fırlat ile cümle
fırlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu model senin kral gibi davranmanı gerektirir. Odanın önünde durup arkadakilere birşeyler fırlatan kişi gibi.Ten schemat wymaga, byśmy działali jak król, stojący u szczytu sali, rzucając ochłapy wyrobnikom z tyłu.
Bunları mı fırlatıyorsun?Ezeket hajigálja?
Bunları mı fırlatıyorsun?Heb jij deze gegooid ?
Bunları mı fırlatıyorsun?Te muţi ? Cu alea arunci ?
Bunları mı fırlatıyorsun?Tím házíš?
Bunları mı fırlatıyorsun?Werfen Sie damit?
Bunları mı fırlatıyorsun?Αυτά πετάς ;
Bunları mı fırlatıyorsun?Так вот Вы чем занимаетесь?
Bunları mı fırlatıyorsun?Това ли хвърляте?
Bunlar yüksek hızlarda fırlatılan, yüksek enerjili elektron ve protanlardır.안보이는 입자들, 고에너지 전자들, 그리고 양성자들도
Bunlar yüksek hızlarda fırlatılan, yüksek enerjili elektron ve protanlardır.Quatrocentos quilómetros por segundo!
Bunlar yüksek hızlarda fırlatılan, yüksek enerjili elektron ve protanlardır.חלקיקים שאי אפשר לראות, אלקטרונים ופרוטונים בעלי אנרגיה מאד גבוהה,
Bunlar yüksek hızlarda fırlatılan, yüksek enerjili elektron ve protanlardır.どれくらいかって言うと・・・秒速400km! ちょっとここに書いておこう。
Bunu bana mı fırlattın sen?Csak úgy megdobtál?
Bunu bana mı fırlattın sen?Tu viens de me jeter ça ?
Bunu bana mı fırlattın sen?Μήπως μου το πέταξες μόλις αυτό;
Bunu bana mı fırlattın sen?هل رميتها علي للتو؟
Burada bizim için önemli olan fırlatılma zeminden yüksekliğinin 25 metre olmasıdır.وسوف نطلق القذيفة من ارتفاع 25 متر
Burada ise fırlatılma yüksekliğini 25 metre olarak kabul ediyoruz.هنا سوف نفرض انها تنطلق من ارتفاع 25 متر
Burada ışık hızının %10'u ile dışarı fırlatılan maddelerden bahsediyoruz.Więc mówimy o rzeczach wystrzelonych z prędkością równą 10% prędkości światła!
Burada ışık hızının %10'u ile dışarı fırlatılan maddelerden bahsediyoruz.Речовина зірки розповсюджується із швидкістю 10% від швидкості світла.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Ada Laboratorium Ilmiah Mars yang baru diluncurkan akhir pekan lalu, sedang dalam perjalanan ke Mars.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Aqui temos o Laboratório de Ciência de Marte a caminho de Marte, acabado de lançar no último fim-de-semana.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Här har vi Mars Science Laboratory på väg mot Mars, som sköts upp förra helgen.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Hier haben wir das Mars Science Laboratorium, das letztes Wochenende in Richtung Mars gestartet ist.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Hier hebben we het Mars Science Laboratory op weg naar Mars, net afgelopen weekend gelanceerd.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Itt van a Mars Science Laboratory útban a Mars felé, épp az elmúlt héten indult el.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Nous avons ici le Mars Science Laboratory en route vers Mars, qui a été lancé le week-end dernier.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Questo è il Mars Science Laboratory, diretto su Marte, lanciato la settimana scorsa.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.To Mars Science Laboratory w drodze na Marsa, wystrzelone w zeszły weekend.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Εδώ είναι το Mars Science Laboratory καθ' οδόν προς τον Άρη, μόλις εκτοξεύθηκε αυτό το Σαββατοκύριακο.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Здесь у нас Марсианская научная лаборатория на пути к Марсу, запущенная в прошлые выходные.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Тук имаме Лабораторията Марс Сайънс по своя път към Марс, току що стартирала през изминалия уикенд.
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Тут є Марсіанська наукова лабораторія на шляху до Марсу, що її запустили на минулих вихідних.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Acesta e un jgheab pentru haine murdare, iar aceasta e o pedală-pantof.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Das ist ein Wäsche-Schacht, und das hier ist eine Schuhleiste.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Đây là ngăn để đồ giặt, và ngay phía bên phải là cái khuôn giày.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Dit is een waskoker, en dit is een schoenleest.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Esta é a conduta para a roupa suja, e isto aqui é uma forma para sapatos.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Esto es una trampilla para la ropa sucia y eso una horma para zapatos.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Ez itt egy szennyesledobó akna, ez meg itt egy sámfa.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.이건 세탁물 던지는 굴 입니다. 바로 이것은 구두 보존틀 입니다.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Questa è la foto di una lavanderia, e questa proprio qui è la forma di una scarpa.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Tohle je díra na prádlo a u ní ševcovské kopyto.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.To zdjęcie pralni, a to tutaj to kopyto szewskie.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Voici une trappe pour le linge sale, et ceci, là ; c'est une forme à chaussure.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Това е за отвеждане на прането, а това тук е обущарски калъп.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Це люк для брудної білизни, а ось це взуттєва колодка.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.Это люк для грязного белья, а вот это обувная колодка.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.זה מפלט כביסה, וכאן יש ידית-נעל.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.هذا هو أنبوب توصيل ملابس الغسيل، وهذه فردة حذاء هناك.
Burası çamaşır fırlatma noktası, ve buradaki bir ayak pedalı.靴型があります アンティークの店にあるような鋳鉄が
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Aquí pueden ver algunos vientos fuertes soplando nieve desde el pico.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Bạn có thể thấy ở đây gió rất dữ dội thổi bay cả tuyết trên đỉnh núi.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Hier können sie heftige Winde sehen, wie sie Schnee ganz oben vom Gipfel blasen.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Hier kun je enkele dreigende wolken zien die sneeuw hoog van de top blazen.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Itt látszik, hogy a kegyetlenül fújó szél milyen magasra fújja a havat a csúcsról.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.사나운 바람이 정상에서 눈발을 날리는 장면을 보실 수 있었습니다.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Môžete tu vidieť zúrivý vietor odvievajúci sneh z vrcholu.
Burda şiddetli rüzgarın zirvedeki karları ne kadar yükseğe fırlattığını görebilirsiniz.Puteţi vedea aici nişte vânturi feroce spulberând zăpadă mult deasupra vârfului.
İlgili Sayfalar