fırlat ile cümle

fırlat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Este es uno de los siete Sputniks sobrevivientes que no fueron lanzados al espacio.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Ez itt egyike a hét Szputnyiknak, amelyeket nem lőttek ki az űrbe.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Ini adalah salah satu dari tujuh Sputnik yang selamat yang tidak diluncurkan ke antariksa.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Jeden ze sedmi zachovalých Sputniků, které nebyly vypuštěny.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.이것은 우주에 쏘아올리지 않았던 일곱개의 스푸트니크호중 하나입니다.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Questo è uno dei sette Sputnik originali che non fu lanciato nello spazio.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.To jest jeden z siedmiu istniejących Sputników, który nie został wysłany w kosmos.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Toto je jeden zo siedmich Sputnikov, ktoré neboli vypustené do vesmíru.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Είναι ένας από τους εφτά εναπομείναντες Σπούτνικ που δεν εκτοξεύθηκαν στο διάστημα.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Това е един от седемте оцелели "Спутник", които не са били изпращани в космоса
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Це один із сімох супутників, яких не було запущено в космос.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.Это один из семи спутников, который не был запущен в космос.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.זהו אחד משבעת הספוטניקים ששרדו ושלא שוגר לחלל.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.هذا أحد الأسبوتنيك السبعة الناجية التي لم تطلق الى الفضاء.
Bu gördüğünüz uzaya fırlatılmadan kalan kalan yedi Sputnik'ten biri.複製ではありません
Bu heykele bakıyorum, sanırım diski fırlatırken de o asil ifadeyi korumayı tercih etmişler. .Това благородско, спокойствие, изразено на лицето му, е знак за човешкото благорство.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.그 2개 사단의 임무는 모든 스커드 미사일 발사장치를 찾아 제거하는 것이었습니다
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.A két század feladata az volt, hogy megszabaduljanak az összes Scud rakétaindítótól.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.A missão dos dois esquadrões era livrarem-se de todos os mísseis Scud.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Cílem těchto dvou skvader bylo zničit všechny raketové základy Scud.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.De missie van de twee eskadrons was om alle Scud-raketwerpers te vernietigen.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Der Auftrag der zwei Staffeln war es, alle Scud-Raketenwerfer loszuwerden.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.La misión de los dos escuadrones era deshacerse de los lanzadores de misiles Scud.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.La mission des deux escadrons était de se débarrasser de tous ces missiles Scud.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.La missione delle due squadre consisteva nell'eliminare i lanciamissili Scud.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Misi dari dua skuadron tersebut adalah untuk menyingkirkan pelontar rudal Scud.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Misiunea celor două escadrile era distrugerea lansatoarelor de rachete Scud.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Nhiệm vụ của hai phi đội này là hủy diệt tất cảc các bệ phóng tên lửa Scud đó.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Uppdraget för de två skvadronerna var att bli av med alla Scudrobot-avfyrare.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Zadaniem tych dwóch dywizjonów było pozbyć się wszystkich wyrzutni rakiet Scud.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Η αποστολή των δύο μοιρών ήταν να καταστρέψουν όλους τους εκτοξευτές πυραύλων Σκαντ.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Мисията на тези две ескадрили, бе да се отърват от тези Скъд ракетоносители.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Миссия этих эскадрилий заключалась в том, чтобы уничтожить все установки "Скад".
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.Отож, завдання двох ескадрилей було знешкодити ці ракетні пускові установки.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.המשימה של שתי הטייסות האלו היתה להיפתר מכל משגרי הסקאד האלו.
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.كانت مهمة السربين هي التخلص من تلك القاذفات - قاذفات صواريخ سكود -
Bu iki filonun görevi bütün Scud misil fırlatıcılarını vurmaktı.スカッドミサイルの発射台を一掃することでした それで彼らはこの悩みの種を取り除くべく
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.A fost exact ca în cazul în care o mână le-a strîns în centrul şi aruncă-le deoparte.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Bilo je točno tako, kot če je imel roko jih oklenil v centru in jih vrgel stran.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Bolo to presne tak, ako keby mal v ruke zvieral je v centre a hodil je stranou.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Było dokładnie tak, jakby jakaś ręka trzymała ich w centrum i rzucił je na bok.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Bylo to přesně tak, jako kdyby měl v ruce svíral je v centru a hodil je stranou.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.C'était exactement comme si une main avait embrayé dans le centre et les jeta de côté.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Det var precis som om en hand hade grep dem i centrum och kastade dem åt sidan.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Đó là chính xác như một bàn tay đã nắm chặt chúng trong các trung tâm và ném chúng sang một bên.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Era esattamente come se una mano li aveva stretto al centro e li gettò da parte.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Era exactamente como si una mano los había agarrado en el centro y las arrojó a un lado.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Era exatamente como se uma mão agarrou tinha-os no centro e atirou-os de lado.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Es war genau so, wie wenn eine Hand hatte sie in der Mitte drückte und warf sie beiseite.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Het was precies alsof een hand had ze greep in het midden en gooide ze opzij.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Itu persis seperti jika tangan mencengkeram mereka di tengah dan melemparkannya ke samping.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.그것은 손이 중심에서 그들을 쥐고 그들을 옆으로 떨어져 있었 정확하게하는 경우되었습니다.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Pontosan mintha egy kéz megragadta azokat a központ és flung azokat félre.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Se oli aivan kuin jos käsi olisi puristi niitä keskustassa ja heitti ne syrjään.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Ήταν ακριβώς σαν ένα χέρι είχε αδράξει τους στο κέντρο και τα πέταξε στην άκρη.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Тя е точно така, както ако ръка ги хвана в центъра и ги хвърли настрана.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Це було саме так, як якщо б рука схопила їх в центр і кинув їх в сторону.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.Это было именно так, как если бы рука схватила их в центр и бросил их в сторону.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.وكان بالضبط كما لو كان يمسك يد لهم في وسط والنائية منها جانبا.
Bu merkezde bir yandan onları kavramalı ve onları bir kenara fırlattı tam olarak oldu.直後に、見知らぬ人の帽子は、ベッドの支柱をオフに飛び乗った説明
İlgili Sayfalar