi ponúkol možnosť urobiť to isté.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Takže mi nabízel příležitost udělat totéž.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Tehát felajánlotta nekem a lehetőséget, hogy megtegyem ugyanezt.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Κι έτσι μου έδινε την ευκαιρία να κάνω και εγώ το ίδιο.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Итак, он предложил мне сделать тоже самое.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Така че той ми предлагаше възможността да направя същото.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.Таким чином, він пропонував мені зробити те ж саме.
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.אז הוא הציע לי לעשות אותו דבר
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.إذاً فقد كان يعرض عليّ الفرصة لأفعل نفس الشيئ .
Bana da aynı şeye yapma fırsatını sunuyordu.部屋に入ってドアを閉めると
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.A pre mňa je toto skutočne mimoriadny príbeh, a mimoriadna príležitosť.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.A to by pro mě byla opravdu mimořádná událost a mimořádná příležitost.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.En voor mij is dit echt een merkwaardig verhaal, en een merkwaardige kans.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Et pour moi c'est une histoire véritablement étonnante, et une opportunité exceptionnelle.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Für mich ist das wirklich eine bemerkenswerte Geschichte und eine außergewöhnliche Gelegenheit.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Iar pentru mine aceasta este o poveste remarcabilă, şi o oportunitate remarcabilă.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.이건 정말 굉장한 내용이자 기회이죠.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Og for mig er dette en virkelig usædvanlig historie og en usædvanlig mulighed.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Quanto a mim, esta é uma história e uma oportunidade realmente notáveis.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Számomra ez egy igen figyelemreméltó történet, és egy figyelemreméltó lehetőség.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Trovo questa storia degna di nota, e un'importante opportunità.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Và đối với tôi đây là một chuyện rất đáng kể, và một cơ hội đáng chú ý.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Ważny moment w fizyce, oraz ukoronowanie fascynującej mnie historii.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Και για εμένα αυτό είναι μια πάρα πολύ αξιόλογη ιστορία και μια αξιόλογη ευκαιρία.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.За мен това е една наистина забележителна история, и една забележителна възможност.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.Я думаю, это по-настоящему замечательная история и исключительный шанс.
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.ובשבילי זה באמת סיפור יוצא מן הכלל,
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.و بالنسبة لي فإن هذه القصة على درجة عظيمة من الأهمية،
Bana kalırsa bu gerçekten dikkate değer bir öykü, ve dikkate değer bir fırsat.大きな機会です ニュートンによる絶対空間の考えは
Bana kendi dans salonumu kurup, uydurduğum Latin Amerika danslarını akranlarıma öğretme fırsatı verdi.Así que me permitió crear mi propio salón de baile y bailes latinoamericanos para enseñar a mis compañeros.
Bana kendi dans salonumu kurup, uydurduğum Latin Amerika danslarını akranlarıma öğretme fırsatı verdi.저만의 볼룸 댄스와 라틴 아메리카 댄스를 만들어 동료들에게 가르치게 되었죠.
Bana kendi dans salonumu kurup, uydurduğum Latin Amerika danslarını akranlarıma öğretme fırsatı verdi.ריקודים סלוניים ולטיניים משל עצמי וללמד את התלמידים האחרים.
Bana kendi dans salonumu kurup, uydurduğum Latin Amerika danslarını akranlarıma öğretme fırsatı verdi.قاعة الرقص الخاصة بي لتعليم الرقصات اللاتينية لزملائي
Bana kendi dans salonumu kurup, uydurduğum Latin Amerika danslarını akranlarıma öğretme fırsatı verdi.教える機会を与えてくれたのです 生まれて初めて 自分の心の声を
Başbakan... ...nasıl bir insan olduğunu göstermen için sana bu fırsatı sunuyor.A Miniszterelnök azért kínálja fel Önnek ezt a lehetőséget, hogy lássa, milyen ember.
Başbakan... ...nasıl bir insan olduğunu göstermen için sana bu fırsatı sunuyor.Ο Πρόεδρος σου δίνει την ευκαιρία να φέρεις εις πέρας αυτά που είπες στην ομιλία σου.
Başbakan... ...nasıl bir insan olduğunu göstermen için sana bu fırsatı sunuyor.والرئيس سيعطيك الفرصة لتحقيق ما قلته في خطابك
Başka fırsatlar da olacaktır.Vous êtes en pleine forme, vous avez encore le temps de vivre ensemble.
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.Altrimenti dovrà lavorare 40 anni e non avere mai questa opportunità.
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.De otra forma tendrá que trabajar durante 40 años y nunca tendrá esa oportunidad
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.Jika tidak, mereka harus bekerja selama 40 tahun dan tidak pernah mendapatkan kesempatan itu.
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.Sinon, ils doivent travailler pendant 40 ans et ne jamais avoir cette opportunité.
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler."So eine Chance bietet sich mir vielleicht in meinem ganzen Leben nicht mehr."
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.Иначе ще трябва да работи 40 години и никога няма да получи такава възможност.
Başka türlü 40 yıl çalışıp bu tür bir fırsatla asla karşılaşamayabilirler.これは「機会」と言えるか?また別の人を傷つけるだろう。
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.A főváros közepén volt, úgyhogy igen izgatottak voltunk a lehetőségtől.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Bolo to v strede hlavného mesta, takže sme boli touto príležitosťou nadšení.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.C'était en plein cœur de la capitale, cette opportunité nous avait rendus très enthousiastes.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Era în mijllocul capitalei și de aceea eram foarte încântați de această şansă.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Era nel centro della capitale perciò eravamo veramente eccitati da questa oppurtunità.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Era no meio da capital, e ficámos entusiasmados com esta oportunidade.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Estaba situado en medio de la capital, por lo que era toda una oportunidad.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Es war mitten in der Hauptstadt und wir waren sehr aufgeregt.
Başkentin tam ortasında olacağı için bu fırsattan dolayı heyecanlanmıştık.Het was middenin het kapitaal, dus waren we erg blij met deze kans.
İlgili Sayfalar