fırlat ile cümle

fırlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Tu widać, jak gwałtowny wiatr, porywa śnieg wysoko znad wierzchołka.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Vedete qui la violenza dei venti che spazza via la neve dalla cima della montagna.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Vous pouvez voir ici des vents très violents souffler la neige bien plus haut que le sommet.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.На этом снимке можно увидеть свирепый ветер, сдувающий снег с вершины.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Тук виждате яростни ветрове, отвяващи сняг далеч горе от върха.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Тут можна побачити жахливі вітри, які здіймали сніг високо над вершиною.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.אתם יכולים לראות את הרוחות החזקות מעיפות שלג מהפסגה.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.ويمكنكم أن تروا هنا بعض من الرياح العاتية تنفث الثلوج عالياً من القمة
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.頂上から雪を吹き飛ばしてる様子です 登山家たちはこの稜線にいたのです
Bu sefer lirayı aşağı bırakmak yerine yukarı doğru pozitif 30 metre/saniye düz bir şekilde fırlatacağım. -이번에는 동전을 그냥 아래로 던지기 보다는 위로 던져보겠습니다. 양의 방향으로 30 m/s 로 던졌다고 하겠습니다.
Bu sefer lirayı aşağı bırakmak yerine yukarı doğru pozitif 30 metre/saniye düz bir şekilde fırlatacağım. -הפעם, במקום להפיל את המטבע, אני אזרוק אותו ישר כלפי מעלה במהירות של 30 מטר לשנייה, חיובית.
Bu sefer lirayı aşağı bırakmak yerine yukarı doğru pozitif 30 metre/saniye düz bir şekilde fırlatacağım. -这一次 用硬币 不是直接扔下去 我要把它以向上30m/s
Bu tarafa doğru fırlatalım.Geh' doch bitte da rüber.
Bu tarafa doğru fırlatalım.Je vais me mettre là.
Bu tarafa doğru fırlatalım.Laten we maar in deze richting springen.
Bu tarafa doğru fırlatalım.Saltiamo in questo senso.
Bu tarafa doğru fırlatalım.Sin embargo, saltemos así,
Bu tarafa doğru fırlatalım.Skaczmy w tę stronę.
Bu tarafa doğru fırlatalım.Давайте идти дальше... итак.
Bu tarafa doğru fırlatalım.Да скочим по този начин.
Bütün kitaplarını fırlattın amaCậu quăng hết sách đi rồi còn gì.
Bütün kitaplarını fırlattın amaDu hast alle deine Bücher weggeschmissen.
Bütün kitaplarını fırlattın amaDu kastade iväg alla dina böcker.
Bütün kitaplarını fırlattın amaDu smed alle dine bøger væk
Bütün kitaplarını fırlattın amaHai buttato via tutti i tuoi libri.
Bütün kitaplarını fırlattın amaJe hebt al je boeken weggegooid.
Bütün kitaplarını fırlattın amaKamu sudah buang semua buku mu
Bütün kitaplarını fırlattın amaTi-ai aruncat toate cartile.
Bütün kitaplarını fırlattın amaTu as jeté tout tes livres.
Bütün kitaplarını fırlattın amaVyhodila si všetky knihy.
Bütün kitaplarını fırlattın amaWyrzuciłaś swoje książki.
Bütün kitaplarını fırlattın amaΠέταξες όλα τα βιβλία σου.
Bütün kitaplarını fırlattın amaТа ти дори изхвърли учебниците си.
Bütün kitaplarını fırlattın amaТы же выкинула все свои учебники.
Bütün kitaplarını fırlattın ama.אבל זרקת את כל הספרים
Bütün kitaplarını fırlattın amaرميتي كل كتبك
Bütün kitaplarını fırlattın ama何よ オ・ハニ
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.Er wordt een satelliettelescoop gelanceerd later dit jaar.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.올해 말에 위성 망원경 발사 계획이 있습니다.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.Lalu akan ada teleskop satelit yang diluncurkan pada tahun ini.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.Még ez évben felbocsájtanak egy teleszkóp műholdat.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.Se va lansa un satelit cu un telescop mai târziu în acest an.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.Später dieses Jahr findet ein Teleskop-Start statt.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.Un telescopio satellitare verrà lanciato più avanti quest'anno.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.Vai haver o lançamento de um telescópio satélite este ano.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.W tym roku zostanie wystrzelony teleskop orbitalny.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.Εντός του έτους θα εκτοξευτεί ένα τηλεσκόπιο δορυφόρος.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.В течение этого года будет запущен спутник с телескопом.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.По-късно през годината ще бъде стартиран спътников телескоп.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.בהמשך השנה עומד להיות משוגר טלסקופ על לווין
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.وسيكون هناك منظار فلكي فضائي لاحقا هذه السنة.
Bu yılın sonlarına doğru bir uydu teleskobu fırlatılacak.そして銀河の中心部を焦点として観測し
Bu yüzden hafif şeyler gerçekten hareket etmiyor fakat hafif olanlara bunu fırlatırsam, tamam?Alors les trucs plus légers ne bougent pas vraiment Mais si je la lance sur les plus petits, vous voyez?
Bu yüzden hafif şeyler gerçekten hareket etmiyor fakat hafif olanlara bunu fırlatırsam, tamam?Así que los objetos más livianos no lo mueven. Pero, ¿y si lo arrojo sobre los más livianos?
Bu yüzden hafif şeyler gerçekten hareket etmiyor fakat hafif olanlara bunu fırlatırsam, tamam?De lättare grejerna flyttar den knappt. Men om jag kastar den på de lättare grejerna, eller hur?
Bu yüzden hafif şeyler gerçekten hareket etmiyor fakat hafif olanlara bunu fırlatırsam, tamam?Do nó nặng hơn nên những cái nhẹ hơn không thể di chuyển được nó. trừ phi tôi ném nó vào những cái nhẹ hơn.
Bu yüzden hafif şeyler gerçekten hareket etmiyor fakat hafif olanlara bunu fırlatırsam, tamam?É mais pesado. As coisas mais leves não se movem. Mas, se eu o atirar ao tipos mais pequenos?
Bu yüzden hafif şeyler gerçekten hareket etmiyor fakat hafif olanlara bunu fırlatırsam, tamam?Így a könnyebb dolgok nem igazán mozdítják meg. De ha nekidobom a könnyebbeknek?
Bu yüzden hafif şeyler gerçekten hareket etmiyor fakat hafif olanlara bunu fırlatırsam, tamam?Im większa ikona, tym cięższa, lżejsze nie mogą jej ruszyć. Ale jeśli rzucę nią w lżejsze ikony... (Śmiech)
Bu yüzden hafif şeyler gerçekten hareket etmiyor fakat hafif olanlara bunu fırlatırsam, tamam?커진 아이콘은 무게도 무거워요. 그래서 작은 아이콘으로는 움직일 수가 없죠. 하지만, 작은 녀석들을 밀면...보셨죠?
İlgili Sayfalar